19-25 Ağustos CFTC raporlama haftasında küresel piyasalarda fiyatlamalar, ABD-İran hattındaki gelişmeler, Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve Fed’in para politikasına yönelik beklentiler doğrultusunda gerçekleşti. Haftanın ilk bölümünde ABD’nin İran’a yönelik ekonomik baskıyı artıracağına ilişkin açıklamalar ve Tahran’ın müzakerelerde geri adım atmayacağı yönündeki mesajları jeopolitik risklerin canlı kalmasına neden olurken, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin normalleşmemesi enerji arzına ilişkin endişeleri destekledi. İran’ın geçici bir ateşkes yerine savaşın tamamen sona ermesini talep etmesi ve ABD’nin ekonomik yaptırımları genişletmeye hazırlanması, diplomatik çözüm beklentilerinin sınırlı kalmasına neden oldu. ABD’nin İran’a yönelik kapsamlı ekonomik yaptırımlar uygulayacağına ilişkin açıklamalar haftanın son bölümünde öne çıkarken, yaptırımların özellikle İran’ın enerji ihracatı ve bölgesel ticaret üzerindeki etkileri piyasaların odağında yer aldı. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler enerji piyasalarının temel belirleyicilerinden biri olmaya devam etti. Boğazdan geçen ticari gemi sayısının savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kalması ve tarafların boğazın açık olup olmadığı konusunda farklı açıklamalar yapması, küresel petrol ve LNG taşımacılığı açısından belirsizliğin sürdüğünü gösterdi. İran ile Umman arasında deniz taşımacılığı için geçici bir koridor oluşturulması ise haftanın ikinci bölümünde petrol fiyatları üzerindeki risk priminin azalmasını sağladı. Brent petrol, haftanın ilk bölümünde yükselerek 93 dolar seviyelerine yaklaşmasının ardından, geçici koridor haberleriyle birlikte 86 dolar seviyelerine kadar geriledi. Bununla birlikte söz konusu gelişmenin Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açıldığı anlamına gelmemesi, enerji arzına ilişkin risklerin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. Böylece petrol fiyatlamasında jeopolitik risklerin yanında, boğazdaki deniz trafiğinin normalleşme hızının da belirleyici olduğu görüldü. ABD tarafında ise Fed’in para politikası ve merkez bankasının bağımsızlığına yönelik tartışmalar ön plana çıktı. 28-29 Temmuz tarihli FOMC toplantısının tutanaklarında bazı Fed üyelerinin faiz artırımını desteklediğinin ve enflasyonun kalıcı şekilde gerilememesi halinde ilave sıkılaştırmaya açık olduklarının görülmesi, piyasalardaki güvercin beklentileri sınırladı. Buna karşılık ABD’de daha önce görülen istihdam kayıpları, ılımlı enflasyon ve zayıf perakende satışlar Fed’in faiz politikasında aşağı yönlü hareket alanına sahip olabileceği beklentisini destekledi. Haftanın ilerleyen bölümünde ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed üzerindeki faiz indirimi baskısı ve Fed bağımsızlığına ilişkin tartışmalar da dolar fiyatlamasında etkili oldu. ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırmasıyla tahvil getirilerinde görülen gerileme ise doların cazibesini azaltarak küresel piyasalarda dolar karşıtı fiyatlamayı destekledi. Haftanın son bölümünde piyasaların odağı ABD PCE enflasyonu ve Jackson Hole toplantısına çevrildi. Fed’in yakından takip ettiği PCE göstergesi öncesinde yatırımcıların yeni pozisyon almakta temkinli davranması doların dar bir bant içerisinde hareket etmesine neden olurken, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’da vereceği mesajların faiz beklentileri açısından önem taşıdığı görüldü. Böylece haftalık fiyatlamada bir tarafta zayıflayan ekonomik görünüm ve tahvil faizlerindeki gerileme, diğer tarafta enerji fiyatlarının yaratabileceği enflasyon baskısı ve Fed’in gerektiğinde daha sıkı politika uygulayabileceğine ilişkin mesajlar arasında denge oluştu. Dolar Endeksi, haftanın ilk bölümünde 100 seviyesinin altında kalmaya devam ederken, Fed tutanakları ve ABD’deki faiz tartışmalarına rağmen yukarı yönlü hareketini sürdüremedi. Haftanın son işlem gününde sınırlı tepki alımları görülse de endeks 98,90 seviyesinde %0,74 düşüşle tamamladı.Böylece raporlama haftasında doların genel görünümünde aşağı yönlü eğilim korunurken, Fed’in faiz indirim beklentileri ile enerji kaynaklı enflasyon riskleri doların düşüşünü sınırlayan temel unsurlar oldu.
EUR/USD paritesi, doların haftalık zayıf görünümüne paralel olarak yükseliş eğilimini korudu. Haftanın başında 1,1570-1,1600 bölgesinde hareket eden parite, dolar üzerindeki satış baskısının artmasıyla 1,17 seviyesinin üzerine çıktı ve hafta içerisinde 1,1710 bölgesini test etti. Sonrasında gelen kâr satışlarıyla 1,1680 civarına gerilese de paritenin genel görünümünde yukarı yönlü eğilim korundu. ABD tahvil faizlerindeki gerileme ve doların zayıflaması EUR/USD’yi desteklerken, Avrupa tarafında belirgin bir veri akışının bulunmaması nedeniyle hareketin ağırlıklı olarak ABD para politikası beklentileri tarafından şekillendiği görüldü. Net EUR kontratların bir önceki haftaya göre alımlar olsa da , seviye olarak Kasım ayı 2024 seviyelerine yakın olduğu görüldü. Net yön eğilimi ise %59 ile kısa tarafta yer alıyor.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!



















