Haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 1-haftalık repo (politika) faizini %37, ABD-İran savaşının başlangıcından bu yana fiili fonlama kanalı haline gelen gecelik borç verme faizini %40 düzeyinde sabit tuttu. Anket çoğunluğu ve İş Yatırım beklentileri ile uyumlu olan kararın sermaye piyasaları üzerinde önemli bir etkisi olmadı. TCMB “bekle gör” stratejisini sürdürüyor.
Faizin sabit tutulmasıyla 23 Temmuz PPK toplantısı öncesinde fonlama kompozisyonu değişimi üzerinden olası bir örtük gevşemeye açık kapı bırakılıyor. Rezervlerin mevcut seviyesinin böyle bir karara izin vermediğini, olumlu jeopolitik gelişmeler yaşandığı bir senaryoda hızlı tepki verilmek istendiğini düşünüyoruz. Büyümeye yönelik endişeler bu kararda rol oynamış olabilir.
Aslında faizin mevcut seviyesi oldukça sıkı bir para politikasına işaret ediyor. %40 efektif fonlama faizi ve %32,6 gerçekleşmiş yıllık enflasyon üzerinden Fisher formülü ile hesaplarsak reel faiz %5,6 ile gelişmekte olan ülkeler arasında 7. en yüksek. Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi (%23,8) ile hesapladığımız %13,0 reel faiz ise sıralamada çok daha yukarıda.
Orta vadede faiz indirimleri beklenen bir ortamda reel faize aylık bakmak ve Türk lirası cinsi fon, mevduat ve tahvil yatırımlarını buna göre şekillendirmek daha mantıklı. Aylık efektif fonlama faizi basit %3,33, bileşik %3,39 düzeyinde. %17,5 stopajı düşersek net getiri basit %2,75, bileşik %2,80 seviyesinde. TCMB’nin %2,15 enflasyon ana eğilim hesabını kullandığımızda net reel getiriyi aylık %0,6 civarında buluyoruz. Türk lirası cinsi yatırım eğilimini destekleyen makul bir rakam.
Faiz kararına ilişkin basın duyurusunda önemli bir değişiklik yok. Piyasanın bildiği ancak TCMB’nin metne yeni eklediği bir ifade “öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir” cümlesi. İkinci çeyrekte de büyümenin potansiyelin en az 1 puan altında kalacağını anlıyoruz. Yukarıda değindiğimiz gibi büyümede aşağı yönlü riskler TCMB’nin örtük gevşeme alanını koruma tercihini kısmen açıklıyor.
Sabit faiz kararı sonrası yıl sonu tahminlerimizde değişikliğe gitmedik. Baz senaryomuzda Temmuz başına kadar Hürmüz gemi trafiğinde kayda değer bir iyileşme olacağını ve 2026 yılı ortalama Brent petrol fiyatının 90 dolar düzeyinde gerçekleşeceğini varsayıyoruz. Söz konusu senaryoda Temmuz-Ağustos aylarında fonlama kanalının kademeli olarak %37 düzeyindeki 1-haftalık repo faizine kaydıracağını öngörüyoruz. Eylül, Ekim ve Aralık PPK toplantılarında 100’er baz puanlık 3 adet faiz indirimi bekliyoruz. Yıl sonunda %34 politika faizi ve %29 enflasyon öngörüyoruz.
Hürmüz Körfezi yaz boyunca kapalı kalır, küresel risk iştahındaki bozulma ve yüksek dış açık sebebiyle TCMB rezervleri yeniden düşüşe geçerse Temmuz-Ağustos aylarında öngördüğümüz örtülü gevşeme sonbahara, toplantı bazlı faiz indirimleri yeni yıla ertelenebilir. Savaş ortamının İran ekonomisi üzerinde artan olumsuz etkileri ve ABD yönetiminin ara seçimler öncesi petrol fiyatlarını düşürme arzusu sebebiyle yakın vadede tarafların anlaştığı bir senaryoyu gerçekçi buluyoruz.
Dağlar Özkan, Ekonomist


















