Çin-ABD yarışında Çin’in kritik madenler tarafında kozlarını kullanmaya devam ettiğini görüyoruz. Oldukça geniş bir grubu kapsayan kritik metaller meselesinde her geçen gün yeni bir ürünün bu güç savaşından dolayı adının popülerleştiğine tanık oluyoruz. Tungsten de bunlardan bir tanesi.
Tungsten materyeli, özellikle hafıza çipleri içerisinde devre ve elektrik akımı geçirmek için kullanılıyor. DRAM ve NAND ürünlerinde yer alan Tungsten’in özellikle 3 boyutlu NAND tasarımlarında 100’lerce kat daha fazla kullanıldığı dillendiriliyor. 3 boyutlu paketlemeler aslında alandan tasarruf etmenin ve daha yüksek temas alanı yaratmanın bir gerekliliği ancak çok daha hassas ve metalurjik olarak zor yönetilen yapılar ile karşılaşılıyor. Önce DRAM tarafında HBM’ler üzerinden gördüğümüz bu değişim artık NAND tarafına da sıçramış durumda ve hafızanın tüm değer zincirinde şirketler daha küçük alanda daha büyük performans vermeye çalışıyor. Tungsten de bu nedenle hem DRAM ve NAND hacimlerinin büyümesinden hem de birim ürün içerisindeki payının artışı nedeniyle faydalanıyor.
Çin elbette buradaki kilit oyuncu. Bir süredir tartışılan Helyum sıkıntılarının Rusya ve ABD’den tedarik edilerek çözülebileceği, sektörün zaten yeterli envantere sahip olduğu dillendiriliyor ancak Tungsten için aynı durum söz konusu değil. Materyelin üretiminde kullanılan Tunsgten tozu gibi kritik materyellerin çok büyük kısmı yalnızca Çin’den tedarik ediliyor ve Çin ihracat kısıtları koymaya başladı. Sektörün Mayıs ve Haziran aylarını çıkarabileceğini ancak sonrasının ciddi bir krize dönebileceği konuşulurken, Koreli hafıza devleri olan SK Hynix ve Samsung hemen Koreli şirketler ve Japon şirketlere baskı kurmuş durumdalar ve Koreli şirketlerin kısmen bazı ihracat kısıtlarından muaf olması buradaki konsantrasyonu arttırmış görünüyor. Koreli Foosung şirketi buradaki odaklanılan şirketlerden bir tanesi olurken Japonya’dan Kanto Denka ve Central Glass şirketleri de kritik oyunculardan. ABD borsasında ise Almonty Industries şirketi bu krizden etkilenen şirketlerden biri.
Tungstenden kaçış kısa vadede olmasa da orta uzun vadede tartışılıyor, Molybdenum materyelinin yerine geçebileceği tartışılsa da hemen bir etki beklenmiyor. Almonty Indsutries, hem Tungsten hem de Molybdenum ürünlerini ürettiği için bir replacement risk ile karşı karşıya değil. Şirketin şu anda çarpanları özellikle yaşanan son satış nedeniyle gelir artışını tam olarak fiyatlamış demek kolay değil, bir süre için çok sert gelir artışları yaşayacak olan ve zarardan kara geçişi sert olacak şirket için 12 satış çarpanı uygun olarak değerlendirilebilir.17,5 USD ve 20 USD seviyelerinin opsiyon aktivitesine baktığımda birer hedef olduğunu görüyorum, krizin hızlıca çözülmediği bir senaryoda ve devlet desteklerinin konuşulmaya başlandığı bir senaryo, hareketleri sertleştirebilir.
Bu ürünler için baz senaryolarda ihracat kısıtlarının kaldırıması gibi risklerin konuşulmasını pek makul görmüyorum, ne olursa olsun bu konu ABD’nin hızlıca aksiyon alması gereken bir konu ve Çin’den bağımsız tedarik zinciri kurmak için her alanda agresif adımlar atmalılar. Yalnızca popüler olan ürünlerden ibaret olmayan bir süreç olacak ABD’nin tedarik zincirini kendi evine çekmesi ve ürünlerin ne kadar kompleks tedarik hatları olduğu görüldükçe kılcal damarlarda ne kadar sorunlar olduğu da görülecek. Kamunun çok daha aktif rol alacağı bir döneme giriyoruz, tüm kurumlar bu savaşı desteklemek için seferber edilecek.
Bir yandan da Japonya ve Kore’nin tedarik tarafındaki ayak izlerini daha yakından görebiliyoruz. Wallerstein’in günümüz için yaptığı tahminlere baktığımızda Japonya’yı aslında Çin’in yerinde gördüğünü ve tedarik hatlarının ABD’den dışarıya çıkışının yaratacağı dönüşümü Japonya’nın yapacağını, Çin’in Japonya ekseninde kalacağını düşünüyordu. Japonya denedi ancak başarılı olamadı fakat Asya kıtası bunu başardı. Güney Kore, Japonya ve Çin bugün dünyanın gerçek atölyeleri ve hardware dünyasına geçiş yaparken bu ülkeler her konuda ABD’nin en büyük iş ortakları olmak durumunda. Kore ve Japonya olmadan Çin’in karşısında durabilmenin pek mümkün olduğunu düşünmüyorum. Belli bir kısım yatırımı, petrol krizi nedeniyle sert satılmış olan bu dönemde bu ülkelere kaydırmak mantıklı olacaktır. Sorun yalnızca hafıza çipi veya otomotiv sektörü değil, hammaddeden son ürüne kadar devasa bir hat ve endüstriyel altyapı olarak düşünülmeli.
Utku Oktay Acundeğer

















