Boeing kazanç rakamlarını açıkladı ve geleceğe dair bir süredir olgunlaşan umutların asılsız olmadığını gösterdi diyebiliriz. Şirket, özellikle operasyon ve kalite kontrol süreçlerinde yaptığı geliştirmeler sayesinde şu anda üretim kapasitesini ticari uçaklar için sürdürülebilir şekilde arttırabilmiş durumda ve stok rakamlarının da aşağı geleceğini belirtiyor. Bu durum elbette pozitif ancak şirketin kanayan yarası olarak gördüğüm savunma tarafında şu anda sorunlar devam ediyor. Yakıt ikmal uçakları ve savunma sanayisinde kullanılan bir çok ürün için maliyet hesaplarının tekrar yapılası gerektiğini belirtiyor şirket ve yeni yapılacak olan anlaşmalarda daha iyi şartlar isteyecekler gibi görünüyor. Şirketin aldığı kamu kontratları uzun vadeli ve sabit fiyat üzerinden olduğu için enflasyon ve yüksek faizler burada zarar yaratıyor, bu durumun önümüzdeki yıllarda daha iyiye gideceğini söylediler. Önümüzdeki 1-2 yıllık süreçte bir ara capex harcama süreci olacak gibi görünüyor ancak bu sürecin daha uzamayacağı iletiliyor, yani aslında 2029 nakit akışı için şirket oldukça olumlu. Ticari tarafta herhangi bir yavaşlık görülmemesi pozitif bir gelişme olmakla beraber savunma tarafında yaşanan tedarik zinciri ve maliyet sorunu şirketin beklediği gibi çözülebilecek mi erkenden söylemek oldukça zor. Değerleme olarak zaten şirket gelirleri üzerinden değerlenmeye devam ediyor. Gelecek projelerinde ise uzay tarafında henüz net adımlar görmüş değiliz, elbet bir adım atılacaktır ancak Airbus kadar merkezi bir rol veriliyor gibi durmuyor. Airbus’ı daha çok beğeniyorum, Boeing için ise biraz daha operasyonel tarafta kendini kanıtladıkça yükselecek bir hareket tahmin ediyorum. Şu anda yüklü pozisyon almaya gerek görmüyorum. Değerleme olarak adil değerlerde.
General Motors tarafında haberler iyi. Şirket elektrikli araç üretimini kısıyor ve para yakma sürecinden kısmen kurtuluyor, bununla beraber enteresan bir şekilde içten yanmalı motorlar ile yazılım geliri entegre etmeyi başarabilmiş gibi görünüyor, bu sene için de beklentiler yüksek, yenileme oranlarının %40’lar civarında olduğu ve gelişmeye devam ettiğini söylüyorlar. Operasyonel tarafta ise zaten eskiden gelen bir ABD içi üretim hattı avantajı vardı şirketin ve bugün onun fiiliyatta da tarifelere karşı bir bariyer teşkil ettiğini görüyoruz. Çin tarafında da sürpriz şekilde işler iyi gidiyor. Yazılım tarafında Super Cruise gibi projeler ile birlikte şirketin elde ettiği başarı, Tesla, Waymo gibi şirketlerinkinden biraz daha farklı. Burada tam olarak bir otonom sürüşten değil, yanal olarak genişleyen bir hizmet ve arayüz geliştirmesinden bahsediyoruz aslında. Şirket, L3 seviyelerinde kalacak bir otonomluk seviyesinde ancak ticari araçlar için araç takip sistemleri ve otomobiller için uzaktan belli fonksiyonları yönetimi gibi paketleri başarı ile hayata geçiriyor. CEO, insanların artık arabalardan beklentilerinin arttığını ifade etti ve elektrikli araç tarafında tekrar ölçeklenme devam eder ise bu ekosistemin içerisine dahil edeceklerini belirtti. Bu önemli bir adım ve Tesla, Waymo ikilisinin kökten araba konseptini değiştiren bakışları tamamen hayata geçene kadar ve içten yanmalı motorlar hala gelir yaratırken başarılı bir strateji. Uzun vadede bunun başarısında şüphe ediyorum fakat şu an haberler iyi. Şirketin şu anda ana stratejik eğilimi olan yazılım katmanı pek fazla fiyatlarda yer alıyor gibi duruyor, onu eklediğimizde şirketin hisse değerinin 95-100 USD bandını hedeflemesi makul. Geçiş dönemi için oldukça iyi konumlanmış bir şirket olmaya devam ediyor GM.
Seagate tarafı çok daha karışık. Öncelikle kısaca hafıza çiplerinin hangi katmanlarda çalıştığından bahsedelim ve şirketin yerini oturtalım. HDD, SSD, NAND, DRAM kavramlarını oturtacağız. AI modelleri üzerinden gidelim, elinizde eğitim süreci veya inference süreci için ham bir veri deposu var, geçmiş veriler, eski model ağırlıkları gibi büyük veriler var. Bunlar HDD dediğimiz yapılarda saklanıyor. HDD, yavaş ama maliyet olarak büyük veri taşımak için çok uygun bir modül, soğuk depo da denir. SSD ise HDD’nin o devasa veri deposundan gerektiğinde hızlıca kullanılması gereken veri setlerini alır ve içerisinde NAND dediğimiz çipleri barındırır. Bunlar performans olarak başarılıdır ancak HDD gibi büyük veriye uygun değildir. Son olarak DRAM, DRAM’ler de HBM modüllerini de oluşturan kısa dönemli hafızadır ve direkt olarak CPU ve GPU’ları besleyen modüllerdir, bildiğimiz Nvidia, AMD çiplerinin içerisindeki en önemli parçalardan bir tanesidir. Peki kim neyi yapıyor? Seagate HDD, Sandisk SSD ve NAND, Micron NAND ve DRAM üretiyor. Yani bir meyze sebze tedariği olarak düşünürsek Seagate şirketi burada hal oluyor denebilir, SSD gelip ürünleri halden alıp getiren manav, DRAM ise buzdolabındaki stok. Seagate tarafından üretilen bu HDD’ler aynı zamanda AI dışında da veri deposu olarak kullanılıyor ancak AI nedeni ile çok fazla veri üretildiği ve ihtiyacı olduğu için şirket buradan oldukça pozitif etkileniyor. Şirkete göre şu anda HDD tarafındaki soğuk veri stoğu SSD’lerin ve DRAM’lerin kapasite arttırma ihtiyacı kadar kritik bir konu ve haklılar. Şirketin 2026 yılı için üretim hattı tamamen kapanmış durumda ve 2027 siparişlerine başladılar. Büyük kırılma ise şirketin yeni bir Moore’s Law tanımlıyor olması. Birim ölçek içerisinde daha fazla hafıza barındırabilecek ürünler geliştiriyorlar ve birim hafıza için maliyeti düşürürken satış fiyatını yükseltecekler. Bu, eskiden emtia olan bir ürünün artık bir değer yaratım mekanizmasına dönüşmesi demek. Hafıza sektörünün yıllardır süren sorunu olan dönemsellik ise artık pek mevcut değil, AI, çok daha yüksek bir patikada hafıza talep edecek yeni uygulama dünyası tamamen bunun üzerine kurulu olacak. Şirketin gördüğüm bir diğer avantajı da rekabet tarafı. NAND tarafında Micron’un DRAM ile uyumlu NAND üretme hedefi var ve bunu yaparak Sandisk tarafının SSD hakimiyetine darbe vurabilirler. Micron, AI için uyumlu bir NAND yapacak ve aslında DRAM tarafı ile entegre ederek zincirdeki yerini genişletecek. Seagate, son dönemdeki harekette geride kalması ve rekabet tarafındaki mevcut konumu nedeni ile portföylere eklenebilecek bir şirket. Hafıza oyuncularının PEG oranları hala döngüsellik ve dönemsellik varsayımından çıkabilmiş değil, yüksek bir açılış yapsa da tamamen fiyatlandı demekten uzaktayız.
Utku Oktay Acundeğer






















