17-23 Haziran CFTC raporlama haftasında küresel piyasalarda fiyatlamalar, ABD ile İran arasında sağlanan geçici mutabakatın etkisiyle jeopolitik risklerin azalması, enerji fiyatlarında sert geri çekilme ve Fed’in şahin para politikası mesajlarının etkisi altında şekillendi. Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılacağına yönelik açıklamalar ve İran petrol ihracatına ilişkin yaptırım muafiyetlerinin devreye alınması, savaş sürecinde enerji piyasalarında oluşan risk priminin hızla çözülmesini sağladı. Brent petrol fiyatının kısa süre içerisinde 115 dolar seviyelerinden 80 doların altına gerilemesi, küresel enflasyon beklentilerinin yeniden aşağı yönlü revize edilmesine neden olurken, piyasalarda odak noktası jeopolitik gelişmelerden yeniden büyüme görünümü ve merkez bankalarının faiz patikasına kaydı. Jeopolitik tarafta hafta boyunca ABD ile İran arasında imzalanan geçici mutabakatın uygulanma süreci yakından takip edildi. Taraflar arasında varılan 14 maddelik anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran petrol ihracatına yönelik bazı yaptırım muafiyetlerinin yürürlüğe girmesi ve nihai anlaşmaya yönelik 60 günlük teknik müzakere sürecinin başlatılması planlandı. ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını kaldırmasının ardından bölgedeki ticari faaliyetlerde yeniden hareketlilik gözlenirken, ilk petrol tankerlerinin sorunsuz şekilde boğazdan geçmesi enerji arzına ilişkin endişelerin önemli ölçüde azalmasını sağladı. Bununla birlikte İsviçre’de gerçekleştirilmesi planlanan ilk teknik görüşmelerin ertelenmesi ve taraflar arasında özellikle nükleer denetim mekanizmasına ilişkin görüş ayrılıklarının devam etmesi, piyasalarda temkinli iyimserliğin korunmasına neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance müzakerelerin olumlu ilerlediğini belirtirken, İran yönetimi bazı teknik başlıklarda ABD’nin açıklamalarına itiraz etmeyi sürdürdü. Enerji piyasalarında ise jeopolitik tansiyonun düşmesi fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran petrolünün uluslararası piyasalara dönüşüne ilişkin beklentiler küresel arz endişelerini önemli ölçüde azaltırken, savaş döneminde petrol fiyatlarına eklenen risk primi hızla çözülmeye başladı. Brent petrol fiyatı hafta boyunca satış baskısını sürdürerek 80 dolar seviyesinin altına gerilerken, enerji maliyetlerindeki düşüş küresel enflasyon görünümüne yönelik iyimserliği destekledi. Buna karşın piyasalarda, taraflar arasında yürütülen teknik görüşmelerin henüz tamamlanmamış olması ve olası yeni jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında temkinli görünüm korunmaya devam etti. Makroekonomik tarafta ise haftanın en önemli gündem maddesi ABD Merkez Bankası’nın Haziran toplantısı oldu. Fed, piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakırken, yeni Başkan Kevin Warsh liderliğinde gerçekleştirilen ilk toplantıda verilen mesajlar piyasalar tarafından şahin olarak değerlendirildi. Güncellenen noktasal projeksiyonlarda yıl içerisinde ilave faiz artışı ihtimalinin güç kazanması ve çekirdek enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi, faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesine neden oldu. Fed aynı zamanda büyüme beklentilerini aşağı yönlü güncellerken, enflasyonla mücadelenin önceliğini koruduğunu yineledi. Kevin Warsh toplantı sonrasında yaptığı açıklamalarda fiyat istikrarına güçlü vurgu yaparken, gerekli görülmesi halinde ilave sıkılaştırma adımlarının atılabileceğini ifade etti. Ayrıca Fed bünyesinde iletişim politikası, bilanço yönetimi ve para politikası çerçevesine yönelik kapsamlı reform çalışmalarının başlatılacağını açıklaması dikkat çekti. Petrol fiyatlarındaki sert geri çekilme kısa vadede enflasyon görünümünü desteklese de, önceki dönemde yaşanan yüksek enerji maliyetlerinin büyüme üzerindeki gecikmeli etkilerine ilişkin belirsizlikler piyasalarda temkinli duruşun korunmasına neden oldu. Bu nedenle küresel piyasalarda fiyatlamalar giderek jeopolitik gelişmelerden Fed’in para politikası görünümüne ve açıklanacak enflasyon verilerine odaklanmaya başladı. Özellikle hafta sonunda açıklanması beklenen çekirdek PCE enflasyon verisi, Fed’in mevcut şahin duruşunun sürdürülebilirliği açısından en önemli veri başlığı olarak öne çıktı. Dolar Endeksi raporlama haftası boyunca Fed’in şahin mesajları ve faiz artırımı beklentilerinin güç kazanmasının etkisiyle yükseliş eğilimini korudu. Haftaya 99,53 seviyesinden başlayan endeks, hafta içerisinde kademeli olarak değer kazanarak yüzde 1,83 yükselişle 101,35 seviyesinde kapanış gerçekleştirdi. Güçlenen dolar görünümü küresel döviz piyasalarında fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam etti.
EUR/USD paritesi ise petrol fiyatlarındaki sert geri çekilmeye rağmen Fed kaynaklı dolar güçlenmesinin etkisiyle satış baskısı altında kaldı. Haftaya 1,1612 seviyesinde başlayan parite, hafta boyunca dolar lehine gelişen fiyatlamalar sonucunda yüzde 1,95 değer kaybederek 1,1382 seviyesinde haftayı tamamladı. Net EUR kontratlarında ise bir önceki haftaya göre hafif alımların gerçekleştiği gözlenirken, yatırımcıların %53 uzun pozisyon eğilimini koruduğu izlendi.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!















