18–24 Şubat CFTC raporlama haftası, ekonomik takvim açısından görece sakin geçerken jeopolitik ve politik gerilimin yoğunlaştığı bir dönem oldu. Hafta içinde ABD ve İranlı yetkililerin Cenevre’de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İran’dan gelen nispeten olumlu açıklamalar, piyasalara kısa süreli destek sağladı. Ancak devam eden süreçte hem jeopolitik riskler hem de para politikası kaynaklı gelişmeler yeniden gündemin odağına yerleşti. ABD’nin Orta Doğu’ya uçak gemileri, savaş uçakları ve tankerler sevk etmesi dikkat çekerken, The Wall Street Journal’da yer alan haberde Donald Trump’ın İran’ı nükleer anlaşmaya zorlamak amacıyla sınırlı bir askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiği belirtildi. Habere göre ilk aşamada belirli askeri veya hükümet tesislerinin hedef alınabileceği, gerekmesi halinde operasyonların kademeli olarak genişletilebileceği ifade edildi. Trump’ın İran’a anlaşma için 10–15 günlük süre tanıdığı, askeri sevkiyatın ise mart ortasına kadar tamamlanmasının beklendiği aktarıldı. Birleşmiş Milletler diplomatik sürenin daraldığı uyarısında bulunurken, artan risk algısı piyasalarda temkinli duruşu güçlendirdi ve güvenli liman varlıklarına yönelimi artırdı. ABD’de iç politika ve ticaret cephesinde de önemli gelişmeler yaşandı. ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın tarifelere dayanak yaptığı Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’nın başkana doğrudan gümrük vergisi koyma yetkisi vermediğine 6’ya karşı 3 oyla hükmetti. Mahkeme, Anayasa gereği vergi ve gümrük vergisi koyma yetkisinin Kongre’ye ait olduğunu vurgularken, IEEPA’nın ithalatı düzenleme yetkisi tanıdığını ancak açık bir tarife koyma yetkisi içermediğini belirtti. Trump ise kararı “hayal kırıklığı” olarak nitelendirerek farklı ve daha güçlü yasal dayanakların kullanılabileceğini açıkladı. Bu kapsamda 1974 Ticaret Yasası’na dayanarak yüzde 10’luk yeni bir gümrük vergisi getirdiğini ve söz konusu oranın cumartesi günü yüzde 15’e çıkarılabileceğini duyurdu. Yüzde 10’luk tarife 24 Şubat itibarıyla yürürlüğe girerken, oran artışına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtiliyor. Bu gelişmeler küresel ticaret savaşlarına ilişkin endişeleri yeniden artırdı. Avrupa Birliği de artan belirsizlik nedeniyle ABD ile yürütülen ticaret anlaşmasının onay sürecini askıya aldı. Söz konusu anlaşma, AB ihracatına yüzde 15 vergi uygulanmasını, ABD sanayi ürünlerine ise vergisiz erişim sağlanmasını öngörüyordu. Trump ayrıca “oyun oynamak” isteyen ülkelerin çok daha yüksek tarifelerle karşılaşabileceğini ifade etti. Jeopolitik cephede, ABD’nin İran’a 48 saat içinde ayrıntılı bir nükleer anlaşma taslağı sunması halinde Cenevre’de yeni bir görüşmeye hazır olduğu bildirildi. ABD’li bir yetkili, kapsamlı bir anlaşma öncesinde geçici bir mutabakatın da değerlendirilebileceğini belirtirken, bu sürecin Trump’ın olası sert adımlarından önceki “son fırsat” olarak görülebileceği ifade ediliyor. Taraflar perşembe günü tekrardan müzakere edecekler. Para politikası tarafında ise FOMC toplantı tutanaklarının piyasa beklentilerine kıyasla daha şahin bir ton içermesi, 2026 yılına ilişkin faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesine neden oldu. Fed üyesi Waller, faiz indirimi kararının mart başında açıklanacak işgücü piyasası verilerine bağlı olacağını belirtirken, Fed vadeli işlemlerinde mart ayı için bir faiz indirimi olasılığının şu aşamada fiyatlanmadığı görülüyor. Asya tarafında ise Japonya ile ABD arasında toplam 550 milyar dolar büyüklüğündeki yatırım paketinin ilk aşamasını oluşturan 36 milyar dolarlık bölüm üzerinde uzlaşı sağlandı. Anlaşma; doğalgaz, mineraller, yapay zekâ ve enerji alanlarında iş birliğini kapsıyor. Genel çerçevede, söz konusu haftada ekonomik veri akışı sınırlı kalırken; jeopolitik riskler, ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler ve para politikasına yönelik beklentiler piyasalardaki fiyatlamaların ana belirleyicileri oldu. Dolar endeksi haftaya 97,13 seviyesinden başladı ve Trump’ın ek gümrük tarifeleri açıklaması ile 98,08 kadar yükseliş kaydetti. Geri çekilmeler olsa da %0,78 pozitiflik ile 97,88 haftayı tamamladı. CFTC verilerine göre raporlama haftasında EUR, JPY, AUD ve XAU kontratlarında alıcılı seyir gözlenirken, diğer kontratlarda satış baskısı hâkim oldu.
EUR/USD paritesi 1,1852 seviyesinden başladığı haftayı, dolar endeksinde haftanın sonuna doğru görülen alıcılığın etkisiyle %0,70 düşüşle 1,1772 seviyesinde kapattı. Net EUR kontratlarında önceki haftaya kıyasla geri çekilme olurken, piyasa genelinde yön eğilimi %68 ile uzun tarafta kaldı.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!


















