Piyasalarda haftanın ilk işlem gününde odak noktası ABD iş gücü piyasasına ilişkin beklentiler, Fed’in faiz patikasına yönelik fiyatlamalar, ABD-İran arasındaki diplomatik temaslar ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmeler olmaya devam ediyor. ABD’de temmuz ayında tarım dışı istihdamın beklenmedik şekilde azalması ve önceki aylara ilişkin verilerin aşağı yönlü yenilenmesi, iş gücü piyasasında zayıflama sinyallerini güçlendirirken, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentileri de yeniden şekillendirdi. Tarım dışı istihdam temmuz ayında 23 bin kişi azaldı. Beklenti, 80 bin kişilik artış yönündeydi. İşsizlik oranı yüzde 4,2’den yüzde 4,1’e gerilerken, haziran ayı istihdam artışı da 57 binden 20 bine revize edildi. Böylece önceki iki aya ilişkin toplam aşağı yönlü revizyon 103 bin olarak gerçekleşti. İş gücü piyasasındaki zayıflama ücret artışlarına da yansıdı. Fed’in yakından takip ettiği ortalama saatlik kazançlar temmuz ayında aylık yüzde 0,1 artarken, piyasa beklentisi yüzde 0,3 seviyesindeydi. Yıllık bazda ücret artışı ise yüzde 3,2 ile yüzde 3,5’lik beklentinin altında kaldı. Söz konusu veriler, dirençli tüketici talebine rağmen iş gücü piyasasının artan fiyat baskıları ve İran savaşı kaynaklı belirsizliklerin etkisiyle ivme kaybetmeye başladığına işaret etti. Beklentilerin altında kalan istihdam verisinin ardından piyasalarda Fed’in eylül toplantısına ilişkin faiz artırım beklentisi yüzde 50’nin üzerindeki seviyelerden yüzde 50’nin altına geriledi. Bununla birlikte aralık ayında da bir faiz artırımı beklentisi fiyatlanmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde açıklanacak ABD enflasyon verileri, Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerin şekillenmesinde belirleyici olacak. Çarşamba günü tüketici fiyatları, perşembe günü ise üretici fiyatları verileri takip edilecek. Jeopolitik tarafta ise ABD ile İran arasındaki temaslar ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik görüşmeler gündemin üst sıralarında yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Axios’a yaptığı açıklamada İran’la görüşmelerin sürdüğünü ve sürecin olumlu ilerleyebileceğini belirtirken, taraflar arasındaki temasların kapsamına ilişkin daha temkinli ifadeler kullandı. Trump, İran’la yalnızca kısmen müzakere ettiklerini belirterek, ülkenin ekonomik durumunu yakından takip ettiklerini ifade etti. İran’ın ekonomik açıdan zor durumda olduğunu savunan Trump, ABD’nin deniz ablukasının da İran üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. İran tarafı ise Washington ile doğrudan müzakere yürütülmediğini ve ABD’nin daha önceki mutabakat kapsamında ihlal ettiği hususları telafi etmediği sürece doğrudan görüşmelerin yeniden başlamayacağını açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, taraflar arasındaki mesajların arabulucular üzerinden iletildiğini belirtirken, Hürmüz Boğazı konusunda Umman ile yürütülen görüşmelerin son aşamaya geldiğini söyledi. Bununla birlikte Tahran, boğazın yeniden açılması için ABD’nin bir dizi koşulu yerine getirmesinde ısrar ediyor. İran tarafı; ABD’nin saldırılara son vermesi, yeni askeri tehditlerden kaçınması, deniz ablukasını kaldırması, İran’a yönelik yaptırımları sona erdirmesi ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmasının yanı sıra, saldırılar nedeniyle oluşan zararlar için tazminat ödenmesini de talep ediyor. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin iyimserliğin korunmasına karşın enerji arzına yönelik risklerin henüz tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Döviz piyasasında ise Japon yeni üzerindeki baskı devam ediyor. Yen, ağustos ayında dolar karşısında yaklaşık yüzde 0,5 değer kaybederek temmuz ayında elde ettiği yüzde 3,2’lik kazanımın bir bölümünü geri verdi. ABD’de beklentilerin altında kalan istihdam verisinin ardından dolar karşısında kısa süreli değer kazanan yen, daha sonra yeniden geriledi. Son dönemde gerçekleştirilen döviz müdahalesinin desteğinin azalması, yatırımcıların yeni bir müdahale ihtimaline karşı temkinli kalmasına neden olurken, Japonya’da piyasaların salı günü tatil nedeniyle düşük likiditeyle işlem görecek olması da müdahale riskine ilişkin endişeleri artırıyor. Bunun yanında Japon hükümetinin mali harcamaları artırabileceğine yönelik beklentiler de yen açısından önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Asya tarafında Çin’de açıklanan enflasyon verileri ise fiyat baskılarının zayıflamaya devam ettiğine işaret etti. Çin’de üretici fiyatları enflasyonu, İran savaşının şubat ayı sonunda başlamasından bu yana ilk kez yavaşladı. Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre Üretici Fiyat Endeksi temmuz ayında yıllık bazda yüzde 3,5 geriledi. Haziran ayında yüzde 4,1 seviyesinde bulunan ÜFE, piyasa beklentilerinin de altında kaldı. Tüketici Fiyat Endeksi ise hazirandaki yüzde 1’lik artışın ardından temmuz ayında yüzde 0,5 yükseldi. Gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek TÜFE de yüzde 1’den yüzde 0,9’a geriledi. Veriler, petrol fiyatlarında yaşanan şokun yarattığı maliyet baskılarının hafiflemeye başladığını gösterirken, iç talepteki zayıflığın da fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğuna işaret ediyor. Çin ekonomisinin uzun süren deflasyon döneminden çıkmasına rağmen fiyatlardaki yukarı yönlü ivmenin halen zayıf olması, iç tüketimdeki durgunluğun devam ettiğini gösteriyor. Dolar endeksi geçtiğimiz hafta gelen tarım dışı istihdam verisi ile haftayı satıcılı olarak 99,60 seviyesinde tamamladı. Yeni haftaya ise benzer seviyelerden hafif alımla 99,68 seviyesinde işlem görüyor.
EURUSD ise cuma günü 1,1580 seviyesine kadar yükseliş kaydetti. Aldıklarının bir kısmını vererek haftayı 1,1560 seviyesinde tamamladı. Yeni haftaya ise 1,1570 doğru yükseliş denemeleri ardından, dolarda yaşanan hafif pozitiflik etkisi ile 1,1555 seviyesinde işlem görüyor. Teknik olarak 1,1519 ilk destek sonrasında 50 günlük hareketli ortalama olan 1,1470 desteği yer alıyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 100 günlük hareketli ortalama seviyesi 1,1568 sonrasında,200 günlük hareketli ortalama olan 1,1630 direnç olarak yer almakta.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!




















