4–8 Mayıs haftasında küresel piyasaların ana gündem maddesi, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmeler ve özellikle ABD–İran hattına ilişkin haber akışı oldu. Haftanın başlangıcında piyasalarda, Hürmüz Boğazı’na yönelik riskler ve enerji arzına ilişkin endişeler öne çıkarken, petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü baskılamaya devam etti. Bu durum risk iştahını sınırlarken, tahvil piyasalarında da temkinli bir görünüm izlendi. ABD’de açıklanan fabrika siparişleri, dayanıklı mal siparişleri, ISM hizmet endeksi ve JOLTS açık iş sayısı verileri piyasaların yakın takibinde yer aldı. Fed üyelerinden gelen şahin tondaki açıklamalar ve üyeler arasındaki görüş ayrılıkları, para politikasının geleceğine ilişkin belirsizliğin korunmasına neden oldu. Faiz piyasalarında işlem hacimleri görece düşük kalırken, önceki dönemde açıklanan güçlü makro veriler ve yüksek enerji fiyatlarının etkisiyle faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi, ABD tahvil getirilerinde yön arayışının sürmesine yol açtı. Hafta ortasına doğru piyasalarda risk iştahında belirgin bir toparlanma gözlendi. ABD ile İran arasında olası bir anlaşmaya yönelik beklentilerin güçlenmesi ve ateşkesin korunabileceğine ilişkin haber akışı, jeopolitik tansiyonun geçici olarak düşmesine katkı sağladı. Petrol fiyatlarında önceki günlerde görülen sert yükselişin ardından yaşanan geri çekilme, enflasyon beklentilerini aşağı çekerken özellikle tahvil piyasalarında güçlü alımları beraberinde getirdi. ABD tahvil getirilerinde geri çekilme görülürken, enerji fiyatlarındaki düşüş kısa vadede Fed üzerindeki faiz baskısını sınırlayan bir unsur olarak öne çıktı. Buna rağmen Fed yetkilileri temkinli ve görece şahin duruşlarını korurken, piyasalar açıklanacak büyüme ve istihdam verilerini faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından kritik görmeye devam etti.
Haftanın son bölümünde ise küresel piyasalarda olumlu risk iştahı korunmakla birlikte jeopolitik gelişmeler yeniden fiyatlamaların merkezine yerleşti. Hürmüz Boğazı’nda enerji akışının normale dönebileceğine yönelik beklentiler petrol fiyatlarında sert geri çekilmeyi beraberinde getirirken, Brent petrol son üç işlem gününde yaklaşık %12 değer kaybederek 99 dolar seviyesinin altına geriledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi de %4,35 seviyelerine kadar çekildi. Piyasalarda Fed’in yıl boyunca faizleri sabit tutacağı beklentisi korunurken, enerji fiyatlarındaki düşüş enflasyon baskılarının hafifleyebileceği görüşünü destekledi. Haftanın son işlem gününde odak noktası ABD tarım dışı istihdam verisi olurken, Orta Doğu’daki gelişmeler fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam etti. ABD’de nisan ayı tarım dışı istihdam verisi 115 bin artış ile piyasa beklentisi olan 65 binin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı %4,3 seviyesinde sabit kaldı. Ortalama saatlik kazançlar aylık bazda %0,2 artarak ücret kaynaklı enflasyon baskılarının bir miktar sınırlı kaldığına işaret etti. Verinin ardından piyasalarda, ABD iş gücü piyasasının sert bir bozulmadan ziyade dengelenme sürecine girdiği algısı güç kazandı. Tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesine rağmen ücret artışlarının görece ılımlı seyretmesi, Fed’in kısa vadede faiz indirimine gitmek için acele etmeyeceği ancak mevcut faiz seviyelerini koruyabileceği beklentilerini destekledi. Fed Başkanı Jerome Powell’ın son dönemde iş gücü piyasasında “istikrar sinyalleri” görüldüğüne yönelik açıklamaları da bu görünümü destekler nitelikte değerlendirildi. Verinin ardından ABD tahvil getirilerinde aşağı yönlü hareket korunurken, dolar endeksinde zayıflama gözlendi. Bununla birlikte piyasalar açısından ana risk unsuru olmaya devam eden Orta Doğu’daki gelişmeler, özellikle enerji fiyatları üzerinden enflasyon beklentilerini etkilemeyi sürdürdü. ABD’nin İran hedeflerine yönelik saldırılarının ardından petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü hareket gözlenirken, piyasalar çatışmaların daha geniş çaplı bir enerji krizine dönüşüp dönüşmeyeceğini yakından takip etti. Artan enerji maliyetlerinin önümüzdeki dönemde şirketlerin maliyet yapısı ve tüketici harcamaları üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendirilirken, bu durumun istihdam piyasasında yeniden zayıflamaya yol açabileceği endişeleri de gündemde kaldı. ABD tahvil piyasasında veri sonrası alıcılı seyir devam ederken, özellikle kısa vadeli tahvillerde faizler geriledi.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!




















