Bu hafta küresel piyasalarda ana gündem, zayıflayan ABD istihdam verilerinin Fed’e ilişkin beklentileri yeniden şekillendirmesi oldu. ABD ekonomisinden gelen veriler büyümenin ivme kaybettiğine işaret ederken, piyasalarda yılın geri kalanına ilişkin faiz artırımı beklentileri önemli ölçüde geriledi. Özellikle tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin oldukça altında 57 bin kişi olarak açıklanması, önceki aylara yönelik aşağı yönlü revizyonlarla birlikte işgücü piyasasında soğumanın belirginleştiğini gösterdi. Özel sektör istihdamı da beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranının %4,2’ye gerilemesi ve ücret artışlarının aylık %0,3 ile beklentilere paralel gerçekleşmesi, enflasyon baskılarında yeni bir ivmelenme olmadığını ortaya koydu. ISM imalat endeksi daralma bölgesinde kalmaya devam ederken, JOLTS açık iş pozisyonları ve tüketici güveni verileri de ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı destekleyen sinyaller verdi.
ABD tahvil piyasasında haftanın ilk bölümünde faizler yukarı yönlü hareket etse de, zayıf istihdam verilerinin ardından özellikle kısa vadeli faiz artırımı beklentilerinin geri çekilmesiyle satış baskısı sınırlı kaldı. ABD 2 yıllık tahvil faizi %4,14, 10 yıllık tahvil faizi %4,48 ve 30 yıllık tahvil faizi %4,99 seviyelerinde haftayı tamamladı. Getiri eğrisi genel olarak yüksek seviyelerini korusa da, piyasa Fed’in ilave sıkılaşma konusunda daha temkinli davranacağı beklentisini fiyatlamaya başladı. Özellikle uzun vadeli tahvil faizlerinin %4,5 civarında dengelenmesi, enflasyon risklerinin tamamen ortadan kalkmadığını ancak büyüme tarafındaki yavaşlamanın tahvil piyasasına destek verdiğini gösteriyor.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!

















