ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları

ABD hisse senedi piyasaları, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin yoğun haber akışına rağmen yükseliş eğilimini koruyarak tarihi zirveler civarında tutundu. İran ile olası bir anlaşmaya yönelik iyimser açıklamalar ve İsrail-Lübnan hattında geçici ateşkes beklentileri, bölgesel gerilimin kontrol altına alınabileceğine dair algıyı güçlendirdi. Piyasalarda iyimserliğe rağmen temkinli duruşun devam ettiği gözlendi.Petrol fiyatları ise arz riskleri ve Hürmüz Boğazı’na yönelik endişelerle yüksek seviyelerde kalmaya devam etti. Brent petrolün varil fiyatı 100 dolara yaklaşırken, enerji piyasasındaki bu görünüm enflasyon beklentileri açısından önemini korudu.
Makro veri tarafında haftalık işsizlik maaşı başvurularının beklentilerin altında kalması, ABD ekonomisinin dirençli yapısını koruduğuna işaret ederek hisse senedi piyasalarını destekledi. Bununla birlikte bazı stratejistler, mevcut piyasa fiyatlamalarının ikili bir senaryoya dayandığını, özellikle Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına yönelik beklentilerin zaten büyük ölçüde fiyatlandığını ve yukarı yönlü potansiyelin sınırlı olabileceğini vurguluyor.
Şirket haberleri tarafında teknoloji sektörü öne çıktı. Taiwan Semiconductor’ın güçlü gelir beklentileri, yapay zeka çiplerine olan talebin sürdüğüne işaret ederek teknoloji hisselerinde alımları destekledi. Microsoft yükselişle dikkat çekerken, Tesla Cybertruck satışlarına yönelik zayıf talep sinyalleri sonrası değer kaybetti. PepsiCo’nun beklentilerin üzerinde gelen finansalları pozitif karşılanırken, Charles Schwab güçlü varlık büyümesi ile öne çıktı. Öte yandan, Orta Doğu’daki savaşın küresel talep üzerindeki etkilerine ilişkin endişeler bazı şirketlerin görünümünü baskılamaya devam ediyor. Genel olarak, güçlü teknoloji teması ve makro dayanıklılık hisse piyasalarını desteklerken, jeopolitik riskler ve enerji fiyatları piyasa yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.
Kapanış itibariyle ABD hisse senedi piyasalarında alıcılı bir görünüm izlendi. Dow Jones endeksi %0,24 yükselişle 48.578 seviyesinde kapanırken, S&P 500 endeksi %0,26 artışla 7.041 seviyesine yükseldi. Nasdaq endeksi ise %0,36 primle 24.102 seviyesinde kapanarak özellikle teknoloji hisselerinde pozitif seyre işaret etti. Genel olarak endekslerdeki yükselişin daha sınırlı ancak genele yayılan bir görünüm sergilediği takip edildi. Sektörel görünümde enerji sektörü %1,55 yükselişle günün en iyi performansını sergilerken, gayrimenkul sektörü %1,01 artışla güçlü bir görünüm ortaya koydu. Bilgi teknolojileri sektörü %0,78 primle pozitif seyrini sürdürürken, utilities %0,67 ve materyaller %0,54 artışla diğer öne çıkan sektörler arasında yer aldı. Buna karşılık sağlık sektörü %0,77 düşüşle en zayıf performansı gösterirken, endüstriyeller %0,49 ve tüketiciye bağlı harcamalar sektörü %0,24 kayıpla negatif ayrıştı. Finansallar sektörü ise %0,21 düşüşle sınırlı negatif bir performans sergiledi. Avrupa hisse senedi piyasalarında ise karışık bir seyir izlendi. Euro Stoxx 50 endeksi %0,12 düşüşle 5.933 seviyesinde kapanırken, İngiltere FTSE 100 endeksi %0,29 artışla 10.589 seviyesine yükseldi. Fransa CAC 40 endeksi %0,14 gerileyerek 8.262 seviyesinde kapanırken, Almanya DAX endeksi %0,36 primle 24.154 seviyesinde günü tamamladı. Avrupa piyasalarında genel olarak sınırlı hareketlerin öne çıktığı ve yatırımcıların temkinli duruşunu koruduğu görüldü.
Yarın ABD tarafında perakende satış verileri ve bekleyen konut satışları takip edilecek; Avrupa tarafında ise önemli bir veri akışı bulunmuyor.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)

Döviz piyasalarında dolar endeksi (DXM6) %0,14 artışla 97,99 seviyesine yükselirken majör para birimlerinde dolar karşısında zayıf bir görünüm izlendi. EUR/USD paritesi (ECM6) %0,17 düşüşle 1,1815 seviyesine gerilerken, GBP/USD (BPM6) %0,34 kayıpla 135,28 seviyesinde fiyatlandı. JPY/USD (JYM6) ise %0,11 düşüşle 63,14 seviyesinde işlem gördü. Dolar endeksindeki sınırlı yükseliş, jeopolitik risklerin devam etmesi ve yatırımcıların temkinli duruşunu korumasıyla ilişkilendirildi. Değerli metaller tarafında karışık bir seyir öne çıktı. Spot altın sınırlı yükseliş kaydederken, vadeli işlemler tarafında altın kontratı (GCM6) %0,12 düşüşle 4.817,90 seviyesine geriledi. Gümüş tarafında ise zayıf görünüm dikkat çekti; spot gümüş gerilerken, gümüş kontratı (SIK6) %1,03 kayıpla 78,81 seviyesinde fiyatlandı. Değerli metallerdeki bu görünüm, güçlü dolar ve faizlerdeki yukarı yönlü eğilimin baskı yaratmaya devam ettiğine işaret ederken, jeopolitik riskler fiyatlarda aşağı yönü sınırlayan unsur olmaya devam ediyor. Enerji piyasasında yukarı yönlü hareketler öne çıktı. WTI ham petrol (CLK6) %2,33 artışla 93,42 dolar seviyesine yükselirken, Brent petrol %3,37 primle 98,13 dolar seviyesinde fiyatlandı. Doğal gaz tarafında da pozitif bir görünüm izlendi; ABD doğal gazı %2,18 artışla 2,67 seviyesine yükselirken, Avrupa TTF kontratı %1,67 primle 42,09 seviyesinde işlem gördü. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, arz tarafına yönelik risklerin devam etmesi ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelerle desteklendi. Endüstriyel metaller tarafında ise genel olarak sınırlı pozitif bir seyir izlendi. LME alüminyum %0,61 artışla 3.643,50 dolar seviyesine yükselirken, bakır %0,17 primle 13.270,50 dolar seviyesinde fiyatlandı. Nikel %0,58 artışla 18.239 dolar seviyesine ulaşırken, demir cevheri %0,45 yükseliş kaydetti. Vadeli bakır kontratı (HGK6) ise %0,68 düşüşle 610,30 seviyesinde fiyatlandı. Baz metallerdeki bu karışık görünüm, küresel büyüme beklentilerine ilişkin temkinli iyimserliğin sürdüğüne işaret ediyor.
Eurotahvil Piyasaları
ABD tahvil piyasasında gün genelinde satış baskısının öne çıktığı bir seyir izlendi. Getiriler eğri boyunca yükselirken özellikle uzun vadeli tahvillerde artış dikkat çekti. ABD 2 yıllık tahvil getirisi 1,4 baz puan artışla %3,776 seviyesine yükselirken, 3 yıllık getiri 1,7 baz puan artışla %3,797 seviyesinde oluştu. 5 yıllık tahvil getirisi 2,1 baz puan yükselişle %3,915 seviyesine çıkarken, 7 yıllık getiri 2,3 baz puan artarak %4,101 seviyesine ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil getirisi ise 2,8 baz puan yükselişle %4,311 seviyesinde gerçekleşti. Getirilerdeki yukarı yönlü hareket, enflasyon beklentilerinin yüksek kalmaya devam etmesi ve piyasalarda temkinli duruşun sürmesiyle ilişkilendirildi. Avrupa tahvil piyasalarında ise sınırlı bir düşüş eğilimi öne çıktı. Almanya 10 yıllık tahvil getirisi %3,028 seviyesine gerilerken, Fransa 10 yıllık tahvil getirisi %3,671 seviyesinde oluştu. İngiltere 10 yıllık tahvil getirisi %4,847 seviyesine yükselirken, İtalya 10 yıllık tahvil getirisi %3,803 seviyesinde gerçekleşti. İspanya 10 yıllık tahvil getirisi %3,479 seviyesine gerilerken, Portekiz 10 yıllık tahvil getirisi %3,419 seviyesinde fiyatlandı. Avrupa genelinde karışık seyir, küresel faiz görünümüne yönelik belirsizliklerin ve bölgesel ekonomik beklentilerin fiyatlamalara yansıdığını gösterdi. Gelişmekte olan ülke tahvil piyasalarında ise genel olarak sınırlı negatif bir görünüm izlendi. Brezilya 10 yıllık USD tahvil getirisi %5,897 seviyesinde gerçekleşirken, Meksika 10 yıllık USD tahvil getirisi %5,845 seviyesinde oluştu. Şili 10 yıllık USD tahvil getirisi %4,906 seviyesinde izlenirken, Katar 10 yıllık USD tahvil getirisi %4,353 seviyesinde gerçekleşti. Suudi Arabistan 10 yıllık USD tahvil getirisi %4,998 seviyesinde, Filipinler %5,013, Endonezya %5,102 ve Peru %5,295 seviyelerinde fiyatlandı. Kolombiya 10 yıllık USD tahvil getirisi %6,513 seviyesinde öne çıkarken, Türkiye 10 yıllık USD tahvil getirisi %6,935 seviyesinde gerçekleşti. Genel olarak gelişmekte olan ülke tahvillerinde ülke bazlı ayrışmalar dikkat çekerken, küresel faiz patikasına yönelik beklentiler fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam etti. Türkiye’nin risk primi tarafında ise artış dikkat çekti. 5 yıllık CDS primi 5,62 baz puan yükselişle 239,32 seviyesine çıkarak ülke risk algısında sınırlı bir bozulmaya işaret etti.




















