Hafta boyunca küresel piyasalarda fiyatlamaların odağında ticaret politikalarına ilişkin gelişmeler ve jeopolitik başlıklar yer aldı. ABD Yüksek Mahkemesi’nin uygulanan tarifeleri iptal etmesinin ardından Başkan Donald Trump’ın %10’luk küresel tarife uygulamasını devreye alması ve %15’e kadar ek vergi sinyali vermesi, hafta genelinde volatilitenin yüksek seyretmesine neden oldu. Karar sonrası dolar endeksinde zayıflama ve risk iştahında toparlanma görülse de hafta sonuna doğru gelen yeni açıklamalar ve Orta Doğu kaynaklı riskler fiyatlamalarda temkinli duruşu beraberinde getirdi. ABD tarafında makro veri akışı görece sakin seyretti. 20 Şubat’ta açıklanan 4. çeyrek GSYH verisinin zayıf, PCE enflasyonunun ise beklentilerin hafif üzerinde gelmesi, haftaya uzun vadeli tahvillerde satış baskısıyla başlanmasına neden oldu. Hafta ortasında FED üyelerinin açıklamaları, para politikasında temkinli duruşun süreceğine işaret ederek faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine yol açtı. Para piyasalarında Haziran ayına kadar 25 baz puanlık faiz indirimi olasılığı %50’nin altına geriledi. Bu gelişmeler çerçevesinde ABD 10 yıllık tahvil getirisi hafta içinde %3,98–%4,07 bandında dalgalanarak Cuma günü %3,98 seviyesinde dengelendi. Böylece yılın en düşük seviyesi olan %3,98 test edilmiş oldu.
Hafta içinde ABD Hazine’si 2 ve 5 yıllık tahvil ihaleleri gerçekleştirdi. Her iki ihalede de talep bir önceki ihraçlara kıyasla görece zayıf kalırken, özellikle orta vadeli segmentte baskı oluştu. Haftanın son işlem gününde ABD–İran görüşmelerine ilişkin “ciddi ilerleme” mesajları ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının 212 bin ile beklentinin hafif altında gerçekleşmesi, tahvil piyasasında sınırlı bir toparlanmayı destekledi. Piyasalar önümüzdeki dönemde açıklanacak Ocak ayı ABD ÜFE verisini yakından takip ediyor.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!



















