ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları
ABD hisse senedi piyasaları, Temmuz ayının son işlem gününü teknoloji şirketlerinden gelen güçlü finansal sonuçların desteğiyle yükselişle tamamladı. ABD’de çekirdek PCE enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi ve tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareket görülmesine rağmen, yatırımcıların odağı yeniden bilanço sezonuna kayarken özellikle büyük ölçekli teknoloji hisselerinde görülen alımlar endeksleri destekledi. Amazon’un beklentilerin üzerinde açıkladığı finansal sonuçlar ve güçlü görünümü teknoloji sektörüne alım getirirken, Apple hisseleri bilanço sonrası zayıf performansıyla sektörde negatif ayrıştı. Buna rağmen teknoloji hisselerindeki genel görünüm pozitif kalmaya devam etti.
Piyasalarda Fed’in faiz indirimlerine ilişkin beklentiler yeniden sorgulanmaya başlarken, hafta içerisinde Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyon konusunda yeterince kararlı bir duruş sergilemediğine yönelik değerlendirmeler ve FOMC toplantısında üç üyenin faizlerin sabit bırakılması kararına karşı oy kullanması, yatırımcıların yeniden enflasyon riskine odaklanmasına neden oldu. Bununla birlikte güçlü şirket kârlılıkları ve yapay zekâ temasının büyümeyi desteklemeye devam edeceği beklentisi hisse piyasalarındaki risk iştahını korudu.
Bloomberg tarafından aktarılan değerlendirmelerde, son dönemde yapay zekâ odaklı hisselerde görülen sert dalgalanmaların temel görünümde bozulmadan ziyade portföy yeniden dengelenmesinden kaynaklanabileceği belirtilirken, yatırımcıların önümüzdeki dönemde şirket kârlılıklarının yapay zekâ yatırımlarını ne ölçüde desteklemeye devam edeceğine odaklanacağı ifade edildi. Ayrıca tarihsel olarak Ağustos ve Eylül aylarının hisse piyasaları açısından görece zayıf dönemler olması nedeniyle volatilitenin artabileceğine yönelik değerlendirmeler öne çıktı.
Kapanış itibarıyla Dow Jones endeksi %0,53 yükselişle 52.485,03 seviyesinde tamamlanırken, S&P 500 endeksi %0,70 primle 7.489,72 seviyesine, Nasdaq endeksi ise teknoloji hisselerindeki güçlü görünümün desteğiyle %1,00 yükselerek 25.373,86 seviyesine ulaştı. VIX volatilite endeksi %6,26 gerileyerek 16,02 seviyesine indi.
Avrupa hisse senedi piyasalarında ise daha sınırlı ve karışık bir görünüm izlendi. DAX endeksi %0,07, CAC 40 endeksi %0,28 ve IBEX 35 endeksi %0,13 yükseliş kaydederken, FTSE 100 endeksi %0,27 geriledi. Asya tarafında Japonya’da Nikkei endeksi %4,03 yükselişle dikkat çekerken, Şanghay Bileşik Endeksi günü %0,72 artışla tamamladı.
Önümüzdeki hafta yatırımcıların odağında ABD istihdam piyasasına ilişkin veriler, ISM hizmet PMI verisi ile Fed üyelerinden gelecek açıklamalar yer alacak.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)
Döviz piyasalarında dolar endeksi, beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verilerinin Fed’in faiz indirim sürecine ilişkin belirsizlikleri artırmasına rağmen günü sınırlı yükselişle tamamladı. EUR/USD kontratı %0,07 gerileyerek 1,1547 seviyesine, GBP/USD kontratı %0,01 düşüşle 1,3474 seviyesine gerilerken, Japon Yeni dolar karşısında sınırlı değer kazandı. Japon otoritelerinin kur piyasasına müdahale edebileceğine yönelik beklentiler yeni destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Değerli metaller tarafında yükselen ABD tahvil faizleri ve güçlü reel faiz görünümü satış baskısını artırdı. Altın vadeli kontratı %1,37 düşüşle 4.103,50 dolar seviyesine gerilerken, gümüş kontratı %1,70 değer kaybederek 58,02 seviyesinde işlem gördü. ABD’de enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi, faiz getirisi olmayan değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu.
Enerji piyasalarında ise jeopolitik riskler fiyatlamalarda etkili olmaya devam etti. Orta Doğu’da devam eden gerilim, Karadeniz ve Basra Körfezi’ne yönelik arz endişeleri ile birlikte petrol fiyatlarını destekledi. WTI ham petrol kontratı %1,18 yükselişle 84,58 dolar seviyesine çıkarak Mart ayından bu yana en güçlü aylık performansını kaydetti.
Endüstriyel metallerde küresel büyümeye yönelik iyimserliğin desteğiyle pozitif görünüm izlendi. Bakır kontratı %0,78 yükselişle 652,40 seviyesinde günü tamamladı.
Eurotahvil Piyasaları
ABD tahvil piyasasında satış baskısı haftanın son işlem gününde de devam etti. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen PCE enflasyon verisi ile birlikte yatırımcıların Fed’in faiz indirim sürecine ilişkin beklentilerini ötelemesi, tahvil getirilerinin eğri genelinde yükselmesine neden oldu.
ABD 2 yıllık tahvil getirisi 2 baz puan artışla %4,27 seviyesine yükselirken, 5 yıllık tahvil getirisi 3,2 baz puan artışla %4,42’ye ulaştı. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvil faizi 3,1 baz puan yükselerek %4,71 seviyesine, 30 yıllık tahvil getirisi ise 3,4 baz puan artışla %5,25 seviyesine çıktı.
Avrupa tahvil piyasalarında da ABD tahvillerine paralel olarak satış ağırlıklı bir görünüm izlendi. Almanya ve İngiltere 10 yıllık tahvil getirilerinde yükseliş kaydedilirken, yatırımcılar enflasyon görünümü ve küresel para politikalarına ilişkin beklentileri yeniden fiyatladı.
Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 2 baz puan gerileyerek 238 baz puana inerken, Brezilya’nın CDS primi 125 baz puana, Güney Afrika’nın CDS primi ise 128 baz puana geriledi. CDS primlerindeki sınırlı geri çekilme, gelişmekte olan ülke risk algısında önemli bir bozulma yaşanmadığına işaret etti.



















