ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları
ABD hisse senedi piyasaları, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes anlaşmasının ardından jeopolitik risklerin azalmasıyla güçlü bir toparlanma sergiledi. Küresel piyasalarda artan iyimserlik risk iştahını desteklerken, enerji krizine yönelik endişelerin hafiflemesi hisse senetlerinde alımları beraberinde getirdi. Ateşkes anlaşmasının ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine yönelik beklentiler piyasalar açısından kritik bir rahatlama unsuru oldu. Petrol fiyatlarında ise sert bir geri çekilme dikkat çekti. WTI ham petrol fiyatı yaklaşık %16 düşüşle varil başına 95 dolar seviyesine gerileyerek son altı yılın en sert düşüşlerinden birini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki bu düşüş, enflasyon baskılarının azalabileceği ve buna bağlı olarak Fed’in 2026 yılında faiz indirimine gidebileceği beklentilerini yeniden gündeme taşıdı.
Piyasalarda volatilite göstergesi olan VIX endeksinin mart ayı başından bu yana en düşük seviyelerine gerilemesi, yatırımcıların risk algısındaki hızlı iyileşmeye işaret etti. Özellikle daha önce yüksek yakıt maliyetleri nedeniyle baskı altında kalan havayolu şirketleri güçlü yükselişler kaydederken, gelişmekte olan ülke hisse senetlerinde pandemi sonrası en güçlü artışlardan biri görüldü. Hedge fonların ABD hisse senetlerine karşı aldıkları pozisyonları hızla kapatmaları da yükselişi destekleyen önemli faktörlerden biri oldu.
Şirket haberleri tarafında ise enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların etkileri öne çıktı. Delta Air Lines, İran savaşı nedeniyle artan yakıt maliyetlerinin haziran ayına kadar 2 milyar doların üzerinde ek yük yaratmasını beklediğini açıkladı. Exxon Mobil ise Orta Doğu’daki operasyonel aksaklıklar nedeniyle küresel üretiminin %6’sını kaybettiğini duyurdu. Teknoloji tarafında Meta Platforms, CEO Mark Zuckerberg liderliğinde yapay zeka yatırımlarını hızlandırarak yeni nesil bir model tanıttı. Genel olarak piyasaların yönünün büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı olmaya devam ettiği, ancak ateşkesle birlikte kısa vadede riskli varlıklara yönelik güçlü bir rotasyonun başladığı görülüyor.
Kapanış itibariyle ABD hisse senedi piyasalarında güçlü alıcılı bir görünüm izlendi. Dow Jones endeksi %2,85 yükselişle 47.910 seviyesinde kapanırken, S&P 500 endeksi %2,51 artışla 6.783 seviyesine yükseldi. Nasdaq endeksi ise %2,80 primle 22.635 seviyesinde kapanarak özellikle teknoloji hisselerinde güçlü toparlanmaya işaret etti. Endekslerdeki yükseliş geniş tabanlı olurken risk iştahındaki artışın piyasaların geneline yayıldığı görüldü. Sektörel görünümde sanayi sektörü %3,76 yükselişle günün en güçlü performansını sergilerken, iletişim hizmetleri sektörü %3,44 artışla pozitif ayrıştı. Materyaller sektörü ise %3,39 yükselişle en iyi performans gösteren diğer sektörler arasında yer aldı. Buna karşılık enerji sektörü %3,66 düşüşle seansı ekside kapatan tek sektör oldu. Avrupa hisse senedi piyasalarında da güçlü alımlar dikkat çekti. Euro Stoxx 50 endeksi %4,97 yükselişle 5.913 seviyesinde kapanırken, İngiltere FTSE 100 endeksi %2,51 artışla 10.609 seviyesine yükseldi. Fransa CAC 40 endeksi %4,49 primle 8.264 seviyesinde kapanırken Almanya DAX endeksi %5,06 yükselişle 24.081 seviyesinde günü tamamladı. Avrupa piyasalarında genel olarak güçlü ve geniş tabanlı bir yükseliş eğilimi öne çıktı.
Yarın ABD tarafında PCE, kişisel tüketim ve gelir, haftalık işsizlik başvuruları ve toptan satış envanterleri verileri takip edilecek; Avrupa tarafında ise Almanya sanayi üretimi verisi takip edilecek.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)

FX piyasalarında dolar endeksi (DXM6) %0,87 düşüşle 98,82 seviyesine gerilerken majör para birimlerinde dolar karşısında değer kazanımları izlendi. EUR/USD paritesi (ECM6) %0,78 artışla 1,1701 seviyesine yükselirken, GBP/USD (BPM6) %1,09 primle 134,00 seviyesinde fiyatlandı. JPY/USD (JYM6) ise %0,78 artışla 63,42 seviyesinde işlem gördü. Dolar endeksindeki geri çekilme, jeopolitik risklerin azalması ve risk iştahındaki artışın güvenli liman talebini zayıflatmasıyla ilişkilendirildi. Değerli metaller tarafında yükseliş eğilimi öne çıktı. Spot altın %0,39 artışla 4.724,88 dolar seviyesine yükselirken spot gümüş %2,03 primle 74,49 dolar seviyesinde işlem gördü. Vadeli işlemler tarafında ise altın kontratı (GCM6) %1,46 artışla 4.753,20 seviyesine yükselirken gümüş (SIK6) %3,55 artışla 74,54 seviyesinde fiyatlandı. Değerli metallerdeki bu görünüm, doların zayıflamasına ek olarak risk iştahındaki toparlanmaya rağmen enflasyon beklentilerinin ve portföy çeşitlendirme talebinin destekleyici olmaya devam ettiğine işaret ediyor. Enerji piyasasında sert satışlar dikkat çekti. WTI ham petrol (CLK6) %14,71 düşüşle 96,33 dolar seviyesine gerilerken Brent petrol de çift haneli kayıplar kaydetti. Ürün tarafında benzer şekilde gasoil, benzin ve heating oil kontratlarında da belirgin düşüşler izlendi. Jeopolitik tansiyonun düşmesi ve arz kesintisi riskinin azalmasına yönelik beklentiler petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı yarattı. Doğal gaz tarafında da zayıf seyir devam ederken ABD ve Avrupa kontratlarında düşüşler öne çıktı. Endüstriyel metaller tarafında ise karışık bir görünüm izlendi. LME bakır %3,22 artışla 12.709 dolar seviyesine yükselirken LME nikel %2,09 prim yaptı. Buna karşılık alüminyum %0,60 düşüş kaydederken demir cevheri %1,33 geriledi. Vadeli bakır kontratı (HGK6) ise %3,50 artışla 575,75 seviyesinde fiyatlandı. Baz metallerdeki bu ayrışma, bir yandan küresel büyüme beklentilerindeki iyileşme sinyallerine diğer yandan arz dinamiklerine bağlı fiyatlamaların devam ettiğine işaret ediyor
Eurotahvil Piyasaları
ABD tahvil piyasasında gün genelinde alım yönlü bir seyir izlendi. Getiriler eğri boyunca gerilerken özellikle kısa ve orta vadeli tahvillerde düşüş dikkat çekti. ABD 2 yıllık tahvil getirisi 1,0 baz puan düşüşle %3,777 seviyesine gerilerken, 3 yıllık getiri 2,3 baz puan azalışla %3,789 seviyesinde oluştu. 5 yıllık tahvil getirisi 2,1 baz puan düşüşle %3,908 seviyesine gerilerken, 7 yıllık getiri 2,1 baz puan azalarak %4,086 seviyesine indi. ABD 10 yıllık tahvil getirisi ise 1,6 baz puan düşüşle %4,277 seviyesinde dengelendi. Getirilerdeki aşağı yönlü hareket, jeopolitik risklerin azalması ve petrol fiyatlarındaki sert geri çekilmenin enflasyon beklentilerini sınırlamasıyla tahvil piyasasında alımların güç kazandığına işaret etti. Avrupa tahvil piyasalarında da benzer şekilde alıcılı bir seyir öne çıktı. Almanya 10 yıllık tahvil getirisi %2,940 seviyesine gerilerken, Fransa 10 yıllık tahvil getirisi %3,577 seviyesinde oluştu. İngiltere 10 yıllık tahvil getirisi %4,706 seviyesinde izlenirken, İtalya 10 yıllık tahvil getirisi %3,703 seviyesine geriledi. İspanya 10 yıllık tahvil getirisi %3,380 seviyesinde, Portekiz 10 yıllık tahvil getirisi ise %3,325 seviyesinde gerçekleşti. Avrupa genelinde getirilerdeki geri çekilme, küresel risk iştahındaki toparlanma ve enerji fiyatlarındaki düşüşün yarattığı dezenflasyonist beklentilerle ilişkilendirildi. Gelişmekte olan ülke tahvil piyasalarında ise karışık bir görünüm izlendi ancak genel olarak getirilerde sınırlı geri çekilme dikkat çekti. Brezilya 10 yıllık USD tahvil getirisi %5,962 seviyesinde gerçekleşirken, Meksika 10 yıllık USD tahvil getirisi %5,893 seviyesinde oluştu. Şili 10 yıllık USD tahvil getirisi %4,978 seviyesinde izlenirken, Katar 10 yıllık USD tahvil getirisi %4,507 seviyesine geriledi. Suudi Arabistan 10 yıllık USD tahvil getirisi %5,037 seviyesinde, Filipinler %5,083, Endonezya %5,212 ve Peru %5,330 seviyelerinde fiyatlandı. Türkiye 10 yıllık USD tahvil getirisi ise %7,004 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’nin risk primi tarafında ise belirgin bir iyileşme izlendi. 5 yıllık CDS primi 38,6 baz puan düşüşle 245,84 seviyesine gerileyerek ülke risk algısında toparlanmaya işaret etti.
















