
Küresel piyasalarda haftanın ilk işlem gününde risk iştahı belirgin şekilde zayıfladı. Yapay zekâ kaynaklı sektör bozunumu endişeleri ve tarifelere ilişkin süregelen belirsizlikler hisse senetlerinde satış baskısını artırırken, güvenli liman talebi tahvil ve altın tarafını destekledi. ABD piyasalarında özellikle teknoloji ve finans hisseleri öncülüğünde aşağı yönlü bir seyir izlendi. IBM’in sert düşüşü ve yazılım sektöründe artan rekabet baskısına ilişkin haber akışı, momentum odaklı pozisyonlarda çözülmeyi tetikledi. Dow Jones endeksi günü %1,66 kayıpla 48.804 seviyesinde tamamlarken, S&P 500 %1,04 düşüşle 6.837’ye, Nasdaq ise %1,13 gerileyerek 22.627 seviyesine indi. Sektörel dağılımda finansallar, teknoloji ve tüketiciye duyarlı hisseler baskı altında kalırken, daha defansif alanlarda görece direnç gözlendi. VIX endeksinin %11’in üzerinde yükselerek 21,27 seviyesine çıkması volatilite beklentilerinin arttığını gösterdi.
Avrupa tarafında da benzer bir riskten kaçış eğilimi hâkimdi. Almanya DAX %1,06 gerilerken, Fransa CAC 40 %0,22 düşüş kaydetti. İngiltere FTSE 100 yataya yakın kapanırken, İspanya IBEX %0,56 artışla pozitif ayrıştı. Avrupa’da sanayi ve teknoloji hisseleri baskı altında kalırken, defansif sektörlerde sınırlı alımlar dikkat çekti. Asya tarafında ise Nikkei %1,12 ve Shanghai %1,26 düşüşle küresel satış eğilimine eşlik etti.
Genel görünüm itibarıyla piyasalar temkinli bir riskten kaçış modunda. Yapay zekâ yatırımlarının kârlılığa etkisine dair soru işaretleri ve ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler, özellikle yüksek çarpanlı sektörlerde pozisyon azaltımını hızlandırıyor. Buna karşılık tahvil ve altın tarafındaki güçlü alımlar, yatırımcıların portföylerde koruma arayışını artırdığını ortaya koyuyor. Henüz panik boyutunda bir fiyatlama olmasa da volatilitenin yükseldiği ve riskli varlıklarda seçiciliğin arttığı bir döneme girilmiş görünüyor.

Döviz piyasalarında dolar endeksi 97,65 seviyesinde hafif gerilerken, majör paritelerde sınırlı hareketler görüldü. EUR/USD 1,1804 seviyesinde dengelenirken, sterlin ve yen tarafında dolar karşısında hafif değer kazançları izlendi. Doların belirgin güçlenmemesi, riskten kaçışın daha çok tahvil ve altın üzerinden gerçekleştiğine işaret etti. Altın vadeli kontratı %3,40 yükselerek 5.253 dolar seviyesine çıktı ve güvenli liman talebinin net biçimde arttığını gösterdi. Petrol fiyatları yataya yakın seyrederken bakır %0,69 geriledi. Altın ile bakır arasındaki bu ayrışma, yatırımcıların büyüme beklentileri konusunda temkinli duruş sergilediğini gösteriyor.
Eurotahvil Piyasaları
Tahvil piyasasında ise belirgin bir alım eğilimi vardı. ABD 10 yıllık tahvil getirisi 5,5 baz puan düşerek %4,03 seviyesine gerilerken, 2 yıllık getiri %3,44’e indi. Özellikle 5 yıllık vadede 6,6 baz puanlık düşüş dikkat çekti. Getirilerdeki bu geri çekilme, hisse piyasalarındaki satışla uyumlu şekilde güvenli varlıklara yönelimi yansıtıyor. Avrupa tahvillerinde de benzer şekilde sınırlı getiri düşüşleri izlendi.
Gelişmekte olan ülkeler cephesinde tablo karışıktı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 224 baz puana yükselerek hafif artış gösterirken, Brezilya’da risk primi geriledi, Güney Afrika’da ise değişim olmadı. Türkiye tarafındaki CDS hareketi şimdilik sınırlı kalmakla birlikte, küresel risk iştahındaki zayıflamanın yakından izlendiğini gösteriyor.

















