
Küresel piyasalarda risk iştahı güçlü kalmaya devam ederken, son işlem gününde özellikle ABD hisse senedi piyasalarında tarihi rallinin korunması dikkat çekti. ABD ile İran arasında ateşkesin uzatılabileceğine ve diplomatik sürecin devam edebileceğine yönelik beklentiler, enerji fiyatları üzerindeki baskıyı azaltırken yatırımcıların yeniden büyüme ve yapay zekâ temalarına yönelmesini sağladı. Özellikle S&P 500’ün dokuzuncu haftalık yükseliş serisine ulaşması, piyasada jeopolitik risklerin şimdilik ikinci plana atıldığını gösteriyor. Endeks mart diplerinden yaklaşık %20 yükselmiş durumda ve bu performans son kırk yılda yalnızca birkaç kez görülen ölçekte bir ralliye işaret ediyor.
ABD hisse senedi piyasalarında görünüm pozitif kalmaya devam etti. Dow Jones %0,72 yükselerek 51.032 seviyesine çıkarken, S&P 500 %0,22 ve Nasdaq %0,20 prim yaptı. Her ne kadar yükseliş hızının önceki günlere göre yavaşladığı görülse de endekslerin yüksek seviyelerini koruması önemli. S&P 500 sektör dağılımında teknoloji hisseleri %1,87 yükselerek ana destekleyici sektör oldu. Özellikle yapay zekâ altyapısı temasının devam etmesi teknoloji hisselerine güçlü destek vermeyi sürdürüyor. Buna karşılık iletişim hizmetleri, tüketici hisseleri ve enerji tarafında kâr realizasyonları dikkat çekti. Utilities ve finansalların pozitif bölgede kalması ise piyasada tamamen agresif bir risk alma davranışı olmadığını, daha dengeli bir rotasyon yaşandığını gösteriyor.
Avrupa tarafında daha yatay bir görünüm vardı. DAX günü hafif artıda tamamlarken, FTSE 100 ve CAC 40 sınırlı negatif seyretti. Avrupa piyasalarında teknoloji hisseleri pozitif ayrışırken, sağlık ve tüketici tarafında baskı dikkat çekti. Özellikle Almanya’da teknoloji sektörünün yaklaşık %2 yükselmesi, ABD’deki yapay zekâ rallisinin Avrupa’ya da yansıdığını gösteriyor.
Asya tarafında ise daha güçlü bir görünüm izlendi. Nikkei %2,53 yükselirken, Çin piyasaları hafif negatif kapandı. Japonya piyasalarındaki güçlü performans, küresel teknoloji rallisiyle uyumlu hareket ederken, Çin tarafındaki zayıflık büyüme endişelerinin tam anlamıyla ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Haber akışı tarafında ise piyasanın merkezinde iki ana tema bulunuyor: İran-ABD ateşkes süreci ve yapay zekâ yatırımları. Trump yönetimi ateşkesin uzatılması konusunda nihai değerlendirmeyi yapmaya hazırlanıyor. Her ne kadar henüz resmi bir anlaşma açıklanmasa da piyasalar, diplomatik sürecin devam etmesini bile pozitif fiyatlıyor. Nitekim Interactive Brokers stratejisti Steve Sosnick’in de belirttiği gibi piyasa artık “somut ilerlemeyi” değil, ilerleme ihtimalini satın alıyor.
Şirket haberlerinde ise yapay zekâ teması çok güçlü şekilde öne çıkmaya devam ediyor. Dell Technologies’in güçlü beklentiler sonrası %33 yükselmesi, AI altyapı yatırımlarının hız kesmeden devam ettiğini gösterdi. OpenAI’nin Citigroup ve JPMorgan ile halka arz süreci için görüşmeler yaptığı haberleri, piyasada AI şirketlerine yönelik iştahın ne kadar güçlü kaldığını ortaya koyuyor. Bunun yanında Apollo ve Blackstone’un Anthropic’in AI altyapısını finanse etmek için yaklaşık 36 milyar dolarlık kredi paketi üzerinde çalışması, sektörün ölçeğinin giderek büyüdüğünü gösteriyor. Bu haberler teknoloji hisselerine destek veren ana unsurlar arasında yer aldı.
Savunma ve uzay tarafında ise SpaceX’in Trump’ın “Golden Dome” savunma sistemi kapsamında 4 milyar doların üzerinde uydu ihalesi kazanması dikkat çekti. Bu gelişme, savunma teknolojileri ve uzay yatırımlarının önümüzdeki dönemde daha büyük bütçeler çekebileceğine işaret ediyor.
Finansal piyasalarda dikkat çeken bir diğer gelişme ise JPMorgan CEO’su Jamie Dimon ile Coinbase arasındaki sert tartışma oldu. Dimon’un dijital varlık düzenlemelerine yönelik yasa tasarısını açık şekilde eleştirmesi ve Coinbase yönetimine sert ifadeler kullanması, geleneksel bankacılık sistemi ile kripto piyasaları arasındaki gerilimin sürdüğünü gösteriyor.

Döviz piyasasında dolar hafif zayıfladı. Dolar endeksi %0,13 gerileyerek 98,84 seviyesine inerken, euro ve sterlin dolar karşısında değer kazandı. Ancak dolar tarafındaki hareket oldukça sınırlı kaldı. Bu durum, piyasaların tamamen risk-on moduna geçmekten ziyade kontrollü iyimserlik içinde olduğunu düşündürüyor.
Emtia piyasasında petrol fiyatlarındaki geri çekilme dikkat çekti. WTI kontratı %1’in üzerinde düşüşle 88 dolar seviyesine geriledi. Petrol fiyatlarının geri çekilmesinde, İran ile ABD arasında ateşkes görüşmelerinin ilerleyebileceğine dair beklentiler etkili oldu. Bloomberg haber akışında da Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin şimdiye kadarki “en yakın” noktaya geldiği vurgulanıyor. Bu durum enerji arzına ilişkin en kötü senaryoların şimdilik fiyatlamadan çıkarılmasına yardımcı oluyor. Buna karşılık altının %1’e yakın yükselmesi dikkat çekici. Altındaki yükseliş, jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığını ve yatırımcıların hâlâ korunma talebini sürdürdüğünü gösteriyor. Gümüşte hafif geri çekilme, bakırda ise düşüş görülmesi büyüme beklentilerinin çok güçlü fiyatlanmadığını ortaya koyuyor.
Eurotahvil Piyasaları
Tahvil piyasasında getirilerde aşağı yönlü hareket sürdü. ABD 2 yıllık tahvil faizi %4,00 seviyesine gerilerken, 10 yıllık tahvil getirisi %4,44 seviyesine indi. Özellikle tahvil piyasasının savaşın başladığı dönemden bu yana en güçlü haftalık performansını göstermesi önemli. Piyasalar artık yüksek enerji fiyatlarının Fed’i yeniden agresif sıkılaşmaya zorlayacağı korkusunu bir miktar geri alıyor. Bununla birlikte Fed üyelerinden gelen açıklamalar hâlâ temkinli. Fed yetkilileri savaşın enflasyon üzerindeki etkisini değerlendirmek için erken olduğunu belirtirken, mevcut faiz seviyelerinin “iyi bir yerde” olduğunu vurgulamaya devam ediyor.
Gelişmekte olan ülke risk primlerinde ise iyileşme devam etti. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 4 baz puan düşüşle 240 seviyesine gerilerken, Brezilya ve Güney Afrika CDS’lerinde de düşüş görüldü. Bu görünüm, küresel risk iştahındaki toparlanmanın EM varlıklara da destek verdiğini gösteriyor.













