27 Mayıs–2 Haziran CFTC raporlama haftasında küresel piyasalarda fiyatlamalar, ABD ile İran arasında devam eden diplomatik temaslar ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin etkisiyle dalgalı ancak temkinli bir seyir izledi. Özellikle ateşkes sürecinin uzatılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılmasına yönelik yürütülen görüşmeler, küresel risk iştahı üzerinde belirleyici olmaya devam etti. Taraflardan gelen zaman zaman iyimser açıklamalara rağmen müzakerelerin nihai sonucuna ilişkin belirsizliklerin sürmesi, piyasalarda temkinli duruşun korunmasına neden oldu. Enerji piyasaları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmeler hafta boyunca yatırımcıların odağında yer aldı. ABD yönetimi, enerji arz güvenliğinin yeniden tesis edilmesi amacıyla boğazın tam kapasiteyle uluslararası geçişe açılmasını öncelikli hedef olarak öne çıkarırken, İran tarafı ise yaptırımlar ve nükleer program başlıklarında bazı çekincelerini korumaya devam etti. Trump’ın Truth Social üzerinden yaptığı açıklamalarda İran’ın anlaşmaya yakın olduğu yönündeki ifadeleri kısa süreli iyimserlik yaratırken, Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme programı ve anlaşma maddelerine ilişkin rezervlerini sürdürmesi diplomatik sürecin kırılgan yapısını koruduğunu gösterdi. İran cephesinde daha temkinli açıklamalar öne çıktı. Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı, tarafların anlaşma taslağı üzerinde değişiklik önerileri sunmaya devam ettiğini ancak bu öneriler konusunda uzlaşma sağlanamaması durumunda görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanabileceğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ise müzakerelerin sürdüğünü ancak nihai bir sonuca ulaşılmadan yapılan değerlendirmelerin erken olacağını ifade etti. Diplomatik görüşmeler sürerken, İran’ın ilerleyen günlerde İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını gerekçe göstererek ABD ile yürütülen bazı temasları geçici olarak askıya aldığına yönelik haberler, sürece ilişkin belirsizlikleri yeniden artırdı. Jeopolitik tarafta İsrail’in Lübnan’daki askeri faaliyetlerini genişletmesi bölgesel risklerin yeniden yükselmesine neden oldu. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Hizbullah’a karşı yürütülen operasyonların kapsamını genişletme yönündeki açıklamaları, daha önce sağlanan ateşkesin sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Bölgedeki askeri hareketlilik enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri canlı tutarken, petrol piyasalarında risk priminin yüksek seyretmesine neden oldu. ABD tarafında ise Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerindeki etkileri yakından takip edildi. Fed Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman, yükselen enerji fiyatlarının kalıcı enflasyon baskıları yaratabileceğine dikkat çekerken, Philadelphia Fed Başkanı Anna Paulson mevcut ekonomik koşullarda kısıtlayıcı para politikasının sürdürülmesinin uygun olduğunu belirtti. Söz konusu açıklamalar piyasalarda faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceği beklentilerini destekledi. Öte yandan eski Fed Başkanı Jerome Powell’ın merkez bankası bağımsızlığına ilişkin değerlendirmeleri de dikkat çekti. Powell, siyasi müdahalelerin Fed’in güvenilirliğini zedeleyebileceğini ve para politikasının etkinliğini azaltabileceğini ifade ederek merkez bankası bağımsızlığının ekonomik istikrar açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Makroekonomik tarafta açıklanan veriler ABD ekonomisindeki dayanıklılığın sürdüğüne işaret etti. ISM imalat endeksi haziran ayında beklentilerin üzerinde gerçekleşerek 54,0 seviyesine yükselirken, yeni siparişler endeksindeki güçlü görünüm talep koşullarının canlı kalmaya devam ettiğini gösterdi. İstihdam endeksinde görülen toparlanmaya rağmen verinin daralma bölgesinde kalması iş gücü piyasasında daha sınırlı bir iyileşmeye işaret etti. Ödenen fiyatlar endeksinin yüksek seviyelerini koruması ise enflasyon baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koydu. Genel görünüm, Fed’in faiz indirimleri konusunda aceleci davranmayacağı yönündeki beklentileri destekledi. Dolar Endeksi haftaya 99,08 seviyesinden başladı. Hafta boyunca jeopolitik gelişmeler ve Fed beklentilerinin etkisiyle dalgalı bir seyir izleyen endeks, 99,54 seviyesini test ettikten sonra haftayı %0,04 yükselişle 99,20 seviyesinde tamamladı.
EUR/USD paritesi haftaya 1,1631 seviyesinden başladı. Jeopolitik riskler ve dolar endeksindeki hareketlerin etkisiyle dalgalı seyreden parite, raporlama haftası içerisinde 1,1686 seviyesine kadar yükseldi. Ancak haftanın ilerleyen bölümünde doların görece güçlü görünümünü korumasıyla kazançlarının bir kısmını geri veren parite, haftayı başladığı seviyeye yakın olan 1,1631 seviyesinde tamamladı. Net EUR kontratlarında sınırlı alımların devam ettiği görülürken, piyasa genelinde yön eğiliminin %56 ile uzun tarafta yoğunlaştığı izlendi.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!


















