ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları

ABD hisse senedi piyasaları, Trump yönetiminin Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehditleri ve Grönland gerilimiyle birlikte sert bir riskten kaçış dalgasıyla karşı karşıya kaldı. S&P 500 haftaya değer kaybı ile başlarken, yıl başından bu yana elde ettiği kazanımları kısa süreliğine sildi; Nasdaq 100 ve mega teknoloji hisseleri de benzer baskı altında kaldı. Küresel risk iştahındaki bozulma Avrupa ve Asya borsalarına da yansırken, MSCI Dünya Endeksi geriledi ve volatilite göstergesi VIX Kasım’dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Japon tahvil piyasasındaki satış dalgası ve bir Danimarka emeklilik fonunun ABD Hazine tahvillerinden çıkmayı planladığına dair haberler, küresel tahvil piyasalarındaki baskıyı artıran başlıca faktörler oldu.
Jeopolitik riskler ve ticaret savaşlarına dair kaygılar, varlık fiyatlamasının ana belirleyicisi haline geldi. Trump’ın Grönland üzerindeki iddiaları ve sekiz Avrupa ülkesine yönelik tarife tehditleri, transatlantik ilişkilerde yeni bir cephe açarken, yatırımcıların ABD varlıklarına yönelik güvenini zayıflattı. 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi 5 baz puan yükselerek %4,28’e çıkarken, dolar endeksi iki günlük zayıf performans sergiledi. Güvenli liman talebinin güçlenmesiyle altın rekor seviyelere yükselirken, petrol fiyatları da jeopolitik primle varil başına 60 doların üzerine çıktı. Bitcoin ise riskten kaçış ortamında kısa süreliğine 90.000 doların altına geriledi.
Şirket haberleri cephesinde kazanç sezonu gölgede kalırken, seçili gelişmeler öne çıktı. Netflix’in Warner Bros Discovery’nin stüdyo ve yayın varlıklarını satın alma görüşmeleri hız kazanırken, 3M’in kâr görünümünün beklentilerin biraz altında kalması dikkat çekti. ABD bankalarında U.S. Bancorp ve Wells Fargo’nun güçlü sonuçlar açıklaması olumlu karşılansa da piyasa geneline destek veremedi. Enerji tarafında Vitol’un Venezuela’dan ilk petrol kargosunu yüklemesi arz dinamikleri açısından izlenirken, Southern’ın yapay zekâ kaynaklı elektrik talebinde çift haneli büyüme beklentisi altyapı ve enerji şirketleri için orta vadeli bir katalizör olarak değerlendirildi.
Kapanışta ABD hisse senedi piyasalarında belirgin satış baskısı izlendi. Dow Jones %1,76 düşüşle günü 48.488 seviyesinde tamamlarken, S&P 500 endeksi %2,06 gerileyerek 6.796 seviyesine indi. Nasdaq endeksi ise %2,39 değer kaybıyla 22.954 seviyesinden kapanış gerçekleştirdi. Artan jeopolitik belirsizlikler ve tahvil getirilerindeki yükseliş, riskli varlıklara yönelik iştahı zayıflatan temel unsurlar olarak öne çıktı. Avrupa tarafında da negatif eğilim hâkimdi. Almanya DAX endeksi %1,03 düşüş kaydederken, İngiltere FTSE 100 %0,67 geriledi. Fransa CAC 40 endeksi %0,61 değer kaybıyla günü tamamladı. Bölge genelinde küresel riskten kaçış teması Avrupa borsalarına da yansıdı.
Yarın ABD tarafında bekleyen konut satışları ile MBA mortgage başvuruları takip edilecek; Avrupa tarafında ise önemli bir veri akışı bulunmuyor.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)

Döviz piyasalarında dolar endeksi (DXH6) %0,81 gerileyerek 98,40 seviyesine indi ve küresel ölçekte dolar karşıtı bir fiyatlama öne çıktı. EUR/USD (ECH6) %1,04 yükselişle 1,1748’e tırmanırken, GBP/USD (BPH6) %0,38 artışla 134,31 seviyesinde güç kazandı. JPY/USD (JYH6) ise yataya yakın bir seyirle %0,07 düşüşle 63,51’de işlem gördü. Dolar endeksindeki zayıflama, jeopolitik gerilimler ve ABD varlıklarına yönelik temkinin artmasıyla birlikte güvenli limanlara yönelimin güçlendiğini gösterdi. Değerli metaller tarafında güçlü alımlar dikkat çekti. Spot altın %1,87 yükselişle 4.758 dolar seviyesine çıktı. Spot gümüş seans içerisinde iki tarafta da işlem görse de kapanış itibariyle -%0,04 değer kaybederek $94,34 seviyesinden işlem gördü . Bu hareket, artan jeopolitik belirsizlikler, zayıflayan dolar ve yatırımcıların defansif varlıklara yönelmesiyle uyumlu bir görünüm sundu. Enerji cephesinde alımlar öne çıktı. WTI ham petrol (CLG6) %1,51 yükselerek 60,34 dolar seviyesine çıktı ve 60 doların üzerinde kalıcı olma eğilimi sergiledi. Arz tarafındaki gelişmeler ve jeopolitik risk primi fiyatları destekleyen temel unsurlar oldu. Endüstriyel metallerde ise karışık bir görünüm izlendi. Bakır (HGH6) %0,20 hafif gerileyerek 581,95 seviyesinde yatay bir seyir gösterdi; bu durum küresel büyüme beklentilerindeki temkinli duruşu yansıttı.
Eurotahvil Piyasaları
ABD tahvil piyasasında gün genelinde belirgin satıcılı bir görünüm izlendi. Getiri eğrisinin özellikle orta ve uzun vadelerinde yükselişler öne çıkarken, kısa vadelerde daha sınırlı hareketler dikkat çekti. ABD 2 yıllık tahvil getirisi 0,9 baz puan artışla %3,595 seviyesine yükselirken, 3 yıllık getiri 2,2 baz puan artışla %3,676 seviyesinde oluştu. 5 yıllık tahvil getirisi 4,2 baz puan yükselişle %3,858 seviyesine çıkarken, 7 yıllık getiri 5,8 baz puan artışla %4,07 seviyesinde fiyatlandı. ABD 10 yıllık tahvil getirisi 6,8 baz puan yükselişle %4,291 seviyesine tırmandı. Faizlerdeki bu genel yükseliş, enflasyon risklerinin ve arz baskılarının yeniden fiyatlandığına işaret etti. Avrupa tahvil piyasalarında da satıcılı bir görünüm öne çıktı. İngiltere 10 yıllık tahvil getirisi 4,3 baz puan artışla %4,457 seviyesine yükselirken, Fransa ve Almanya 10 yıllık tahvil getirileri sırasıyla %3,525 ve %2,857 seviyelerine çıktı. İtalya ve İspanya 10 yıllık tahvil getirilerinde de artışlar izlenirken, getiriler sırasıyla %3,50 ve %3,253 seviyelerinde oluştu. Çekirdek Avrupa tahvillerindeki faiz yükselişi, küresel tahvil piyasalarındaki satış baskısının bölgeye de yansıdığını gösterdi. Gelişmekte olan ülke tahvil piyasalarında da genel olarak yükselişler izlendi. Brezilya 10 yıllık USD tahvil getirisi 7,3 baz puan artışla %6,239 seviyesine yükselirken, Meksika 10 yıllık USD tahvil getirisi 7,3 baz puan artışla %5,921 seviyesinde fiyatlandı. Suudi Arabistan ve Endonezya 10 yıllık USD tahvil getirileri sırasıyla %5,004 ve %4,944 seviyelerine çıktı. Türkiye 10 yıllık USD tahvil getirisi 7,1 baz puan artışla %6,846 seviyesine yükselirken, Türkiye’nin 5 yıllık CDS risk primi gün sonunda 219,58 seviyesinde takip edildi.
















