Balsu Gıda’yı AL tavsiyesi ve hisse başına 27,1 TL 12 aylık hedef fiyat ile araştırma kapsamımıza alıyoruz. Hisse, fiyat hedefimize göre yüzde %58 yükseliş potansiyeli sunuyor. Değerlememiz, şirketin geleneksel bir fındık işleyicisinden aktif karbon ve Şili operasyonlarıyla çok segmentli bir platform yapısına dönüşümünü yansıtırken, 2027T için ima edilen 9,4x FD/FAVÖK çarpanına işaret etmektedir.
FAVÖK’ün 2025 döneminde stoklardan elde edilecek satış kazançları sayesinde yükselmesi beklenmektedir. Şirket, kuraklık ve don nedeniyle daralan hasat döneminde fiyatların hızla arttığı, 2025 mali yılına önceden biriktirdiği düşük maliyetli stoklarla girdi. Bu stokların satışa dönmesiyle raporlanan kârlılığın geçici olarak tarihsel seviyelerin üzerine çıkması öngörülmektedir. Bu durum 2025 FAVÖK’ünde anlamlı bir artış yaratırken nakit akışını da desteklemektedir. Etki tek seferliktir. 2026’da stok etkisi terse dönebileceğinden marjlarda olası gerileme operasyonel bir bozulma değil teknik bir düzeltme kaynaklı olacaktır.
2026 sonrası dönemde normalleşen FAVÖK, aktif karbon ve Şili katkısıyla yapısal olarak daha yüksek bir seviyeye yerleşmektedir. 2026 sonrası dönemde FAVÖK, stok etkisinden arındıktan sonra aktif karbon ve Şili katkısıyla yapısal olarak daha yüksek bir seviyeye yerleşmektedir. 2024’te 1,9 milyar TL olan FAVÖK’ün 2025’te 5,76 milyar TL’ye yükselmesi ağırlıklı olarak stok kaynaklıyken, 2026’da 2,93 milyar TL seviyesine gerilemesi fiyat normalleşmesinin satışlara yansımasının doğal bir sonucudur. Kârlılıkta gerçek ve sürdürülebilir normalleşmenin 2027’de ortaya çıkmasını bekliyoruz. Bu aşamada fiyat istikrarı, hacim artışı ve aktif karbonun katkısıyla FAVÖK’ün 5,10 milyar TL’ye yükselmesini öngörüyoruz. Aktif karbonun FAVÖK marjına 2026’da yaklaşık 1,7 puan, 2027’de 2,8 puan katkı sağlaması gelir tabanını güçlendirmektedir. Bu birleşik etki, uzun vadeli FAVÖK marjını %12-13 bandının üzerine taşıyarak emtia döngülerine duyarlılığı azaltmaktadır.
Çift yarım küre tedarik modeli arz riskini azaltmakta ve hacim görünürlüğünü güçlendirmektedir. Türkiye’deki fındık arzı don, kuraklık ve bölgesel değişkenliklere karşı hassastır. Şili’nin ikinci bir kaynak olarak eklenmesi farklı mevsimsel hammadde erişimi sağlayarak tedariği dengeleyecektir. 2025T’de toplam satış hacmi 44,2 bin ton olup Global Ticaret’in payı yüzde 10 iken Şili henüz katkı sağlamamaktadır. 2026T’de toplam hacmin 60,3 bin tona yükselmesi, Şili’nin yüzde 7 ve Global Ticaret’in yüzde 9 pay alması beklenmektedir. 2027T’de hacmin 64,1 bin tona ulaşması ve her iki kaynağın da yüzde 9 katkı sunması öngörülmektedir. Bu çeşitlendirilmiş yapı üretim planlamasını iyileştirmekte, müşteri güvenilirliğini artırmakta ve tek bölgeye bağlılıktan kaynaklanan oynaklığı azaltmaktadır. Çoklu kaynak modelinin kapasite kullanım oranlarını daha istikrarlı hale getirerek çok uluslu alıcılar nezdinde görünürlüğü güçlendirmesini bekliyoruz.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!
























