2026 Ağustos ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) enflasyonu aylık %1,84 ile piyasa (%1,95) ve İş Yatırım (%2,03) tahminlerinin oldukça altında geldi. Resmi rakam İTO İstanbul ölçümünün (%1,66) üzerinde, Web-TÜFE’nin (%2,04) altında. Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin manşet aylık rakama doğrudan etkisi 0,37 yüzde puan.
Alt detaylara bakıldığında aşağı yönlü sapmanın endeks oynaklığı ve “gürültüsü” yüksek olan gıda (%0,22) ve giyim eşyası (%-3,62) harcama gruplarından kaynaklandığı görülüyor. Aylık gıda enflasyonu TEPAV (%1,07), Birleşik Kamu İş (%0,53), Web TÜFE (%0,49) gibi alternatif ölçümlerin yanı sıra İş Yatırım tahmininin (%0,60) de altında. Giyim eşyası grubundaki deflasyon beklentimizin (%-0,05) ötesinde bir fiyat düşüşüne işaret ediyor. Gıda ve giyim tahminlerimiz tutmuş olsa aylık manşet rakam %2,18 ile beklentimizin üzerinde gerçekleşecekti. Dolayısıyla iyi habere ufak bir iskonto uygulamayı makul buluyoruz.
Kaynak: TÜİK, İTO, Matriks Haber, Web-TÜFE, İş Yatırım.Manşet rakamın yanı sıra gıda, içecek, tütün, enerji ve altın fiyatlarını dışlayan çekirdek C endeksi de aylık %1,81 ile tahminimize (%2,03) göre düşük geldi. TÜİK yöntemine göre mevsimsel düzelttiğimiz C endeksi aylık %2,01‘e (Temmuz %2,20, Haziran %2,09) yani son 6 ayın en düşük seviyesine geriliyor. C endeksindeki iyileşmede giyimdeki sürpriz belirleyici.

Yıllık manşet enflasyon 0,24 yüzde puan düşüşle %31,51 (Temmuz %31,75, Haziran %32,11) ile gerilemeye devam ediyor. Kira kontratlarına konu olan 12-aylık ortalama enflasyon 0,11 puan düşüşle %31,79 seviyesine gerileyerek benzer bir eğilim gösteriyor. Yıllık enflasyonun orta vadede yaklaşacağı düzeyi tahmin ederken kullandığımız “endeksleşmiş” yıllık ana eğilim göstergesi ise %27,7 (Temmuz %27,8, Haziran %28,2) düzeyine iniyor. Söz konusu göstergedeki gerileme yavaş olsa da güncel rakam son 7 ayın en düşüğü.

Ağustos ayı TÜFE verisi dayanıklı mal ve giyimin dışlandığı “diğer temel mal” gruplarında enflasyonun görece düşük ılımlı seyrini sürdürdüğünü söylüyor. Ürün çeşidi fazla ve sepet ağırlığı yüksek olan bu iki grupta %1 civarına yerleşen aylık rakamların beklentimiz ve nominal dolar kurunun altında kalması dezenflasyon sürecinin geneli açısından iyi haber. İç talepteki güç kaybı temel mallarda enerji maliyeti kaynaklı fiyat baskılarını sınırlıyor.

Temel mallar dışında kira endeksinin de dezenflasyonu desteklediğini görüyoruz. İki sene önce %120 civarında olan yıllık kira enflasyonu %43,1 (Temmuz %45,3, Haziran %47,9), TÜİK yöntemini kullanarak mevsimsel düzelttiğimiz aylık kira enflasyonu %2,20 (Temmuz %2,31, Haziran 2,84) düzeyine geriliyor. Söz konusu aylık rakam 2022 Mart ayından bu yana son 54 ayın en düşük seviyesinde. Kira enflasyonunu düşüren unsurları (i) kontrat konu zam tavanının manşet enflasyondaki düşüşle mekanik olarak gerilemesi, (ii) faiz oranlarındaki yükselişin gayrimenkul fiyatlama davranışını düzeltmesi ve (iii) deprem bölgesi başta olmak üzere konut arzındaki artış olarak sıralayabiliriz.

Kira tarafındaki olumlu gelişmelere rağmen hizmetler enflasyonunun yıllık %40, aylık %2,5-%3,0 civarında katılık göstermesi ulaştırma ve haberleşme hizmetlerindeki eş anlı bozulma ile alakalı. Ulaştırma hizmetlerindeki bozulma ABD-İran savaşı ve Hürmüz Körfezi’nin tanker ticaretine kapanması ile tetiklenen petrol şoku ile alakalı. Dışsal şoka motorinden alınan ÖTV’yi sıfırlayarak yanıt veren ekonomi yönetiminin bu konuda yapabilecekleri sınırlı. Ulaştırma enflasyonu (i) ABD ara seçimleri öncesi İran ile anlaşılacaksa nispeten hızlı, (ii) ham petrol fiyatları ve dizel marjı yüksek bir platoda istikrar kazanırsa zamana yayılarak normalleşecek. Haberleşme hizmetleri tarafında aylık ve yıllık enflasyondaki yükselişi 2025 yılında baskılanan fiyatların düzeltmesi olarak değerlendiriyoruz. Gerçekleşen enflasyona endeksleme ve kamu yönlendirmesi ile 2027 yılında daha düşük seviyelere inecektir.

Ağustos TÜFE verisinin harcama grupları detayı (i) temel mallarda enerji şokunun maliyet etkisinin zayıf iç talep ile dengelendiğini, (ii) kira enflasyonundaki iyileşmenin hızlandığını ve (ii) hizmetler enflasyonundaki katılığa sebep olan unsurların zaman içinde gevşeyebilecek karakterde olduğunu söylüyor. Gıda ve giyim tarafındaki olumlu gelişmeleri hariç tuttuğumuzda dahi kademeli dezenflasyon senaryosunu destekler bir görünüm var.

Aylık enflasyon ana eğilimini %1,87 (Temmuz %1,77, Haziran %2,00) düzeyinde hesaplıyoruz. Mevsimsel düzeltilmiş ana eğilimi oluştururken ortalamasını aldığımız 4 göstergeden alt kalemleri kalıcı dışlamaya dayanan çekirdek C endeksinde kayda değer düşüş, B endeksinde yatay bir seyir görüyoruz. İki endeks de %2 civarında. Dinamik dışlamaya dayalı mevsimsel düzeltilmiş medyan ve budanmış göstergeler önceki aya göre belirgin artış kaydetse de seviyesi düşük olan %1,70-%1,80 aralığındalar. 4 göstergenin üst bandının aşağı gelmesi değerli bir sinyal.

Verideki oynaklığı azaltmak adına aylık ana eğilimin 3 aylık hareketli ortalamasına baktığımızda ise %1,88 (Temmuz %1,97, Haziran %2,20) ile 2021 Kasım ayından bu yana en düşük seviyesinde olduğunu görüyoruz.

Beklediğimizden düşük gelen manşet enflasyon verisine rağmen artan dizel marjı, süregelen jeopolitik belirsizlik ve taze sebze fiyatlarında düzeltme ihtimali sebebiyle 2026 sonu enflasyon tahminimizi %29,5 düzeyinde koruyoruz. Ancak Şubat ayından bu yana ilk defa yıl sonu tahminimiz üzerinde aşağı yönlü riskin baskın olduğunu düşünüyoruz. Eylül ayı enflasyonu aylık %2,05 civarındaki beklentimizin 0,20 yüzde puan altında gerçekleşirse yılsonu tahminimizi %29,00 düzeyine çekeceğiz. ABD ara seçimleri öncesi İran ile anlaşılırsa TCMB’nin %28 ara hedefi mümkün hale gelir.
Türkiye’de genel seçimlerin 2028 senesinde gerçekleştiği ve seçime kadar kur istikrarının korunabildiği baz senaryomuzda 2027 sonuna kadar enflasyonun %23,0 seviyesine düşeceğini tahmin ediyoruz. Tüketici güven endeksinin tarihsel olarak iktidar partisine seçim kazandıran 90 eşiğini geçmesi ise seçimin daha erken gerçekleşmesi ihtimalini artırıyor.

Enflasyon tahminlerimizde değişikliğe gitmesek de yıl sonu politika faizi beklentimizi 50 baz puan düşürerek %35,5’ten %35,0’e çektik. Eski senaryomuzda TCMB’nin 10 Eylül ve 22 Ekim Para Politikası Kurulu (PPK) toplantılarından pas geçip Aralık ayında 150 baz puanlık indirimle gevşemeye başlayacağını öngörüyorduk. Piyasanın geneli gibi hala 10 Eylül’de pas geçileceğine inanıyoruz. Ancak (i) haftalık repo fonlamasına dönüşün piyasanın beklediğinden erken gerçekleşmesi, (ii) ikinci çeyrek gayri safi yurtiçi hasıla verilerinde hanehalkı tüketiminde görülen reel daralma, (iii) Ağustos TÜFE verisinde aylık enflasyon ana eğilimi 3-aylık ortalamasının 58 ayın dip seviyesine gerilemesi gibi gelişmeler ışığında TCMB yönetiminin Ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimini temellendirebileceğine inanıyoruz. Aralık ayı ve 2027 yılında gerçekleşecek PPK toplantılarında 100 baz puan ile yola devam edileceğini tahmin ediyoruz. Baz senaryomuzda 2027 sonunda politika faizi %27’ye inmiş oluyor.
Serhat Gürleyen, Araştırma Direktörü
Dağlar Özkan, Ekonomist






















