Başka zorlu bir yıl daha
Olumsuz hava koşulları nedeniyle tarımsal üretimde düşüş. TÜİK’in 2025 yılı Tarımsal Üretim verilerine göre, Türkiye’nin toplam tarımsal üretimi 2025 yılında %12,2 azalarak 120,2 milyon tona geriledi. Meyve, tahıl ve sebze üretimindeki yıllık düşüşler sırasıyla %30,9, %9 ve %0,9 olarak gerçekleşti. Kuraklık, tarımsal don, aşırı yağış, dolu, fırtınalar, aşırı sıcaklar ve su kıtlığı, 2025 yılında tarımsal üretimdeki düşüşün başlıca nedenlerini oluşturuyor. Ayrıca, yine TÜİK verilerine göre, Tarımsal Üretici Fiyat Endeksi (Aralık ayı verileri) tarımsal ürün fiyatlarında %36,01’lik bir artış gösterirken, Tarımsal Girdi Endeksi (Kasım verisi), özellikle veterinerlik giderleri ve enerji maliyetlerindeki artışlar nedeniyle tarımsal maliyetlerde yıllık %34,24’lük bir artışa işaret ediyor. Bu zorlu koşullar altında, çiftçilerin satın alma gücündeki düşüş ve sübvansiyonlu kredi kullanımındaki azalış, yurtiçi traktör pazarının 2024’e göre 2025’te %36 oranında daralarak 40.498 adede düşmesine neden oldu.
Tarımda devlet desteği devam ediyor. TBMM tarafından onaylanan bütçeye göre, devlet 2026 yılında tarımsal destek ödemelerine yıllık bazda %24 artışla 167 milyar TL ayıracak. Sulama yatırımları da 2026 yılında devletin gündeminde yer alacak. Devlet Su İşleri (DSİ), ağırlıklı olarak barajlar, göletler ve verimli su kullanımına odaklanan 2026 yılı için 169 milyar TL’lik bir yatırım bütçesine sahip. Ve yine Ziraat Bankası yeni traktör alımları için rekabetçi sübvansiyon sonrası faiz oranı (yerli üretim traktör satın alımlarında için %50 sübvansiyon) sunmaya devam ediyor. Ziraat Bankası’nın Aralık 2025 itibarıyla sübvansiyon sonrası yerli traktör satın alım kredi faiz oranı %21,0 seviyesinde. Yeni traktör alımlarında kullanılan kredilerde Ziraat Bankası’nın payı 2023’te %69 iken 2024’te %19,4 ve 2025’te %18,3’e geriledi.
FAZ 5 geçişi 2026’da tümüyle gerçekleşecek. Avrupa’da Faz 5 motor traktörlerinin geçişi 2024’te tamamlanırken, Türkiye’de 2025 sonuna kadar uzatılan Faz 3 traktörlerinin satışı 2025 yıl sonu itibarıyla resmen sona erdi. Bu uzatma, çiftçiler için nispeten uygun fiyatlı traktörlere erişim açısından bir avantaj olsa da, ithalatçı markalar ve ihracatçılar Avrupa’daki düzenlemeler nedeniyle ürün yelpazelerini 2025 yılı içinde FAZ 5 motora çoktan yükseltmişlerdi. 2025 yılında, FAZ 5 motorlu traktör satışları Türkiye traktör pazarının %76’sını oluştururken, kalan %24’lük pay FAZ 3 traktörlere aitti. Bu durum, Türk Traktör’ün yurtiçi pazar payının 2024’teki %46,2’den 2025’te %38,4’e düşmesinin ana nedeniydi. Nitekim, Türk Traktör’ün FAZ 5 segmentindeki pazar payı 2025 yılında %49,5 olarak gerçekleşti. 2025 yıl sonu itibariyle FAZ 3 traktörlerin üretimi ve satışının sona ermesiyle, Türk Traktör’ün yurtiçi pazar payının 2026 yılında 4 yüzde puan iyileşmeyle %40’ı aşacağını öngörüyoruz.
Türkiye traktör pazarındaki daralmanın 2026 yılında da devam etmesini bekliyoruz. Gıda enflasyonu, iklim krizi, su kıtlığı ve yüksek girdi maliyetleri, düşük fiyat politikaları, hükümetin tarım sektörüne yönelik devam eden desteklerine rağmen 2026 yılında da devam edecek sorunlar olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, yurtiçi traktör pazarının 2026 yılında 28.350 adede (Türk Traktör Tahmini: 27.000-33.000) düşerek 2025 yılına göre %30 azalacağını öngörüyoruz. Pazar payında %4’lük bir iyileşme beklentimizle, Türk Traktör’ün iç satış hacminin 2026 yılında yıllık bazda %24 azalarak 12.190 adede ulaşacağını tahmin ediyoruz. Türk Traktör, 2025 yılındaki 16.000 adede kıyasla 2026 yılında 11.500-14.500 adet iç satış hacmi hedefliyor.
2026 yılında ihracat pazarlarında toparlanma bekleniyor. Küresel traktör pazarı, Hindistan’daki güçlü traktör talebi (%20 büyüme) sayesinde 2025 yılında %5 oranında büyüdü. Nitekim, Hindistan hariç tüm büyük pazarlarda traktör talebi 2025 yılında azaldı. Türk Traktör’ün toplam ihracatının yaklaşık %80’ini oluşturan Kuzey Amerika ve Avrupa traktör pazarları, 2024’e kıyasla 2025’te sırasıyla %9 ve %3 oranında daraldı. Önde gelen küresel traktör üreticileri, 2025’e kıyasla 2026’da ABD (küçük boyutlu traktörler) ve Avrupa traktör pazarlarında yaklaşık %5’lik bir büyüme öngörüyor. 2025’teki %12’lik daralmanın ardından, 2026’da Türk Traktör’ün ihracat hacimlerinde %10’luk bir büyüme tahmin ediyoruz. 2026 için 12.136 adetlik ihracat hacmi varsayımımız, şirketin 11.000-13.500 adetlik öngörüsüyle uyumlu.
2026’da daralan satış hacmi nedeniyle zayıf finansal görünüm. Tüm rakamları bir araya getirdiğimizde, Türk Traktör’ün 2026 yılında toplam satış hacmindeki %10 daralma beklentimiz sonucu reel olarak yıllık %14 düşüşle 57,36 milyar TL net satış geliri elde edeceğini öngörüyoruz. 2025’teki %48’den 2026’da %44’e düşmesi beklenen KKO ve toplam cirodaki yurtiçi satış payının azalması nedeniyle 2026 yılında şirketin FAVÖK marjında 1,2 yüzde puanlık bir erime öngörüyoruz. Bu, 2026 FAVÖK rakamında yıllık %26’lık bir reel düşüşe işaret ediyor. Şirketin zayıflayan faaliyet performansı ve enflasyonun düşmesiyle gerilemesini tahmin ettiğimiz parasal kazançlar nedeniyle 2026 yılında net zarar kaydedeceğini hesaplıyoruz. Borçlanma oranlarındaki gerileme, Ziraat Bankası’ndan alınan kredilerin kullanım payının artması ve seçim öncesi dönemde tarım sektörüne yönelik hükümet desteklerinin potansiyel artışı nedeniyle 2027’den itibaren yurtiçi traktör pazarında güçlü bir toparlanma bekliyoruz.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!



















