2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 1-haftalık repo (politika) faizini 100 baz puan düşürerek %38,0 düzeyinden %37,0’ye indirdi. Biz dahil piyasa oyuncularının çoğunluğu politika faizinin 150 baz puan indirileceğini tahmin ediyordu.
Piyasalar beklenenden düşük faiz indirimine kısa vadeli devlet tahvilleri ve banka hisselerinde satış ile cevap verdi. Sigortacılık hisseleri ve orta-uzun vadeli tahvillerin pozitif ayrıştığını görüyoruz. Tahminimizde yanılsak da TCMB’nin temkinli bir adım atmasını olumlu buluyoruz.
TCMB’nin adım küçültmesi Ocak (ve belki Şubat) aylarında mevsimsel ve gıda kaynaklı gerekçelerle artacak aylık enflasyona yönelik kısa vadeli bir önlem mi? Yoksa ortalama piyasa tahmini (%23,2) ve TCMB tahmin aralığı üst bandı (%19,0) arasındaki 420 baz puanlık makası kapatmaya yönelik uzun soluklu bir strateji mi? Bu soruların cevabını henüz bilmiyoruz.
Basın duyurusu maalesef bu konuda net bir ipucu vermiyor. Önceki aya göre fazla değişmeyen metinde Ocak ayında aylık manşet enflasyonun gıda kaynaklı yükseldiği, enflasyon ana eğilimindeki dönemsel bozulmanın sınırlı olduğu söyleniyor. “Talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği katkının azaldığı” ifadesi TCMB’nin adım küçültme kararının geçici bir önlemden fazlası olabileceğini hissettirse de emin olamıyoruz.
TCMB’nin yıla temkinli başlaması yılın ilk yarısındaki toplam dört toplantıda toplam 600 baz puan indirim görüşümüzü sorgulamamıza yol açıyor. Ocak ayında %4,0-4,2 civarında aylık enflasyonun ardından Şubat ayında veri hızlı normale döner, sebze fiyatlarındaki sert yükseliş kısmen geri gelirse TCMB yönetimi 150 baz puanlık adımlarla yoluna devam edebilir. Şubat ayı piyasa katılımcıları anketinde yıl sonu enflasyon beklentilerinde anlamlı (%23,2’den %23,0 altına) gerileme görmemiz bu senaryoyu destekler.
Ancak Ocak-Şubat dönemi TÜFE verileri beklenenden kötü gelir ve piyasanın yıl sonu tahminleri iyileşmezse TCMB Mart ayında 100 baz puan ile yoluna devam edebilir. Her halükarda önümüzdeki aylarda politika faizi öngördüğümüzden yüksek seyredecek. Şimdilik sadece Ocak ayı gerçekleşmesini yansıtarak yıl sonu politika faizi tahminimizi %28,5’e çekiyoruz. Önümüzdeki dönemde daha kapsamlı bir güncelleme yapmamız gerekebilir.
Merkez Bankası “şahin” sürpriz yapmaya devam eder, Ocak-Şubat döneminde aylık enflasyon öngörümüzden (Ocak %4,0-4,2, Şubat %2,4 civarı) düşük gelirse %24 düzeyindeki yıl sonu enflasyon ve 51,00 düzeyindeki Dolar/TL kuru tahminlerimizi aşağı çekmemiz gerekebilir.





















