15-21 Temmuz CFTC raporlama haftasında küresel piyasalarda fiyatlamalar, ABD’de açıklanan enflasyon verileri ile ABD-İran arasında yeniden tırmanan jeopolitik gerilimin etkisi altında şekillendi. Haftanın ilk bölümünde ABD’de açıklanan haziran ayı TÜFE ve ÜFE verilerinin beklentilerin altında gerçekleşmesi, enflasyon baskılarının zayıfladığına işaret ederek Fed’in ilave faiz artırımlarına ilişkin beklentileri yumuşattı. Haziran ayında TÜFE’nin aylık bazda yüzde 0,4 gerilemesi ve yıllık enflasyonun yüzde 3,5 seviyesine inmesi, enerji fiyatlarındaki düşüşün enflasyondaki yavaşlamaya önemli katkı sağladığını gösterirken, çekirdek enflasyon göstergelerinin de beklentilerin altında kalması fiyat baskılarının kontrol altında seyrettiğine işaret etti. Benzer şekilde ÜFE verisinin de aylık bazda gerilemesi ve çekirdek üretici enflasyonunun piyasa beklentilerinin altında gerçekleşmesi, üretim maliyetlerindeki baskının sınırlı kaldığını ortaya koydu. Enflasyon verilerinin ardından Fed’in kısa vadede yeni bir faiz artırımı konusunda daha temkinli hareket edeceği beklentisi güçlenirken, ABD tahvil faizleri ve dolar endeksinde geri çekilmeler izlendi. Buna karşın hafta boyunca piyasalarda belirleyici unsur jeopolitik gelişmeler olmaya devam etti. ABD’nin İran’a yönelik hava operasyonlarını sürdürmesi ve İran’ın buna füze saldırılarıyla karşılık vermesi, Orta Doğu’da tansiyonu yeniden yükseltti. Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulacağı yönündeki İran açıklamaları enerji arzına ilişkin endişeleri artırırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri baskının süreceğine yönelik açıklamaları bölgedeki risk algısını destekledi. Umman Körfezi ve Arap Denizi’nde yaptırım kapsamındaki enerji tankerlerinin rota değişiklikleri, ABD’nin ticaret gemilerine yönelik yeni güvenlik uygulamaları ve bölgedeki petrol taşımacılığına ilişkin artan riskler enerji piyasalarının odağında yer aldı. Hafta sonuna doğru İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de ticaret rotalarını hedef alması, Hürmüz Boğazı dışında ikinci bir enerji koridorunun da risk altına girebileceği endişelerini artırırken, olası arz kesintilerine yönelik beklentiler petrol fiyatlarını destekledi. Her ne kadar ABD ile İran arasında diplomatik temasların sürdüğüne yönelik açıklamalar piyasalarda zaman zaman iyimserliği desteklese de, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkların devam etmesi yatırımcıların temkinli duruşunu korumasına neden oldu. Merkez bankaları cephesinde ise açıklanan enflasyon verileri Fed’in politika görünümünü yeniden gündeme taşıdı. Piyasalarda faiz artırımı beklentilerinin zayıflamasına rağmen Fed üyeleri temkinli mesajlarını sürdürdü. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan enflasyon risklerinin tamamen ortadan kalkmadığını vurgularken, Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson mevcut para politikası duruşunun korunmasının uygun olduğunu ancak gerektiğinde ilave sıkılaşmanın değerlendirilebileceğini ifade etti. Haftanın son bölümünde Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack da yüksek enerji fiyatlarının yeniden enflasyonist baskı oluşturabileceğine dikkat çekerek enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığını belirtti. Artan enerji fiyatlarının küresel enflasyon görünümünü yeniden bozabileceği beklentisi, yatırımcıların yılın geri kalanına ilişkin faiz beklentilerini daha temkinli fiyatlamasına neden oldu.
Dolar Endeksi raporlama haftası boyunca zayıf enflasyon verileri nedeniyle haftanın ilk bölümünde değer kaybetmesine rağmen, artan jeopolitik risklerin güvenli liman talebini desteklemesiyle yönünü yeniden yukarı çevirdi. Hafta içerisinde 100,35 seviyesine kadar gerileyen endeks, artan güvenli liman talebiyle toparlanarak haftayı %0,27 yükselişle 101,19 seviyesinde tamamladı.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!





















