5-11 Ağustos CFTC raporlama haftasında küresel piyasalarda fiyatlamalar, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik diplomatik temaslar, ABD iş gücü piyasasından gelen zayıflama sinyalleri ve Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesi doğrultusunda gerçekleşti. Haftanın ilk bölümünde ABD ve İran arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlandığına yönelik açıklamalar jeopolitik risk primini aşağı çekerken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle ulaşıma açılabileceği beklentisi enerji arzına ilişkin endişeleri hafifletti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın boğazın güney rotasının ticari gemilere açık olduğunu açıklaması ve Umman üzerinden deniz trafiğinin sürdürülmesi de piyasalardaki risk algısını destekledi. Ancak İran’ın müzakerelerde temkinli tutumunu koruması, boğazın yeniden açılması için çatışmaların sona erdirilmesi, yaptırımların kaldırılması ve savaş kaynaklı zararların karşılanması gibi koşullar öne sürmesi, sürecin kısa sürede sonuçlanabileceğine yönelik beklentilerin sınırlı kalmasına neden oldu. Haftanın ikinci bölümünde ABD ile İran arasındaki görüşmelerde karşılıklı taleplerin sertleşmesiyle diplomatik iyimserlik zayıflarken, Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizliklerin yeniden öne çıkması petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Brent petrol 88 dolar, WTI ham petrol ise 82 dolar seviyesinin üzerine çıkarak son dönemin en yüksek seviyelerine ulaştı. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, jeopolitik risklerin yanı sıra küresel enflasyon görünümüne ilişkin endişeleri de artırdı. Bu gelişme, özellikle Fed’in önündeki politika alanının enerji kaynaklı fiyat baskıları nedeniyle daralabileceği beklentisini güçlendirirken, piyasalarda faiz artırım ihtimalinin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. ABD tarafında ise raporlama haftasının yönünü belirleyen temel gelişme, iş gücü piyasasına ilişkin verilerin beklentilerden belirgin şekilde zayıf gelmesi oldu. Temmuz ayında tarım dışı istihdamın 23 bin kişi azalması beklenen 80 bin kişilik artışın oldukça altında kalırken, haziran ayı verisinin 57 binden 20 bine revize edilmesi ve önceki iki aya ilişkin toplam aşağı yönlü revizyonun 103 bin kişiye ulaşması, istihdam piyasasındaki yavaşlamanın önceki tahminlerden daha belirgin olduğunu ortaya koydu. ADP özel sektör istihdamının da yalnızca 44 bin kişi artması bu görünümü destekledi. Bununla birlikte ortalama saatlik kazançların aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 3,2 artarak beklentilerin altında kalması, ücret kaynaklı enflasyon baskılarının da kademeli olarak zayıflayabileceğine işaret etti. İstihdam verilerindeki zayıflama, Fed’in eylül ayında faiz artıracağına ilişkin beklentilerin yüzde 50’nin üzerindeki seviyelerden yaklaşık yüzde 40’a gerilemesine neden oldu. Bununla birlikte Fed yetkililerinden gelen açıklamalar, enflasyonun hedefe kalıcı şekilde dönmemesi halinde ilave faiz artışlarının gündemde tutulabileceğini gösterdi. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack başta olmak üzere bazı Fed yetkililerinin daha sıkı para politikasına açık olduklarını belirtmesi, zayıf istihdam verisine rağmen piyasalarda tamamen güvercin bir beklenti oluşmasını engelledi. Böylece haftanın sonunda para politikası fiyatlamasında belirleyici unsur, zayıflayan iş gücü piyasası ile yükselen enerji fiyatlarının yaratabileceği enflasyon baskısı arasındaki denge oldu. Piyasaların odağı da bir sonraki aşamada açıklanacak ABD tüketici ve üretici fiyatları verilerine çevrildi. Dolar Endeksi, haftanın ilk bölümünde jeopolitik risklerin ve Fed yetkililerinden gelen şahin mesajların etkisiyle 100,00 seviyesinin üzerine yükselse de, zayıf istihdam verisinin ardından satış baskısıyla karşılaştı. Haftayı 99,60 seviyesinde tamamlayan endeks, yeni haftanın başında sınırlı tepki alımlarıyla 99,68-99,86 bandında hareket etti. Böylece raporlama döneminde doların seyri, jeopolitik risklerden ziyade haftanın ikinci yarısında ABD iş gücü piyasasındaki zayıflamanın Fed beklentileri üzerindeki etkisi tarafından belirlendi.
EUR/USD paritesi, doların haftalık hareketine paralel olarak yükseliş eğilimi gösterdi. Haftanın başında 1,1529 başlaması ardından ABD’den gelen zayıf istihdam verisinin ardından 1,1580 seviyesine kadar yükseldi ve raporlama haftasını ise %0,09 pozitiflik ile 1,1542 seviyesinde tamamlamış oldu. Net EUR kontratlarında ise bir önceki haftaya kıyasla satıcılı görünümün devam ettiği, piyasa yön eğiliminin %57 ile kısa pozisyonlarda yoğunlaşmayı sürdürdüğü görüldü.
Değerli metaller tarafında ise zayıf ABD istihdam verisi ve faiz artırım beklentilerindeki gerileme belirgin bir yükseliş hareketini beraberinde getirdi. Ons altın, haftanın başında 4.079 dolar seviyesinden başladığı yükselişini hızlandırarak 4.436 dolar ile iki ayı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaştı. Düşen tahvil faizleri ve doların zayıflaması altındaki yükselişi desteklerken, haftanın son bölümünde diplomatik çözüm ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi ve kâr satışlarıyla fiyat 4.370 dolarda %7,16 pozitiflik ile tamamlamış oldu. Piyasa yön eğilimi ise %88 ile uzun tarafta yer almaya devam etti.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!




















