ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları

ABD hisse senedi piyasaları, yapay zekâ temasına yönelik değerleme endişelerinin yeniden öne çıkması ve teknoloji devlerinde görülen sert satışların risk iştahını zayıflatmasıyla negatif bir seyir izledi. Yapay zekâ rallisinin aşırı fiyatlanmış olabileceğine yönelik kaygılar, özellikle büyüme ve teknoloji odaklı hisselerde kâr satışlarını hızlandırırken, Nasdaq 100 endeksi %3,5 düşüşle sert değer kaybetti. Yarı iletken hisselerini takip eden endekste kayıpların %8,5’e ulaşması, satış baskısının çip üreticileri ve bellek sağlayıcıları tarafında yoğunlaştığını gösterdi. Asya piyasalarında da benzer şekilde sert satışlar izlenirken, Güney Kore Kospi endeksinin rekor seviyelerden %10 gerilemesi, kaldıraçlı işlemler ve ETF kaynaklı satışların volatiliteyi artırdığına işaret etti. Riskten kaçış eğilimiyle ABD tahvillerine alım gelirken, Japon yeni ve İsviçre frangı gibi güvenli liman para birimleri pozitif ayrıştı. Buna karşılık Bitcoin ve Ether tarafında düşüşler izlendi. Petrol fiyatları ise ABD-İran arasındaki geçici anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı’ndan tanker geçişlerinin daha görünür hale gelmesiyle sınırlı geriledi. Piyasalarda gözler, yapay zekâ altyapısına yönelik talebin gücünü test etmesi beklenen Micron bilançosuna çevrilirken, teknoloji hisselerindeki son geri çekilmenin kalıcı bir trend dönüşümü mü yoksa alım fırsatı mı olduğu tartışması öne çıktı.
Şirket haberleri tarafında yapay zekâ, teknoloji, savunma/uzay, finans ve özel kredi piyasalarına yönelik gelişmeler dikkat çekti. SpaceX’in ilk ABD tahvil ihracına yaklaşık 89 milyar dolarlık talep geldiği belirtilirken, bu durum şirketin yatırımcı ilgisini koruduğunu ve yılın en büyük yatırım yapılabilir kredi ihraçlarından birine zemin hazırladığını gösterdi. Qualcomm’un yapay zekâ altyapı yazılımı şirketi Modular’ı yaklaşık 4 milyar dolar değerleme üzerinden satın almak üzere ileri aşamada görüşmeler yürüttüğü bildirildi; bu gelişme, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapı ekosistemindeki stratejik yatırımlarını artırdığına işaret etti. Oracle’ın son 12 ayda 21.000 çalışan azaltması ise şirketin maliyet disiplini ve yapay zekâ kaynaklı verimlilik adımlarının iş gücü üzerindeki etkisini öne çıkardı. Finans tarafında Goldman Sachs’ın hisse senedi işlem biriminin ikinci çeyrekte 5 milyar doların üzerinde gelir elde ederek yeni bir rekora yaklaşması dikkat çekerken, Apollo Global Management’ın en büyük halka açık olmayan özel kredi fonunda para çekme taleplerini yeniden sınırlandırması, özel kredi piyasasına ilişkin temkinli görünümün sürdüğünü gösterdi.
Kapanış itibarıyla ABD hisse senedi piyasalarında satıcılı bir görünüm izlendi. Dow Jones endeksi %0,09 düşüşle 51.665 seviyesinde kapanırken, S&P 500 endeksi %1,43 kayıpla 7.366 seviyesine geriledi. Nasdaq endeksi ise %2,21 düşüşle 25.587 seviyesinde kapanarak teknoloji hisselerindeki sert satış baskısının endeks performansı üzerindeki etkisini gösterdi. ABD endekslerinde Dow Jones sınırlı negatif ayrışırken, S&P 500 ve özellikle Nasdaq tarafındaki daha sert geri çekilme büyüme ve teknoloji odaklı hisselerde risk iştahının zayıfladığına işaret etti. Sektörel görünümde temel tüketim sektörü %1,78 yükselişle günün en iyi performansını sergilerken, sağlık sektörü %1,38 artışla pozitif ayrıştı. Gayrimenkul sektörü de %1,35 primle en güçlü üçüncü sektör oldu. Buna karşılık bilgi teknolojileri sektörü %3,64 düşüşle günün en zayıf performansını gösterirken, sanayi sektörü %2,03 ve hammadde sektörü %1,60 kayıpla negatif ayrıştı. Avrupa hisse senedi piyasalarında da genel olarak satıcılı bir görünüm izlendi. Euro Stoxx 50 endeksi %1,28 düşüşle 6.231 seviyesinde kapanırken, İngiltere FTSE 100 endeksi %0,09 kayıpla 10.429 seviyesine geriledi. Fransa CAC 40 endeksi %0,71 düşüşle 8.341 seviyesinde kapanırken, Almanya DAX endeksi %0,98 kayıpla 24.894 seviyesinde günü tamamladı.
Yarın ABD tarafında yeni konut satışları verisi; Avrupa tarafında ise Almanya IFO iş iklimi verileri takip edilecek.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)

Döviz piyasalarında dolar endeksi (DXM6) %0,34 yükselişle 101,14 seviyesine çıktı. Majör para birimlerinde dolar karşısında zayıf bir görünüm izlendi. EUR/USD paritesi (ECM6) %0,36 düşüşle 1,1422 seviyesine gerilerken, GBP/USD (BPM6) %0,31 kayıpla 132,00 seviyesinde fiyatlandı. JPY/USD (JYM6) ise %0,07 düşüşle 62,33 seviyesinde işlem gördü. Dolar endeksindeki yükselişin majör para birimleri üzerinde baskı yarattığı görülürken, euro ve sterlin tarafındaki kayıplar daha belirgin oldu. Değerli metaller tarafında sert satış baskısı izlendi. Spot altın %1,62 düşüşle 4.122,09 seviyesine gerilerken, vadeli işlemler tarafında altın kontratı (GCM6) %1,49 kayıpla 4.140,00 seviyesinde fiyatlandı. Gümüş tarafında satış baskısı daha sert hissedildi. Spot gümüş %5,18 düşüşle 61,72 seviyesine inerken, gümüş kontratı (SIN6) %5,81 kayıpla 62,23 seviyesinde işlem gördü. Enerji piyasasında ise karışık bir görünüm öne çıktı. WTI ham petrol %0,69 düşüşle 73,35 dolar seviyesine gerilerken, petrol kontratı (CLM6) %0,70 kayıpla 73,34 seviyesinde fiyatlandı. Brent petrol %0,98 düşüşle 77,14 dolar seviyesine indi. Benzin tarafında %0,83’lük geri çekilme izlenirken, gasoil %1,68 ve heating oil %2,48 artışla enerji kompleksi içinde pozitif ayrıştı. Doğal gaz tarafında ise ABD doğal gazı %2,95 düşüşle 3,16 seviyesine gerilerken, Avrupa TTF doğal gaz kontratı %0,74 artışla 42,20 seviyesinde işlem gördü. Endüstriyel metaller tarafında genel olarak zayıf bir görünüm izlendi. LME bakır %2,04 düşüşle 13.371,00 dolar seviyesine gerilerken, vadeli bakır kontratı (HGN6) %3,68 kayıpla 619,35 seviyesinde fiyatlandı. LME alüminyum %3,91 düşüşle 3.232,50 dolar seviyesine, LME nikel ise %3,28 kayıpla 17.172,00 dolar seviyesine geriledi. Buna karşılık demir cevheri %0,68 ve çelik kontratı %0,19 artışla sınırlı pozitif ayrıştı. Genel olarak dolar endeksindeki güçlenme ve değerli metallerdeki sert satışlar dikkat çekerken, enerji tarafında petrol fiyatları zayıfladı; sanayi metalleri tarafında ise geniş tabanlı satış baskısı öne çıktı.
Eurotahvil Piyasaları
ABD tahvil piyasasında alıcılı bir seyir izlendi. Getiriler eğri genelinde gerilerken, hareketin kısa vadeli tahvillerde daha belirgin olduğu görüldü. ABD 2 yıllık tahvil getirisi 3,2 baz puan düşüşle %4,194 seviyesine gerilerken, 3 yıllık getiri 3,4 baz puan düşüşle %4,212 seviyesinde oluştu. 5 yıllık tahvil getirisi 2,3 baz puan düşüşle %4,264 seviyesine inerken, 7 yıllık getiri 1,9 baz puan gerileyerek %4,373 seviyesinde gerçekleşti. ABD 10 yıllık tahvil getirisi ise 1,6 baz puan düşüşle %4,493 seviyesine geriledi. ABD tahvil faizlerindeki düşüş, özellikle kısa tarafta alımların daha güçlü olduğuna işaret etti. Avrupa tahvil piyasalarında da genel olarak alıcılı bir görünüm izlendi. İngiltere 10 yıllık tahvil getirisi 5,4 baz puan düşüşle %4,753 seviyesine gerilerken, Fransa 10 yıllık tahvil getirisi 2,8 baz puan düşüşle %3,678 seviyesinde oluştu. Almanya 10 yıllık tahvil getirisi 3,2 baz puan düşüşle %2,917 seviyesine inerken, İtalya 10 yıllık tahvil getirisi 1,0 baz puan gerileyerek %3,642 seviyesinde gerçekleşti. İspanya 10 yıllık tahvil getirisi 2,7 baz puan düşüşle %3,389 seviyesine, Portekiz 10 yıllık tahvil getirisi ise 2,4 baz puan düşüşle %3,281 seviyesine geriledi. Avrupa genelinde getirilerdeki düşüş, bölge tahvillerinde alıcılı seyrin genele yayıldığını gösterdi. Gelişmekte olan ülke USD tahvil piyasalarında ise genel olarak satıcılı bir görünüm izlendi. Brezilya 10 yıllık USD tahvil getirisi 4,4 baz puan artışla %6,084 seviyesine yükselirken, Meksika 10 yıllık USD tahvil getirisi 0,3 baz puan artışla %6,050 seviyesinde oluştu. Arjantin 10 yıllık USD tahvil getirisi 5,0 baz puan yükselişle %8,842 seviyesine çıkarken, Şili 0,7 baz puan, Peru 1,7 baz puan, Panama 1,4 baz puan ve Kolombiya 4,4 baz puan yükseldi. Katar, Suudi Arabistan, Filipinler ve Endonezya tahvillerinde de getirilerin yükseldiği görülürken, gelişmekte olan ülke USD tahvillerinde risk iştahının zayıf seyrettiği görüldü. Türkiye 10 yıllık USD tahvil getirisi 5,6 baz puan artışla %7,001 seviyesine yükselirken, tahvil fiyatı 97,982 / 98,524 seviyesinde oluştu. Türkiye’nin risk primi tarafında da bozulma görüldü; 5 yıllık CDS primi 5,35 baz puan artışla 224,02 seviyesine yükselerek ülke risk algısında zayıflamaya işaret etti.













