ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları

ABD hisse senedi piyasaları, Fed’in faiz kararının ardından beklenenden daha şahin bir mesaj vermesi ve İran savaşının enflasyon üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelerin yeniden öne çıkmasıyla negatif bir seyir izledi. Fed politika faizini değiştirmezken, yeni Başkan Kevin Warsh’ın “fiyat istikrarı” vurgusu ve 2% enflasyon hedefinin yeniden değerlendirilmeyeceğini belirtmesi, piyasada sıkı para politikasının daha uzun süre korunabileceği algısını güçlendirdi. Fed üyelerinin yıl içinde faiz artırımı konusunda bölünmüş bir görünüm sergilemesi ve dokuz üyenin en az bir faiz artışı öngörmesi sonrasında para piyasaları ekim ayına kadar bir faiz artırımını tamamen fiyatladı. Bu görünümle ABD endekslerinde değer kayıpları seyredildi. Kısa vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş dikkat çekerken Dolar endeksindeki güçlenme de risk iştahı üzerinde baskı yarattı, Euro ve Sterlin Dolara karşı değer kaybetti. Petrol fiyatlarının gün içinde yatay seyretmesine rağmen, Orta Doğu kaynaklı arz ve enflasyon risklerinin Fed’in karar setinde belirleyici olmaya devam etmesi yatırımcıların temkinli pozisyonlanmasına neden oldu. Daha yüksek faiz beklentileri ve güçlü doların etkisiyle spot altın da sert geri çekildi.
Şirket haberleri tarafında uzay, savunma, finansal piyasalar, mobilya perakendesi ve biyoteknoloji sektörlerine yönelik gelişmeler öne çıktı. SpaceX, halka arzının ardından ilk kez düşüş kaydederek %4,3 geriledi ve şirketin Amazon’u geride bırakarak dünyanın en büyük beşinci şirketi konumuna yükselmesini sağlayan üç günlük rallisi sona erdi. Blue Origin, geçtiğimiz ay New Glenn roketinin patladığı Florida fırlatma sahasını yeniden inşa etmeye başladı; şirketin yıl içinde yeniden uçuş gerçekleştirmeyi ve SpaceX’e karşı rekabet gücünü artırmayı hedeflediği belirtildi. Finansal piyasalar tarafında CME Group CEO’su Terry Duffy’nin 25 yılı aşan görevinin ardından 1 Mart’ta CEO’luk görevinden ayrılarak icra kurulu başkanlığına geçeceği, CFO Lynne Fitzpatrick’in ise CEO görevini devralacağı açıklandı. Mobilya perakendesi tarafında La-Z-Boy, dördüncü çeyrekte hisse başına düzeltilmiş kârının analist beklentilerini aşmasının ardından güçlü yükseldi. Biyoteknoloji tarafında ise UniQure, Huntington hastalığına yönelik gen terapisi için yeni bir çalışma yürütmeden ABD onayı başvurusunda bulunabileceğini açıklaması sonrasında sert yükseliş kaydetti.
Kapanış itibarıyla ABD hisse senedi piyasalarında satıcılı bir görünüm izlendi. Dow Jones endeksi %0,97 düşüşle 51.493 seviyesinde kapanırken, S&P 500 endeksi %1,21 kayıpla 7.420 seviyesine geriledi. Nasdaq endeksi ise %1,34 düşüşle 26.022 seviyesinde kapanarak teknoloji ve büyüme odaklı hisselerdeki zayıflığın endeks performansı üzerindeki baskısını gösterdi. ABD endekslerinde satışların genele yayıldığı görülürken, Nasdaq tarafındaki daha belirgin geri çekilme risk iştahındaki zayıflamaya işaret etti. Sektörel görünümde tüm sektörler değer kaybederken, iletişim hizmetleri sektörü %2,98 düşüşle günün en zayıf performansını gösterdi. Takdirsel tüketim sektörü %2,69 kayıpla negatif ayrışırken, gayrimenkul sektörü de %2,46 düşüşle en zayıf üçüncü sektör oldu. Avrupa hisse senedi piyasalarında ise karışık bir görünüm izlendi. Euro Stoxx 50 endeksi %0,68 yükselişle 6.300 seviyesinde kapanırken, İngiltere FTSE 100 endeksi %0,14 artışla 10.509 seviyesine çıktı. Fransa CAC 40 endeksi %0,20 kayıpla 8.431 seviyesinde kapanarak negatif ayrışırken, Almanya DAX endeksi %0,10 yükselişle 24.935 seviyesinde günü tamamladı.
Yarın ABD tarafında haftalık işsizlik başvurusu verileri; Avrupa tarafında ise Euro Bölgesi inşaat verisi ile İngiltere faiz kararı takip edilecek.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)

Döviz piyasalarında dolar endeksi (DXM6) %1,03 yükselişle 100,30 seviyesine çıktı. Majör para birimlerinde dolar karşısında genel olarak zayıf bir görünüm izlendi. EUR/USD paritesi (ECM6) %1,06 düşüşle 1,1529 seviyesine gerilerken, GBP/USD (BPM6) %1,15 kayıpla 132,72 seviyesinde fiyatlandı. JPY/USD (JYM6) ise %0,22 düşüşle 62,64 seviyesinde işlem gördü. Dolar endeksindeki güçlü yükseliş, Fed’e ilişkin daha şahin fiyatlamaların ve artan faiz beklentilerinin döviz piyasaları üzerinde belirleyici olduğunu gösterirken, majör para birimlerinde dolar karşısında satış baskısı öne çıktı. Değerli metaller tarafında da sert satış baskısı izlendi. Spot altın %2,04 düşüşle 4.242,94 seviyesine gerilerken, vadeli işlemler tarafında altın kontratı (GCM6) %2,17 kayıpla 4.260,00 seviyesinde fiyatlandı. Gümüş tarafında da zayıf görünüm belirgindi. Spot gümüş %3,98 düşüşle 67,24 seviyesine inerken, gümüş kontratı (SIN6) %3,95 kayıpla 67,76 seviyesinde işlem gördü. Enerji piyasasında ise daha yatay ve karışık bir görünüm izlendi. WTI ham petrol %0,16 yükselişle 76,17 dolar seviyesine çıkarken, petrol kontratı (CLM6) aynı şekilde %0,16 artışla 76,17 seviyesinde fiyatlandı. Brent petrol %0,08 yükselişle 79,02 dolar seviyesine ulaştı. Buna karşılık gasoil %0,86 düşüşle 889,50 seviyesine geriledi. Doğal gaz tarafında ise satış baskısı öne çıktı; ABD doğal gazı %1,64 düşüşle 3,19 seviyesine, Avrupa TTF doğal gaz kontratı ise %0,55 kayıpla 41,54 seviyesine indi. Endüstriyel metaller tarafında karışık bir görünüm izlendi. LME alüminyum %0,65 yükselişle 3.410,50 dolar seviyesine çıkarken, LME bakır %0,29 artışla 13.814,50 dolar seviyesinde fiyatlandı. LME nikel de %0,36 primle 18.060 dolar seviyesine yükseldi. Buna karşılık vadeli bakır kontratı (HGN6) %2,47 düşüşle 640,45 seviyesine gerilerken, demir cevheri %1,13 ve çelik kontratı %0,60 kayıpla negatif ayrıştı. Genel olarak dolar endeksindeki güçlü yükselişin döviz piyasalarında belirgin baskı yarattığı, değerli metallerde sert satışların öne çıktığı, enerji tarafında ise petrol fiyatlarının sınırlı pozitif kalmasına rağmen doğal gaz kontratlarında zayıf seyrin dikkat çektiği görüldü.
Eurotahvil Piyasaları
ABD tahvil piyasasında satıcılı bir seyir izlendi. Getiriler eğri genelinde yükselirken, hareketin özellikle kısa vadeli tahvillerde daha belirgin olduğu görüldü. ABD 2 yıllık tahvil getirisi 16,0 baz puan artışla %4,212 seviyesine yükselirken, 3 yıllık getiri 14,0 baz puan artışla %4,234 seviyesinde oluştu. 5 yıllık tahvil getirisi 11,1 baz puan yükselişle %4,275 seviyesine çıkarken, 7 yıllık getiri 8,7 baz puan artarak %4,379 seviyesinde gerçekleşti. ABD 10 yıllık tahvil getirisi ise 5,3 baz puan yükselişle %4,493 seviyesine çıktı. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, Fed’e yönelik daha şahin fiyatlamaların özellikle kısa vadeli tahviller üzerinde baskı yarattığına işaret etti. Amerika bölgesinde Kanada 10 yıllık tahvil getirisi de 3,3 baz puan artışla %3,420 seviyesine yükseldi. Avrupa tahvil piyasalarında ise ABD’den farklı olarak daha karışık ancak genel olarak alıcılı bir görünüm izlendi. İngiltere 10 yıllık tahvil getirisi 3,7 baz puan düşüşle %4,750 seviyesine gerilerken, Almanya 10 yıllık tahvil getirisi 0,2 baz puan düşüşle %2,926 seviyesinde oluştu. İtalya 10 yıllık tahvil getirisi 0,7 baz puan gerileyerek %3,618 seviyesine inerken, İspanya 10 yıllık tahvil getirisi 0,5 baz puan düşüşle %3,341 seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık Fransa 10 yıllık tahvil getirisi 0,3 baz puan artışla %3,663 seviyesine yükselerek sınırlı negatif ayrıştı. Avrupa genelinde getirilerdeki düşüş, bölge tahvillerinde ABD tahvillerine kıyasla daha destekleyici bir fiyatlama olduğunu gösterdi. Gelişmekte olan ülke USD tahvil piyasalarında ise genel olarak zayıf bir seyir izlendi. Brezilya 10 yıllık USD tahvil getirisi 4,7 baz puan artışla %6,062 seviyesine yükselirken, Meksika 10 yıllık USD tahvil getirisi 4,4 baz puan artışla %5,960 seviyesinde oluştu. Katar 10 yıllık USD tahvil getirisi 2,5 baz puan artışla %4,599 seviyesine, Suudi Arabistan 10 yıllık USD tahvil getirisi ise 4,1 baz puan yükselişle %5,050 seviyesine çıktı. Arjantin 10 yıllık USD tahvil getirisi 0,3 baz puan artışla %8,812 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye 10 yıllık USD tahvil getirisi 1,3 baz puan artışla %6,934 seviyesine yükselirken, tahvil fiyatı 98,416 / 99,006 seviyesinde oluştu. Türkiye’nin risk primi tarafında da sınırlı bozulma görüldü; 5 yıllık CDS primi 1,90 baz puan artışla 219,83 seviyesine yükselerek ülke risk algısında hafif zayıflamaya işaret etti.














