ST Micro ve Infineon, son dönemde Avrupa tarafında en beğendiğim şirketler arasındaydı ve bugün STM bilançosu sonrası bir düzeltme görüyoruz. Bunun ana gerekçesi şirketin sanayi ve otomotiv tarafında verdiği beklenti rakamlarının piyasa beklentilerinden aşağı gelmesi. Ancak bu satış bir miktar daha sürecek olsa da sonrasında alım yapmak için gerekçelerimiz devam ediyor, biraz açalım.
ST Micro, birçok farklı gelir kalemine sahip. Klasik sanayi ve otomotiv tarafında kullanılan kontrol ve enerji dağıtımı çipleri çekirdek operasyon, optik tarafındaki elektrik sinyallerinin optik sinyallere dönüşümünde rol alan parçalar, veri merkezlerindeki güç dağıtım ekipmaları ise güçlü büyüme gösteren operasyonlar. Bunların yanı sıra son dönemde SpaceX yazılarımda bahsettiğim bir de uzay teması var. Uzaya gönderilen Starlink uyduları ve AI uydularındaki radyo frekans dönüşümlerinde aktif bir role sahip şirket ve bu bilanço açıklamasında birkaç sene içerisinde bu operasyondan 3 milyar USD gelir hedeflediklerini belirtiyorlar ve sonrasında bu rakam çok daha yukarı çıkacak. SpaceX’in dışarıdan tedarik ettiği oldukça az ürün var, Velo3D ve ST Micro bunlar arasında olan şirketler.
Dün gelen GM bilançosuna baktığımızda detaylarda Kuzey Amerika tarafındaki fiyatlama gücünün fark yarattığını görüyoruz, bu durum aslında hala sağlıklı bir toparlanma içerisinde olmadığımızı ve sanayi tarafının tarifeler nedeniyle bazı aksamalar yaşadığını gösteriyor. ST Micro’nun beklenti altında kalan rakamından da benzer bir çıkarım yapılabilir, toparlanmanın hızı konusunda bir soru işareti düşmüş durumda ve Avrupa tarafındaki sanayi oyuncuları için pek iyi bir işaret değil. Fakat ST Micro’nun detaylarında başka sorunlar da görüyoruz, bunlardan başlıcası veri merkezi dışındaki alanlarda da bazı arz açıklarının oluşmaya başlaması. Özellikle güç elektroniği tarafında son dönemde yaşanan önemli değişimler nedeniyle kapasite planlaması tarafında hafıza oyuncuları gibi bir dönüşüm yaklaşıyor olabilir. Klasik endüstriler, AI ile paylaşmak zorunda oldukları ürünlerde artık sıra beklemek ve fiyat maruziyetine hazır olmak zorundalar. Bu durum aslında yaratıcı yıkım benzeri bir etki yaratmaya doğru bizleri götürüyor diye düşünüyorum, telefon sektörü için de çok iyi sinyaller görmedim, Qualcomm ve Apple için risk oluşturuyor olabilir.
Gelelim güç elektroniği tarafına. Buradaki yapıyı şirketlerin konumlanmaları üzerinden anlatalım ve Vicor bilançosu ile bağlayalım. Elektrik veri merkezine geliyor, burada bir voltaj dönüşümü yaşanıyor ve server kasalarına dağıtılıyor, bu süreçte ST Micro ürünleri aktif rol alıyor, sonrasında server seviyesinde voltaj tekrar değiştiriliyor ve GPU, CPU, FPGA ürünlerinin istediği Voltaj ayarlaması yapılıyor, burada da MPWR şirketi önemli bir oyuncu. Bir de Vicor var. Vicor ise GPU’ların ve farklı ürünlerin enerji ihtiyacını yani yüksek akımı sağlamak istiyorsak, çiplere çok yakın noktalarda bu voltaj dönüşümünü yapmamız gerektiğini söylüyor ve aslında bugünkü ana mimarilerdeki eksiğin direkt çipin içerisine verilen Voltaj tarafında yetersiz olduğunu söylüyor. Bunun üzerinden de Gen2 adı verilen bir mimari tanımlıyor. Burada bazı sorunlar var, Vicor kendi mimarilerinin başka şirketler tarafından kullanılmasından ve bir lisans ücreti ödenmemesinden rahatsız ama bu detayı şimdilik geçiyorum. Esas sorun hem Vicor hem de ST Micro için, güç elektroniği tarafında da bir arz sıkışıklığı ile karşılaşıyor olmamız. Vicor yeni bir fabrika kuracak ve o süre zarfında siparişlerde seçici olacağını açıklarken ST Micro’nun book to bill oranı 2 lere yaklaşıyor. Özetle güç elektroniği tarafı ve analog çipler, bottleneck haline geliyor ve bunun endüstriyel etkisi GPU’lardan biraz daha fazla olabilir, analog tarafındaki sıkışıklık Analog Devices ve TXN gibi şirketler için uzun soluklu bir yükseliş yaratacaktır. Bu bahsettiğim şirketler, elektro-mekanik dönüşüm olarak tanımlanan devrimde çok önemli rol alacaklar. ST Micro, Vicor gibi şirketler bu nedenle izlenmeye devam edilmeli, hala pozitif.
Utku Oktay Acundeğer





















