Bu hafta küresel piyasalarda fiyatlamaların ana belirleyicisi, Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik riskler ile bunun yarattığı enerji şoku ve makro yansımalar oldu. Haftaya İran–ABD–İsrail hattında artan gerilimle başlanırken, Yemen’de Husilerin de çatışmaya dahil olmasıyla risk algısı belirgin şekilde bozuldu. Enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, petrol arzına yönelik endişeleri artırarak küresel büyüme ve enflasyon beklentilerini aynı anda yukarı çekti. Bu ortamda piyasalarda klasik “enflasyon mu, resesyon mu” ikilemi yeniden öne çıkarken, büyük tahvil yatırımcılarının giderek daha fazla büyüme şoku senaryosunu fiyatlamaya başladığı dikkat çekti .
Hafta ortasına doğru ABD tarafında politika beklentilerinde önemli bir kırılma yaşandı. Fed Başkanı Jerome Powell’ın temkinli söylemi, piyasaların faiz patikasına ilişkin beklentilerini yeniden şekillendirdi. Daha önce enerji fiyatları kaynaklı enflasyon baskısı nedeniyle sıkılaşma ihtimali öne çıkarken, hafta içinde bu algı yerini büyüme kaynaklı yavaşlama ve olası faiz indirimleri beklentisine bıraktı. Bu dönüşüm, özellikle kısa vadeli ABD tahvillerinde güçlü bir ralliye neden olurken, faiz eğrisinde dalgalı ama aşağı yönlü bir hareket gözlendi. Bununla birlikte Fed yetkililerinden gelen açıklamalar, savaşın uzaması halinde hem enflasyon hem büyüme tarafında risklerin artabileceğine işaret ederek politika görünümünün oldukça belirsiz kaldığını ortaya koydu.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!
















