Nvidia bilançosu yine büyük bir heyecan eşliğinde açıklandı. Karlılık tarafında %75 brüt kar marjı seviyesine tekrardan yükselen Nvidia, çeyreklik gelirlerde beklentiyi aşarken önümüzdeki çeyrek için de beklentileri sert şekilde yukarı revize etti. Networking gelirleri beklentilerin %10 civarında üzerinde açıklanırken bu taraftaki gelir 10 milyar USD seviyelerine kadar çıktı, Professional visualization tarafında da sert bir yükseliş görüldü ve bu kalem 1,7 milyar USD seviyelerinde gerçekleşti. Detaylarına inelim.
Kar marjından başlayalım, yükselişin ana etkeni stok tarafındaki durumun iyileşmesinden kaynaklıyor ve Blackwell çiplerin yüklü teslimatları ve yüksek ölçekteki üretim-teslimat döngüsü, tekrar Nvidia’yı Hopper seviyelerindeki karlılığa ulaştırmış duruma. Blackwell Ultra’nın çok kusursuz bir geçiş yaşaması ve yazılım entegrasyonuna çok önden müdahale edilmesi, GB300’lerin gelişini pürüzsüz bir hale getirmiş durumda. Stok tarafında bir miktar yükseliş görüyoruz, bunun ana nedeni ise gelecek çeyrekte karşılaşılacak olan çok güçlü talebe karşı bir pozisyon alma amacı taşıyor. Karlılık tarafında muhtemelen Hopper-Blackwell geçişindeki gibi bir düşüş ve oynaklık Rubin geçişinde yaşanmayacaktır, sebebi ise Rubin’in çok daha az kablo kullanan ve plug-in bir paketle geliyor olması. Bu sayede çok kasalara çok daha rahat entegre edilecek ve operasyonel riskler azaltılacak. Bu hafta Rubin örneklerinin artık dağıtımına başlandığı da analist toplantısında söylendi. Hafıza tarafında yaşananlardan ise karlılık tarafında hiçbir etki beklenmiyor. Yani bir sorun yok.
Gelelim gelirler tarafına. Gelirlerin çok güçlü geleceğini ve beklentinin yukarı revize edileceğini aslında son dönemde Blackwell’in yazılım update’lerinin çok güçlü bir performans artışı yaratmasından anlamıştık. Blackwell platformu, NVlink ile desteklerek ve sistem boyutunda artık çok verimli çalışan, inference süreçlerinde rakiplerini büyük ölçüde geride bırakan bir yapı olmuş durumda ve tartışmasız bir Nvidia liderliğini bizlere gösteriyor. Büyük ölçüde deme sebebimi birazdan açacağım. Arz tarafında ise şu anda bir sorun beklenmiyor önümüzdeki çeyrekler için pozisyon alınmış durumda. Diğer taraftan gelirler içerisinde hyperscaler payının %50’nin hafif üzerinde kaldığını görüyoruz, bu oldukça pozitif bir durum, büyük Cloud şirketlerinin Nvidia gelirleri üzerindeki dominasyonu azalıyor. Bunun sebeplerinden başlıcası kamu tarafından gelen talebin tam 3 katına çıkmış olması (Kanada, Fransa, Hollanda’dan güçlü talep), neocloud’ların yükselişi. Burada da biraz daha detaya ineceğiz ancak hyperscaler payının düşmesi oldukça önemli bir gelişme. Professional Visualization kaleminde ise gördüğümüz yükseliş aslında robotik ve dijital ikizler tarafındaki training talebinin nihayet ölçeklenmeye başladığını bizlere gösteriyor. Bu aynı zamanda Nvidia’nın endüstriyel alanlardaki çalışmalarının birçok sektörde de meyvesini aldığını gösteriyor, otonom sürüşteki ölçeklenme de elbette burada pay sahibi. Oyun tarafına baktığımızda rakamlar iyi ancak gelecek çeyreklerde bir arz sorunun yaşanacağı belirtilmiş duruda, hafıza çipleri kaynaklı bir sorun burada yaşanıyor olabilir, AI öncelikli kapasite artışlarının neticesinde oyun ve edge dediğimiz cihaz kullanımı biraz hırpalanıyor gibi görünüyor. Networking tarafında gördüğümüz gelirler ise belki de resmin en önemli parçası. Daha önceki çeyreklerde çokça bahsettiğim Cloud computing-Networking korelasyonu artık kendisini gösteriyor. Blackwell platformunun ana fark yarattığı konu, networking sayesinde yarattığı ölçeklenme etkisi, bu rakamlar CPU da dahil olmak üzere tüm sistemin tedarik edildiğini gösteriyor.
Çin tarafına baktığımızda buradan olumlu pek bir haber gelmiş değil ancak Çin’li çip üreticilerinin bir tehdit yarattığına değiniliyor. Bu çok önemli, Deepseek’in yeni modelini Nvidia ve AMD’ye test ettirmek yerine Çin’li üreticilere test ettirecek olması, bağlam olarak yerine oturuyor. Geçen sene yeni bir Deepseek şoku yaşayıp yaşamayacağımıza dair yazdığım yazı şu an tekrar incelenebilir, Deepseek’in yeni software-driven ekosistem kurma çabaları, Biren ve Cambricon şirketleri V4 modelinin tanıtımı ile hareketlenebilir. Çin’den yana pek bir umut beslememek gerekiyor.
Uzay tarafından da bahsedildiğini görüyoruz ve yine geçen seneki yazıda detaylı anlattığım soğutma sorunları Jensen’in gündemindeydi. Ancak uzayda elde edilen imaging gibi alanlarda yaratılan verilerin dünyaya indirilip işlenmesinin maliyetinin çok yüksek olması nedeniyle direkt yerinde bir veri işleme yapılması gerekliliğinin, aslında uzay için bildiğimiz anlamda veri merkezleri dışında da bir talep yaratacağını dile getiriyor, uzay şirketleri için önemli bir konu ve az tartışıldığını düşünüyorum.
Gelelim Rubin tarafına ve yukarıda bahsettiklerimizin gelecekteki tartışmalarına. Blackwell platformu bugün itibari ile amacına ulaşmış bir platform oldu, komple bir sistem olması sayesinde hyperscaler şirketler haricindeki yapılara da altyapı kurma fırsatı verdi ve bir rekabet de yaratıyor olduğunu göreceğiz. Rubin ile bu durum devam edecektir fakat tamamlandı demek için biraz erken. Nvidia’nın CPU’larının sistem mimarisi sayesinde yaşadığı yükselişin ikinci bacağında Bluefield DPU, Dynamo ve CPX modüllerini göreceğiz. Bunlar Rubin’de çok büyük bir eşik atlayacak ürünler olsalar da hali hazırda parça geliştirebilen hyperscaler şirketlerin kendi evlerinde ürettikleri ürünlerin maliyet tarafında Nvidia’dan iyi olması bir risk teşkil edebilir. Eğer bu kötü senaryo yaşanırsa aslında Nvidia mimari olarak sektöre yön veren ancak detaylarda hyperscaler’ların gücünü kırmayı tam olarak başaramayan bir yapıya dönebilir. Bu açıdan Rubin ile beraber bakıyor olmamız gerek süreçler tamamen yan ürünler olacak, kısa vadede herhangi bir risk yok ancak Broadcom gibi bu yan parçaları ve network ekipmanlarını da üreten şirketlerden umudu kesmemek lazım. TPU’ların şu anda Rubin ile sistem mimarisi tarafında yarışamıyor olduğunu görüyoruz, elbette geliştirmeler gelecektir ancak belli bir aralık için TPU’ların spesifik alanlardaki ucuzluk avantajının da kalkması Rubin döneminde mümkün, devamı için ise Feynman’ı görmeliyiz.
Nvidia tüm bu sistem boyutundaki gücü ve hakimiyeti sayesinde robotik, radyo altyapısı, wireless süreçler gibi alanlarda da ayak izini arttırmış durumda. Blacwell’in yarattığı etkiyi bu kalemlerde ilk kez bu kadar net gördük. Rubin çok daha büyük bir etki yaratma potansiyeline sahip, önceki bilanço açıklamasında Rubin mimarisini detaylandırmıştık. Groq devralmasından da inference odaklı bir hamle olarak Jensen bahsetti ancak tabi elimizde bir taslak yok. Feynman’ı da önümüzdeki çeyreklerde konuşmamız gerekecek. Feynman, Nvidia’nın Hopper ile başlayan, Blackwell ile büyüyen ve Rubin ile zirveye ulaşan liderliğinin önündeki en kritik viraj olacaktır diye tahmin ediyorum. Özel amaçlı çipler ve TPU’lar çok hızlı değişen sistem mimarileri ve yazılım ekosistemleri dünyasında bu kadar popüler ürünler olarak kalmayabilirler.
Özetle Çin hariç kusursuz bir gün geride kalıyor Nvidia için. Yeni teknolojiler, mevcut sistemler, ana ürün gücü ve performansı rakipsiz konumunu sürdürüyor. Çip sektörü ve enerji sektörü için son dönemde yaşanan tartışmalarda unutulan bir konu var, GDP’nin büyük bir kısmını ele geçirecek diye korkulan AI, emek zamanı çiplere vermekten başka bir şey değil. Sektörde son gelişmelere baktığımızda hala tam olarak fiyatlanmamış bir konu. Nvidia değerlemesinde her yeni çeyrekte geleceği bir adım daha aydınlanıyor olarak gören piyasa, Nvidia’yı 300 USD seviyelerine doğru fiyatlamalı diye düşünüyorum. Pozisyon eklenmeye devam edilmeli.
Günün diğer önemli bilançolarını ise bilanço günlükleri videosunda ele alacağız.
Utku Oktay Acundeğer


















