ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları

ABD hisse senedi piyasaları, ABD-İran geriliminin yeniden tırmanması ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümüne ilişkin endişeleri artırmasıyla negatif bir seyir izledi. Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni saldırı sinyali vermesi ve taraflar arasındaki görüşmelerin sekteye uğrayabileceğine yönelik endişeler, Orta Doğu kaynaklı risklerin piyasa fiyatlamalarında yeniden belirleyici hale gelmesine neden oldu. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik anlaşma ihtimalinin zayıflaması, enerji arzı ve petrol fiyatları üzerinden enflasyonist baskıların kalıcı olabileceği beklentisini güçlendirdi. WTI ham petrolün 90 dolar seviyesine yükselmesi, Fed’in yılın ilerleyen döneminde faiz artırımı ihtimalini yeniden gündeme taşırken, tahvil faizlerinde de yukarı yönlü hareket izlendi. ABD’de açıklanan tüketici enflasyonu verilerinde çekirdek göstergenin beklentilerin altında kalması piyasalara sınırlı rahatlama sağlasa da jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş bu etkinin önüne geçti. Teknoloji hisseleri tarafında ise yapay zekâ temasına bağlı güçlü rallinin ardından kâr satışları hızlandı; yarı iletken hisselerinde sert düşüşler görülürken, büyük teknoloji şirketlerinde değerleme hassasiyeti yeniden öne çıktı. Ayrıca yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek isteyen şirketlerden gelmesi beklenen yüksek tutarlı yeni hisse arzları, piyasanın bu arzı absorbe edip edemeyeceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Şirket haberleri tarafında yapay zekâ, halka arz, teknoloji, lojistik, finans ve perakende sektörüne yönelik gelişmeler öne çıktı. SpaceX’in halka arzına yönelik talebin arz edilen payların dört katından fazla olduğu belirtilirken, Elon Musk liderliğindeki roket, uydu ve yapay zekâ şirketine olan güçlü yatırımcı ilgisi dikkat çekti. Super Micro Computer, yapay zekâ sunucularının üretimini finanse etmek amacıyla 7 milyar dolarlık hisse arzı planı açıklamasının ardından sert değer kaybetti; bu gelişme, yapay zekâ temalı şirketlerde sermaye ihtiyacının hisse fiyatları üzerinde baskı yaratabileceğine işaret etti. Amazon’un taşımacılık ve lojistik hizmetlerini genişletmesi, sektörde rekabet endişelerini artırarak büyük kamyon taşımacılığı şirketlerinin hisselerinde sert düşüşlere neden oldu. Finans tarafında JPMorgan, Barclays ve Fifth Third Bancorp, iflas eden subprime otomobil finansman şirketi Tricolor Holdings’in tahvil yatırımcıları tarafından açılan dolandırıcılık davasında davanın reddedilmesiyle gündeme geldi. Perakende tarafında ise Cracker Barrel Old Country Store, tam yıl gelir beklentisini yukarı revize etmesi ve mağaza trafiğindeki düşüşün yavaşladığını açıklaması sonrasında güçlü yükseldi.
Kapanış itibarıyla ABD hisse senedi piyasalarında satıcılı bir görünüm izlendi. Dow Jones endeksi %1,87 düşüşle 49.919 seviyesinde kapanırken, S&P 500 endeksi %1,62 kayıpla 7.267 seviyesine geriledi. Nasdaq endeksi ise %1,98 düşüşle 25.170 seviyesinde kapanarak teknoloji hisselerindeki zayıflığın endeks performansı üzerindeki baskısını gösterdi. ABD endekslerinde satışların genele yayıldığı görülürken, Nasdaq tarafındaki daha sert geri çekilme büyüme ve teknoloji odaklı hisselerde risk iştahının zayıfladığına işaret etti. Sektörel görünümde temel tüketim sektörü %1,69 yükselişle günün en iyi performansını sergilerken, enerji sektörü %1,46 artışla pozitif ayrıştı. Gayrimenkul sektörü de %0,02 primle en güçlü üçüncü sektör oldu. Buna karşılık sanayi sektörü %3,41 düşüşle günün en zayıf performansını gösterirken, hammadde sektörü %2,45 ve bilgi teknolojileri sektörü %2,34 kayıpla negatif ayrıştı. Avrupa hisse senedi piyasalarında ise karışık bir görünüm izlendi. Euro Stoxx 50 endeksi %0,66 düşüşle 6.010 seviyesinde kapanırken, İngiltere FTSE 100 endeksi %0,27 artışla 10.255 seviyesine çıktı. Fransa CAC 40 endeksi %0,51 kayıpla 8.162 seviyesinde kapanırken, Almanya DAX endeksi %0,97 düşüşle 24.195 seviyesinde günü tamamladı.
Yarın ABD tarafında ÜFE ile haftalık işsizlik başvurusu verileri takip edilecek; Avrupa tarafında ise Avrupa Merkez Bankası faiz kararı takip edilecek.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)

Döviz piyasalarında dolar endeksi (DXM6) %0,09 yükselişle 99,98 seviyesine çıktı. Majör para birimlerinde dolar karşısında karışık bir görünüm izlendi. EUR/USD paritesi (ECM6) %0,06 artışla 1,1546 seviyesine yükselirken, GBP/USD (BPM6) %0,11 düşüşle 133,72 seviyesinde fiyatlandı. JPY/USD (JYM6) ise %0,11 kayıpla 62,32 seviyesinde işlem gördü. Dolar endeksindeki sınırlı yükselişe rağmen euro tarafında hafif toparlanma görülürken, sterlin ve yen kontratlarında zayıf bir seyir öne çıktı. Değerli metaller tarafında sert satış baskısı izlendi. Spot altın %4,18 düşüşle 4.082,89 seviyesine gerilerken, vadeli işlemler tarafında altın kontratı (GCM6) %4,21 kayıpla 4.105,80 seviyesinde fiyatlandı. Gümüş tarafında da benzer şekilde zayıf bir görünüm hakimdi. Spot gümüş %2,33 düşüşle 63,84 seviyesine inerken, gümüş kontratı (SIN6) %1,99 kayıpla 63,95 seviyesinde işlem gördü. Enerji piyasasında ise petrol ve doğal gaz tarafında güçlü alımlar dikkat çekti. WTI ham petrol %2,45 yükselişle 90,36 dolar seviyesine çıkarken, petrol kontratı (CLM6) %2,46 artışla 90,37 seviyesinde fiyatlandı. Brent petrol %2,11 yükselişle 93,38 dolar seviyesine ulaşırken, gasoil %2,16, heating oil %2,19 ve benzin %2,99 artarak enerji kompleksindeki pozitif görünümü destekledi. Doğal gaz tarafında da alıcılı seyir izlendi. ABD doğal gazı %1,34 artışla 3,18 seviyesine yükselirken, Avrupa TTF doğal gaz kontratı %3,79 artışla 50,59 seviyesinde işlem gördü. Endüstriyel metaller tarafında genel olarak zayıf bir görünüm öne çıktı. LME bakır %0,73 düşüşle 13.515,50 dolar seviyesine gerilerken, vadeli bakır kontratı (HGN6) %1,76 kayıpla 621,10 seviyesinde fiyatlandı. LME alüminyum %2,30 düşüşle 3.466 dolar seviyesine, LME nikel ise %2,14 kayıpla 17.678 dolar seviyesine geriledi. Buna karşılık demir cevheri %0,07, çelik kontratı ise %0,19 artışla sınırlı pozitif ayrıştı. Genel olarak dolar endeksindeki sınırlı yükseliş ve değerli metallerdeki sert satışlar dikkat çekerken, jeopolitik risklerin etkisiyle enerji piyasasında güçlü alımların öne çıktığı görüldü.
Eurotahvil Piyasaları
ABD tahvil piyasasında satıcılı bir seyir izlendi. Getiriler eğri genelinde yükselirken, hareketin uzun vadeli tahvillerde daha belirgin olduğu görüldü. ABD 2 yıllık tahvil getirisi 1,1 baz puan artışla %4,129 seviyesine yükselirken, 3 yıllık getiri 1,7 baz puan artışla %4,187 seviyesinde oluştu. 5 yıllık tahvil getirisi 2,1 baz puan yükselişle %4,266 seviyesine çıkarken, 7 yıllık getiri 2,4 baz puan artarak %4,401 seviyesinde gerçekleşti. ABD 10 yıllık tahvil getirisi ise 2,8 baz puan yükselişle %4,544 seviyesine çıktı. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, özellikle uzun tarafta satış baskısının öne çıktığına işaret etti. Avrupa tahvil piyasalarında da genel olarak satıcılı bir görünüm izlendi. İngiltere 10 yıllık tahvil getirisi 2,8 baz puan artışla %4,931 seviyesine yükselirken, Fransa 10 yıllık tahvil getirisi 3,9 baz puan artışla %3,846 seviyesinde oluştu. Almanya 10 yıllık tahvil getirisi 3,2 baz puan yükselişle %3,074 seviyesine çıkarken, İtalya 10 yıllık tahvil getirisi 4,8 baz puan artarak %3,846 seviyesinde gerçekleşti. İspanya 10 yıllık tahvil getirisi 4,1 baz puan yükselişle %3,519 seviyesine, Portekiz 10 yıllık tahvil getirisi ise 4,1 baz puan artışla %3,454 seviyesine çıktı. Avrupa genelinde getirilerdeki yükseliş, bölge tahvillerinde satış baskısının genele yayıldığını gösterdi. Gelişmekte olan ülke USD tahvil piyasalarında ise karışık ancak genel olarak zayıf bir seyir izlendi. Brezilya 10 yıllık USD tahvil getirisi 6,7 baz puan artışla %6,195 seviyesine yükselirken, Meksika 10 yıllık USD tahvil getirisi 2,5 baz puan artışla %6,097 seviyesinde oluştu. Şili 10 yıllık USD tahvil getirisi 4,4 baz puan, Peru 3,1 baz puan, Panama 1,3 baz puan ve Kolombiya 0,2 baz puan yükseldi. Buna karşılık Arjantin 10 yıllık USD tahvil getirisi 1,2 baz puan düşüşle %9,507 seviyesine gerilerken, Katar, Suudi Arabistan, Filipinler ve Endonezya tahvillerinde de sınırlı alıcılı seyir izlendi. Türkiye 10 yıllık USD tahvil getirisi 4,1 baz puan artışla %7,133 seviyesine yükselirken, tahvil fiyatı 96,988 / 97,576 seviyesinde oluştu. Türkiye’nin risk primi tarafında da sınırlı bozulma görüldü; 5 yıllık CDS primi 1,47 baz puan artışla 241,37 seviyesine yükselerek ülke risk algısında hafif zayıflamaya işaret etti.















