CFTC: FX TRADER POZİSYONLARI
1–6 Ekim CFTC raporlama haftasında küresel piyasalarda fiyatlamalar, ABD’den gelen enflasyon ve istihdam verilerinin Fed beklentilerini aşağı çekmesine rağmen doların güçlü seyrini koruması, Avrupa’daki siyasi ve mali riskler ve enerji fiyatlarındaki oynaklık etrafında şekillendi. Haftanın ilk bölümünde güçlü ABD ekonomik görünümü ve yüksek faiz beklentileri dolar lehine fiyatlamaları desteklerken, ilerleyen günlerde açıklanan daha yumuşak enflasyon ve zayıf istihdam verileri Fed’in ekim toplantısında yeniden faiz artıracağı beklentisini belirgin şekilde zayıflattı. Buna rağmen doların güçlü kalmaya devam etmesi, haftanın en dikkat çekici piyasa dinamiklerinden biri oldu. ABD’de açıklanan ağustos ayı PCE fiyat endeksi aylık %0,3 artarken yıllık bazda %3,4 seviyesinde gerçekleşerek %3,7 olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Çekirdek PCE ise aylık %0,2 ve yıllık %3,0 ile beklentilerin altında gerçekleşti. Enflasyon görünümündeki bu görece yumuşama, Fed’in yakın vadede yeniden faiz artırması gerektiği yönündeki beklentileri azaltırken ekim ayı faiz artırımı ihtimali yaklaşık %39 seviyesine geriledi. Aynı dönemde açıklanan ADP özel sektör istihdamı ise eylülde 90 bin kişi artarak yaklaşık 70 binlik piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleşti. İstihdam tarafındaki dayanıklılık, Fed’in tamamen güvercin bir pozisyona geçmesine yönelik beklentileri sınırlarken, piyasalarda enflasyon tarafında daha yumuşak ancak ekonomik aktivite tarafında görece dirençli bir görünüm oluştu. Haftanın ilerleyen bölümünde açıklanan eylül ayı tarım dışı istihdam verisi ise yalnızca 29 bin kişi artarak 90 binlik beklentinin oldukça altında kaldı. Ağustos ayı istihdam artışı 162 binden 133 bine revize edilirken işsizlik oranı %4,1’den %4,2’ye yükseldi. Zayıf istihdam verisinin ardından Fed’in ekim toplantısında faiz artırma ihtimali bir hafta önceki yaklaşık %70 seviyelerinden %20 civarına kadar geriledi. Buna rağmen ABD tahvil getirilerindeki yüksek seviyeler korundu. 10 yıllık ABD tahvil getirisi %5,2’nin üzerinde kalırken, enerji kaynaklı enflasyon baskısı, yüksek kamu borçlanması ve hizmet sektöründeki fiyat baskılarının devam etmesi uzun vadeli faizlerde hızlı bir geri çekilmeyi sınırladı. ABD’de açıklanan ISM hizmet PMI da 55,4’ten 54,9’a gerileyerek 55,2 olan piyasa beklentisinin hafif altında kaldı. Endeksin 50 seviyesinin üzerinde kalması hizmet sektöründe büyümenin devam ettiğine işaret etse de aktivitede bir miktar yavaşlama görüldü. Buna karşılık fiyatlar alt endeksinin 74 seviyesine yükselmesi hizmet sektöründeki maliyet baskılarının sürdüğünü gösterdi. Böylece istihdam ve hizmet aktivitesindeki yavaşlama Fed’in ekim ayında beklemesi yönündeki beklentileri güçlendirirken, fiyat baskılarının yüksek kalması yılın ilerleyen dönemlerinde yeniden faiz artırımı ihtimalinin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. Avrupa tarafında ise Fransa’nın bütçe ve borç görünümüne yönelik endişeler haftanın önemli risk unsurlarından biri oldu. Fransa-Almanya 10 yıllık tahvil getiri farkı yeniden 150 baz puana yaklaşırken, Fransız tahvillerindeki satış baskısı euro üzerinde de belirgin şekilde hissedildi. Buna ek olarak İspanya’da erken seçim kararının gündeme gelmesi Euro Bölgesi’ndeki siyasi belirsizliği artırdı. ECB Başekonomisti Philip Lane’in enerji fiyatlarının ekonomide henüz güçlü ikinci tur enflasyon etkileri yaratmadığı yönündeki açıklamaları da ECB’den agresif bir sıkılaşma beklentisini sınırladı. Böylece euro üzerindeki baskı yalnızca doların gücünden değil, Avrupa kaynaklı siyasi ve mali risklerden de beslendi. Enerji piyasalarında ise hafta boyunca dalgalı bir seyir izlendi. Haftanın ilk bölümünde ABD’nin Körfez’e ek askeri güç göndereceği haberleri ve Çin’in yakıt ihracatını durdurduğuna ilişkin gelişmeler petrol fiyatlarını yukarı taşırken Brent petrol yeniden 100 doların üzerine çıktı. Ancak ilerleyen günlerde Orta Doğu’dan ham petrol ihracatının toparlanması, ABD ham petrol stoklarındaki artış, ABD-İran diplomasi ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi ve rezerv salımına ilişkin gelişmeler arz endişelerini bir miktar azalttı. Brent petrol raporlama döneminin son bölümünde yaklaşık 99,5 dolar seviyesine gerilerken enerji kaynaklı enflasyon baskısının bir miktar hafiflemesi Fed’in yakın vadeli faiz artırım beklentilerindeki gerilemeyi destekledi.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!


















