23–29 Eylül CFTC raporlama haftasında küresel piyasalarda fiyatlamalar, Fed’in daha sıkı para politikası uygulayabileceğine ilişkin beklentiler, güçlü ABD ekonomik verileri, yükselen ABD tahvil getirileri ve Orta Doğu kaynaklı enerji arzı riskleri etrafında şekillendi. Haftanın ilk bölümünde Fed üyelerinden gelen şahin mesajlar doların güçlü seyrini desteklerken, ABD ekonomisinin dirençli görünümünü koruduğuna işaret eden veriler de ek faiz artırım beklentilerini güçlendirdi. Boston Fed Başkanı Susan Collins ve Richmond Fed Başkanı Thomas Barkin enflasyon risklerinin hâlâ yüksek olduğuna dikkat çekerken, enflasyon baskılarının yalnızca enerji fiyatları ve tarifelerle açıklanamayacağı yönündeki değerlendirmeler, Fed’in yılın kalanında yeniden faiz artırabileceği beklentisini canlı tuttu. 24 Eylül’de açıklanan ABD eylül ayı öncü bileşik PMI verisinin 58,4 ile Temmuz 2021’den bu yana en yüksek seviyeye çıkması da ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına işaret ederek bu beklentiyi destekledi. Güçlü yeni siparişler ve talep koşullarının yanı sıra şirketlerin girdi maliyetlerindeki artışın devam etmesi, büyüme ile birlikte enflasyonist baskıların da sürdüğünü gösterdi. ABD tahvil piyasasında da haftanın önemli gelişmesi faizlerdeki sert yükseliş oldu. 70 milyar dolarlık 5 yıllık ABD tahvil ihalesinin zayıf talep görmesi ve güçlü ekonomik veriler tahvil satışlarını hızlandırırken, 10 yıllık ABD tahvil faizi %5,20’nin üzerine çıkarak 2007’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. 30 yıllık tahvil faizi ise %5,50 seviyesini test ederek 2004’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Uzun vadeli faizlerdeki yükselişte güçlü ekonomik aktivitenin yanı sıra yüksek petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi ve Fed’in ilave faiz artırımına gidebileceği beklentisi etkili oldu. Fed vadeli işlemlerinde ekim toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimali hafta içerisinde %70’in üzerine çıkarken, piyasa yılın kalanında birden fazla ek faiz artırımı ihtimalini de fiyatlamaya başladı. Böylece faiz beklentilerindeki değişim ve tahvil getirilerindeki yükseliş, haftanın genelinde dolar lehine güçlü bir zemin oluşturdu. Enerji piyasalarında ise haftanın ilk bölümünde sınırlı bir rahatlama görülmesine rağmen jeopolitik riskler yeniden ön plana çıktı. Suudi Arabistan’ın saldırı sonrasında East-West petrol boru hattını yeniden devreye alması ve Körfez’deki fiziki arzın kısmen toparlanması Brent petrolün 98 dolar seviyelerine kadar gerilemesine neden oldu. ABD-İran arasında diplomasi ihtimalinin tamamen ortadan kalkmaması da petrol fiyatlarını bir süre baskıladı. Ancak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ABD baskısına boyun eğmeyeceklerine yönelik açıklamaları ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğinin düşük kalmaya devam etmesi, arz risklerinin yeniden fiyatlanmasına neden oldu. Brent petrol 24 Eylül’de yaklaşık %3,9 yükselerek 103 dolar seviyesine çıkarken, haftanın ilerleyen bölümünde ABD-İran hattındaki belirsizliğin artmasıyla 107 dolar seviyesinin üzerine yükseldi. Hürmüz Boğazı’nın yeniden tamamen açılması konusunda diplomatik temaslar sürse de ABD tarafının İran’ın tekliflerine yönelik temkinli yaklaşımı, bölgedeki arz risk priminin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. Yüksek petrol fiyatları da enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekerek tahvil faizleri ve Fed beklentileri üzerinden doların gücünü destekleyen temel unsurlardan biri oldu. Dolar Endeksi, raporlama haftasına 100,54 civarında başlarken, Fed üyelerinden gelen şahin açıklamalar ve güçlü ABD verilerinin desteğiyle haftanın ikinci bölümünde hızlı şekilde yükseldi. 23 Eylül’de 100,74 seviyesinde işlem gören DXY, güçlü PMI verisinin ardından 101 seviyesinin üzerine çıktı ve 101,20 bölgesine kadar yükseldi. Haftanın son işlem gününde 101,40 seviyesine yaklaşan endeks, 29 Eylül’de 101,38 civarında işlem görerek yaklaşık iki ayın zirvesine yakın seyrini sürdürdü. Haftalık bazda yaklaşık %1’e yakın yükselen Dolar Endeksi, güçlü ABD ekonomisi, yükselen tahvil getirileri ve ek Fed faiz artırımı beklentilerinden destek aldı.
EUR/USD paritesi haftaya 1,1449 seviyelerinde başlarken, doların güçlenmesiyle birlikte haftanın tamamında aşağı yönlü bir görünüm sergiledi. 23 Eylül’de 1,1420-1,1400 bölgesinde destek arayan parite, güçlü ABD PMI verisinin ardından 1,14 seviyesinin altına geriledi. Haftanın son işlem gününde 1,1342 noktaladı. Piyasa yön eğilimi %56 ile kısa tarafta kaldı.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!
















