
Küresel hisse senedi piyasalarında yeni haftanın ilk işlem gününde temkinli ancak genel olarak pozitif bir seyir izlendi. Wall Street’te S&P 500 endeksi gün içindeki dalgalı seyrin ardından %0,16 yükselerek 6.977,32 seviyesinden kapanırken, Nasdaq %0,26 artışla 23.734 puana çıktı. Dow Jones endeksi ise %0,17 yükseliş kaydederek 49.590 seviyesine ulaştı. Gün içinde ABD endeksleri, Fed’in bağımsızlığına ilişkin artan siyasi söylemlerin yarattığı belirsizlikle baskı altında kalsa da, kapanışa doğru gelen alımlar endekslerin günü pozitif bölgede tamamlamasını sağladı. S&P 500’ün gün içinde yeni bir rekor denemesi yapması, piyasalarda “geri çekilmelerde alım” eğiliminin korunduğuna işaret etti.
S&P 500 sektör dağılımına bakıldığında, yükselişin sınırlı ancak seçici olduğu görüldü. Bilgi teknolojileri %0,35 ile endeksi destekleyen ana sektör olurken, sanayi (%0,75), zorunlu tüketim (%1,42) ve materyaller (%0,74) de pozitif katkı sağladı. Buna karşılık finansallar %0,80, enerji %0,67 gerileyerek endeks üzerinde baskı yarattı. İletişim hizmetleri ve sağlık hisseleri ise yataya yakın seyretti. Endeks genelinde yükselen ve düşen hisse sayısının birbirine yakın olması, piyasanın geniş tabanlı bir ralli yerine dengelenme sürecinde olduğunu gösterdi.
Avrupa hisse senedi piyasalarında ise daha belirgin bir toparlanma izlendi. Almanya’da DAX endeksi %0,57 yükselerek 25.405 seviyesine çıkarken, sanayi (%0,92) ve sağlık (%1,98) hisselerindeki güçlü performans endeksi yukarı taşıdı. İletişim hizmetleri ve tüketici isteğe bağlı hisselerinde sınırlı satışlar görülse de genel tablo pozitifti. İngiltere FTSE 100 endeksi %0,16 artışla 10.140 seviyesine yükselirken, materyaller (%2,36) ve zorunlu tüketim (%0,84) sektörleri öne çıktı. Enerji ve kamu hizmetleri hisselerinde ise baskı devam etti. Fransa CAC 40 endeksi %0,04 düşüşle yataya yakın kapanırken, İspanya IBEX %0,14 yükseliş kaydetti.
Asya piyasalarında risk iştahının görece güçlü olduğu bir görünüm izlendi. Japonya Nikkei endeksi %1,61 artışla 51.939 seviyesine yükselirken, Shanghai endeksi %1,09 artışla 4.165 puana çıktı. Küresel volatilite göstergesi VIX endeksi ise %4,35 artışla 15,12 seviyesine yükselerek, piyasalarda temkinli duruşun tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi.
Küresel piyasaların ana temasını, ABD’de Fed’in bağımsızlığına ilişkin artan siyasi söylemler, yaklaşan bilanço sezonu ve ekonomik aktivitedeki görece dayanıklılık oluşturuyor. ABD ekonomisinde üretim, hizmetler ve yarı iletken talebine ilişkin olumlu sinyaller piyasalardaki iyimserliği desteklerken, özellikle banka hisselerinde kredi kartı faizlerine yönelik olası düzenlemelerin yarattığı belirsizlik finansal hisselerde baskı yaratıyor. Genel çerçevede piyasalarda “temkinli iyimserlik” hâkim olurken, yatırımcıların önümüzdeki günlerde açıklanacak enflasyon verileri ve banka bilançolarını, kısa vadeli yön açısından kritik başlıklar olarak takip ettiği görülüyor.

Döviz ve emtia piyasalarında dolar zayıf bir seyir izledi. Dolar endeksi (DXY) %0,23 düşüşle 98,66 seviyesine gerilerken, EUR/USD paritesi %0,27 yükselişle 1,1702 seviyesine çıktı. GBP/USD %0,43 artışla 1,3464 seviyesine yükselirken, Japon yeni dolar karşısında %0,19 değer kaybetti.. Değerli metallerde güçlü görünüm devam etti; altın %2,34 yükselişle 4.606,3 dolar seviyesine çıkarken, gümüş ve platin fiyatlarında da sert yükselişler izlendi. Enerji cephesinde petrol fiyatları sınırlı toparlanma gösterdi; WTI ham petrol %0,58 artışla 59,46 dolara yükselirken, Brent petrol 60 dolar civarında dengelendi. Bakır fiyatları %1,75 artışla güçlü seyrini sürdürdü.
Eurotahvil Piyasaları
Tahvil piyasasında ABD Hazine getirileri yukarı yönlü hareket etti. 2 yıllık getiri %3,54 seviyesine 0,6 baz puan artışla yükselirken, 5 yıllık getiri %3,76’ya, 10 yıllık getiri %4,19’a ve 30 yıllık getiri %4,84 seviyesine çıktı. Getiri eğrisindeki bu yukarı yönlü hareket, Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmaların uzun vadeli enflasyon beklentileri ve risk primi üzerinde baskı yarattığına işaret etti.
Kredi risk primleri tarafında Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i günü 217 baz puan seviyesinde yatay tamamlarken, Brezilya CDS’i 1 baz puan düşüşle 138’e geriledi. Güney Afrika CDS’i ise 136 seviyesinde sabit kaldı. Türkiye CDS’inin 210–220 bandında dengelenmesi, küresel oynaklığa rağmen ülke risk algısında belirgin bir bozulma olmadığına işaret ediyor.













