Google’ın çıkardığı TurboQuant modeli ve Arm Holdings’in yeni CPU’su piyasada yeni bir gündem yaratmış durumda. Bunların kimler için ne fırsatlar doğurduğunu kısaca inceleyelim.
TurboQuant, dil modellerinin sıkıştırılması tarafında yeni bir çözüm ve bu şekilde kısa dönemli hafıza kullanımını 6 kat kadar arttırabiliyor. Görmekte olduğumuz değişim transformer mimarilerinde yaşanan köklü bir değişim değil, bir inference tekniği geliştirmesi. Bunu birazdan Jevon’s Paradox’tan bahsederken tekrar konuşacağız.
Google’ın yapmış olduğu geliştirmede makalenin çıkış tarihi Nisan 2025 tarihli olarak gözüküyor ve aslında Google’ın transformer, attention mekanizması makalesinin Open AI gibi bir dev yaratmasının ardından makalelerini geç çıkarma alışkanlığı kazandırdığını belirtenlerin de olduğunu görüyoruz. TurboQuant sayesinde görmekte olacağımız ana değişimin edge tarafındaki inference süreçlerinde daha düşük maliyet ile daha uzun context’e ve adıma sahip görevleri yerine getirebileceğimiz olduğunu görüyoruz, şu anda hafıza tarafında bir bottleneck var ancak hafıza kullanımını basitleştirmek daha az kullanım değil, aslında daha uzun context’ler için daha fazla alan açılması anlamına geliyor. Bugünün denklemi ile evlerimizdeki bilgisayar veya telefonlar ile inference yapabilmemiz çok kolay değil, bu süreç hızlanıyor ve aslında hedef Pazar hacmi büyümüş oluyor.
Jevon’s Paradox, Deepseek modelinin ilk yarattığı şokla birlikte çok sık dile getirilen bir konu olmuştu. Aslında bu görüş, bir yöntemin veya bir ürünün kullanımının ucuzlaması ile daha fazla kullanıma sahne olması olarak özetlenebilir. Deepseek ile görmekte olduğumuz süreç de tam olarak buydu, açık kaynak modellerin birim maliyette Open AI gibi şirketlere rakip olabilmesi, giriş bariyerini aşağı çekmişti ve tüm sektörü kullanıcılar için daha erişilebilir kılmıştı. Bunun bir benzerini tekrardan yaşıyor denebilir hafıza tarafında bu nedenle Micron başta olmak üzere hafıza sektörü üzerindeki baskı bir alım fırsatı olarak değerlendirilmeli. Bir yandan ise gördüğümüz ana değişimin AI modellerinin çalıştırma yerlerinin veri merkezleri kadar edge tarafına da kaymakta olduğunu görüyoruz ki burada tüm sektörün OpenClaw’un arkasında konumlanmakta olduğunu düşünüyorum. Artık her bilgisayarda belli bir altyapı ve Cloud desteği ile çok daha fazla şey yapılabilir hale geliniyor ve yerleşik yazılım oyuncuları için cehennemin kapıları aralanmaya devam ediyor. Hedef Pazar aslında bir software market veya bir application market değil, komple bir human market, bu nedenle yaşanan tüm bu geliştirmeler kompleks işlerin başarılabilmesi önündeki birer engeli kaldırıyor. Transformer mimarileri değişmediği sürece bunun ana yöntemi ölçeklenme ve işlem gücü odaklılık olmaya devam edecek, eğer burada çok büyük bir değişim görebilirsek o zaman GPU, CPU, veri merkezi ve hafıza yatırımlarını gözden geçirmemiz gerekecek fakat ufukta ekonomik verimliliği kanıtlanmış böyle bir yöntem görünmüyor.
Gelelim Arm Holdings CPU haberine. Arm’ın ISA mimarisi üzerinden kaldıraçlandırmak istediği değer zincirindeki konumunu çok detaylı anlatmıştık ve son dönemde şirketin CPU piyasasına aktif giriş yapmak istediği konusu hayli popülerdi. Arm mimarisinin enerji maliyeti tarafında bir önemi muhakkak var ve x86’lardan çıkış mevcut ancak bunun son dönemde yavaşladığını görmekteyiz, Nvidia’nın Intel’i kendi ekosistemi içerisine alması bunun önemli göstergelerinden bir tanesi ve AMD’nin de CPU tarafındaki gücü hala devam ediyor. Arm haberi için iki tane kritik perspektif olduğu kanaatindeyim, birincisi geçen seneki Qualcomm davası ikincisi de Nvidia Rubin mimarisi. Qualcomm davası bizlere gösterdi ki Arm mimarisinin üzerinde yapılacak geliştirmeler yasal olarak Arm’ın daha yüksek ücretler charge edebilmesi önünde bir engel teşkil edebiliyor ve şirketin kendi müşterilerine bir savaş açma niyeti özellikle Çin’den çok daha agresif haberlerin geleceğini tahmin ettiğim RISC-V ile birleşince Arm için pek iyi durmuyor. Nuvia benzeri daha çok start-up’ın kullanıldığını görebiliriz ilerleyen dönemlerde, CPU piyasası da çok rekabetçi bir piyasa ve Amazon, Google gibi oyuncular bu alanda aslında GPU tarafında olduğundan totalde daha başarılılar. İkinci konu ise Rubin mimarisi, yeni Nvidia mimarileri ve TPU mimarileri ile birlikte görüyoruz ki artık bir parça üreticisi olmak yeterli değil, sistem boyutunda komplike yapılar büyüyor. CPU alanında tek başınıza önemli geliştirmeler yaratsanız da networking, memory kullanımı gibi konularda eğer bir sistem mimariniz yoksa çok yetersiz kalıyorsunuz. Nvidia Dynamo ve Bluefield ürünleri ile birlikte sistem boyutundaki gücünü göstermeye çalışıyor ve aslında CPU’ların ana görevi olan düzenleyicilik süreçlerinde CPU’nun tek parça olma özelliğini de elinden alıyor. Hyperscaler’lar için farklı isimlerin farklı ürünler geliştirmesi elbette pozitif ve Nvidia’nın tek ekosistemde yaptığını kendi lisansları ile yapmalarına fırsat tanıyor ancak bu Arm için Amazon ve Google için olduğundan daha düşük bir fırsat açığa çıkarıyor. Arm için sat tavsiyesi vermek uygun diye düşünüyorum bu haber neticesinde. Intel ve AMD için ise CPU fiyat artışları haberini görüyoruz ve piyasanın buradaki sıkışıklığı yavaş yavaş daha net fiyatladığını izliyoruz, Intel için özellikle alımlar devam etmeli.
Son olarak güncel haberlere baktığımızda SK Hynix’in ABD listelemesinin gündemde olduğunu görüyoruz ve bunun hafıza sektörü üzerinde bir baskı oluşturması ihtimal dahilinde ancak zaten değerlemeler dip seviyelerde olduğu için çok büyük bir baskı da yaşanmamalı. SK’nın ETF’lerde alacağı pay ve de endekslerde çalacağı ağırlık kritik olacaktır ve listelendiğinde bir yükseliş hareketi ile karşılaşmamız muhtemel, fakat bu hafıza grubu için bir satış tavsiyesi anlamına gelmemeli.
Microsoft’un son dönemdeki satışının ardından pozitif görüşlerini çıkmakta olduğunu görüyoruz ancak görüşüm bu yönde değil. Satış ve ağırlık azaltma tavsiyemi sürdürüyorum.
Nasa’nın yeni açıkladığı programlar neticesinde uzay tarafındaki hareketlilik İran savaşının gölgesi kalktıkça destekleyici olmaya devam edecektir. Voyager, Intuitive Machines gibi şirketlerin özellikle Ay projeleri üzerindeki odakları ve Ay projelerinin tekrar popülerleşmesi, Rocket Lab gibi ana oyuncuların yanında yüksek riskli alımlar olarak kendisine yer bulmalı.
Utku Oktay Acundeğer














