Bu hafta küresel piyasalarda makro fiyatlamalar, faiz dinamikleri ve bölgesel ayrışmalar ön plandaydı. Yıla girerken risk iştahı tamamen ortadan kalkmış olmasa da, yatırımcıların ana odağı tahvil piyasaları, gelişen ülke varlıkları ve merkez bankalarının para politikası patikaları oldu.
Hafta boyunca açıklanan ABD verileri, ekonominin sert bir kırılma yaşamadan kademeli olarak soğuduğuna işaret etti. Konut tarafında bekleyen konut satışları aylık bazda güçlü bir artış sergilerken, yıllık görünümün zayıf kalması yüksek mortgage faizlerinin talep üzerindeki baskısının sürdüğünü ortaya koydu. Konut fiyat endeksleri artış hızını korusa da, ivmenin sınırlı olduğu görülüyor. Reel ekonomi cephesinde bölgesel Fed endeksleri karışık sinyaller verdi; Dallas Fed imalat ve hizmet endeksleri zayıf seyrini sürdürürken, Chicago PMI beklentilerin üzerine çıkarak imalat tarafında kısmi bir toparlanmaya işaret etti. İşgücü piyasasında ise haftalık işsizlik başvurularının beklentilerin altında kalması, istihdam tarafında ani bir bozulma olmadığına işaret etti. Haftanın en önemli başlıklarından biri olan FOMC tutanakları, Fed’in faiz indirimleri konusunda aceleci olmadığını, ancak ekonomik yavaşlamanın teyit edilmesi hâlinde 2026 yılı içinde sınırlı bir gevşeme alanının açık olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Genel olarak veriler, ABD ekonomisinin güçlü bir ivmeden ziyade kontrollü bir yavaşlama patikasında ilerlediğini ve para politikasında temkinli duruşun korunacağını destekleyen bir tablo sundu.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!














