ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları
Küresel piyasalarda risk iştahı, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik geçici bir anlaşmaya yaklaşılabileceği beklentisiyle güçlendi. Katar’ın müzakere taslağının hazırlandığını açıklaması ve taraflardan gelen iyimser mesajlar, enerji arzına ilişkin endişeleri azaltırken petrol fiyatlarında sert düşüşe neden oldu. Azalan enflasyon baskılarıyla birlikte yatırımcılar Fed’in ilave faiz artırımlarına ilişkin beklentilerini aşağı çekerken, hisse senetleri yeni tarihi zirvelere yükseldi.
ABD borsalarında güçlü yükselişler görüldü. S&P 500 ve Dow Jones endeksleri tüm zamanların en yüksek seviyelerini yenilerken, Nasdaq 100 endeksi yaklaşık %3,3 yükseldi. Yapay zekâ temalı hisseler yeniden alıcılı bir seyir izlerken, yarı iletken şirketlerini takip eden endeks son dört yılın en güçlü dört günlük yükselişini gerçekleştirdi. Güçlü bilanço sezonunun da desteğiyle teknoloji hisseleri yeniden piyasanın lokomotifi konumuna geldi.
Makroekonomik tarafta ABD’de Haziran ayı JOLTS verisi iş ilanlarının gerilediğini ancak işe alımların sınırlı da olsa artış gösterdiğini ortaya koydu. İş gücü piyasasının genel olarak dirençli görünümünü koruması Fed’in enflasyonla mücadeleye odaklanmasını desteklerken, piyasaların gözü hafta sonunda açıklanacak tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Beklentilerin üzerinde gelebilecek bir istihdam verisinin Eylül ayında faiz artırımı ihtimalini yeniden güçlendirebileceği değerlendiriliyor.
Şirket haberlerinde Palantir, yıl sonu gelir ve kârlılık beklentilerini yukarı yönlü revize etmesinin ardından güçlü yükseliş kaydederken, Caterpillar beklentilerin üzerinde finansal sonuçlar açıklayarak satış beklentisini artırdı. Wayfair güçlü satış büyümesiyle dikkat çekerken, piyasaların odağında kapanış sonrası açıklanacak AMD ve SpaceX finansalları yer aldı.
Avrupa piyasalarında da risk iştahındaki toparlanma hisse senetlerini desteklerken, petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyon görünümünü iyileştirmesi küresel piyasalarda alımları güçlendirdi.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)
Emtia piyasalarında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine yönelik iyimserliğin etkisiyle sert satışlar yaşandı. Brent petrol yaklaşık %5 gerileyerek 80 doların altına inerken, WTI petrol %5,5 düşüşle son üç haftanın en düşük seviyelerine geriledi. Enerji arzına ilişkin endişelerin azalması küresel enflasyon beklentilerini aşağı çekerken, riskli varlıklara yönelik talebi destekledi. Altın ise güvenli liman talebindeki azalmayla gün içi kazançlarının bir kısmını geri verdi.
Döviz piyasalarında Bloomberg Dolar Endeksi yatay seyrederken, doların genel görünümü sınırlı değişim gösterdi. EUR/USD paritesi %0,1 yükselerek 1,1525 seviyesine çıkarken, GBP/USD 1,3441 seviyesine yükseldi. USD/JPY paritesi 157,58 seviyesinde işlem görerek önceki günlerdeki sert yen değerlenmesinin bir kısmını geri verdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in Japon yenindeki aşırı değer kaybının bölge genelinde rekabetçi devalüasyon riskini artırdığı yönündeki açıklamaları ve ABD-Japonya ortak müdahalesi sonrasında piyasalarda yen hareketleri yakından izlenmeye devam etti. Avustralya doları ise güçlü hanehalkı harcama verisinin desteğiyle G10 para birimleri arasında pozitif ayrıştı.
Eurotahvil Piyasaları
Küresel tahvil piyasalarında alımlar öne çıktı. Hürmüz Boğazı’na ilişkin diplomatik iyimserliğin petrol fiyatlarını aşağı çekmesiyle birlikte enflasyon ve Fed’in ilave faiz artırımı beklentileri zayıfladı. ABD tahvil getirileri eğri boyunca 4-6 baz puan gerilerken, 10 yıllık tahvil faizi %4,62 seviyesine indi. Orta vadeli tahvillerin öncülüğünde getiri eğrisi sınırlı şekilde dikleşirken, yatırımcılar yıl sonuna ilişkin faiz artışı beklentilerini aşağı yönlü güncelledi.Avrupa tahvil piyasalarında da ABD tahvillerine paralel olarak alıcılı bir görünüm izlendi. Almanya ve İngiltere tahvillerinde getiriler gerilerken, küresel enflasyon görünümündeki iyileşme gelişmiş ülke tahvillerini destekledi.
Gelişmekte olan ülke risk primlerinde ise iyileşme eğilimi görüldü. Petrol fiyatlarındaki sert düşüş ve küresel risk iştahındaki toparlanmanın etkisiyle özellikle enerji ithalatçısı ülkelerin varlıkları pozitif ayrıştı. Türkiye’nin risk primi olumlu seyrini korurken, Şili, Macaristan ve Güney Afrika gibi ülkelerin varlıkları da küresel risk algısındaki iyileşmeden destek buldu. Buna karşın Romanya tahvilleri, Moody’s’in kredi notu değerlendirmesi öncesinde ve devam eden siyasi belirsizlikler nedeniyle benzer ülkelere göre zayıf performans sergiledi.




















