ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları
Küresel piyasalarda yükselen petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki sert artış risk iştahını baskılarken, hisse senetlerinde Mart ayından bu yana en sert satış dalgası yaşandı. Orta Doğu’daki çatışmaların sürmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışına ilişkin belirsizlikler, enflasyonist baskıların kalıcı hale gelebileceği endişelerini artırdı. Bu durum, yatırımcıların merkez bankalarının yeniden sıkılaşmaya yönelebileceği beklentisini fiyatlamasına neden oldu.
ABD’de S&P 500 endeksi %1.2 düşüş kaydederken, yapay zekâ rallisine öncülük eden çip hisselerinde sert satışlar görüldü. Yarı iletken şirketlerini izleyen endeks %4 geriledi. Nasdaq teknoloji hisselerindeki satış baskısıyla negatif ayrışırken, küresel hisse piyasalarında da riskten kaçış eğilimi öne çıktı. Buna rağmen S&P 500 endeksi haftalık bazda üst üste yedinci yükseliş haftasını tamamlayarak Aralık 2023’ten bu yana en uzun yükseliş serisini sürdürdü.
Piyasalarda, İran krizine ilişkin diplomatik ilerleme sağlanamaması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığı görüşmeden somut sonuç çıkmaması yatırımcıları temkinli tutmaya devam etti. Çin tarafı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiğini vurgularken, piyasalar enerji arzındaki aksaklıkların daha uzun sürebileceğini fiyatlıyor. Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel büyümeyi baskılarken enflasyonu yukarı yönlü tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.
Kurumsal tarafta, SpaceX’in uzun süredir beklenen halka arz başvurusunu gelecek hafta yapabileceği haberi öne çıktı. Bill Ackman, Microsoft hisselerinde yeni pozisyon aldığını açıkladı. Alphabet, veri merkezi ve yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla Japon yeni cinsinden 3.6 milyar dolarlık tahvil ihracı gerçekleştirdi. Boeing’in Çin’den yeni sipariş almaya yakın olduğu belirtilirken, Nvidia çiplerinin Trump-Xi görüşmelerinde gündeme geldiği ifade edildi.
Avrupa tarafında da satış baskısı hâkimdi. Özellikle İngiltere’de siyasi belirsizliklerin artması tahvil piyasalarında sert hareketlere yol açarken, hisse piyasalarında da risk iştahı zayıfladı. Asya piyasalarında ise yapay zekâ temalı hisselerdeki geri çekilme sonrası Güney Kore borsası %6’yı aşan düşüş kaydetti.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)
Enerji piyasalarında yükseliş devam etti. ABD tipi ham petrol (WTI) %4’e yakın yükselerek varil başına 105 doların üzerine çıktı. Brent petrol ise gün içinde 110 dolara yaklaşırken, piyasalarda Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatının aksayabileceği endişeleri fiyatlandı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon görünümüne ilişkin kaygıları artırdı.
Döviz piyasasında güvenli liman talebi ve yükselen tahvil faizleriyle birlikte dolar güç kazandı. Bloomberg Dolar Endeksi haftalık bazda %1.2 yükselerek Mart ayından bu yana en güçlü haftalık performansına yöneldi. EURUSD paritesi %0.5 düşüşle 1.1617 seviyesine gerilerken, GBPUSD %0.6 azalışla 1.3328 seviyesine indi. USDJPY paritesi ise 159 seviyesine yaklaşarak son aylardaki en yüksek seviyelerini test etti. MSCI Gelişen Piyasalar para birimleri endeksi %0.4 gerilerken, Brezilya reali, Güney Afrika randı ve Şili pesosu en zayıf performans gösteren para birimleri arasında yer aldı.
Emtia ve alternatif varlıklarda geniş çaplı satış baskısı görüldü. Ons altın %2.6 gerilerken, gümüş fiyatları yaklaşık %8 düşüş kaydetti. Bitcoin %2.8 değer kaybederken, bakır gibi büyüme odaklı emtialarda da sert geri çekilmeler izlendi. Avustralya doları, Norveç kronu ve Yeni Zelanda doları gibi emtia bağlantılı para birimleri dolar karşısında zayıf performans gösterdi.
Eurotahvil Piyasaları
Küresel tahvil piyasalarında sert satış dalgası yaşandı. Yükselen petrol fiyatlarının enflasyonu kalıcı hale getirebileceği endişesiyle yatırımcılar merkez bankalarının faiz artırımlarına yeniden başlayabileceğini fiyatladı. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4.59 seviyesine yükselerek Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, 30 yıllık tahvil faizi %5.13’e yaklaştı. ABD 2 yıllık tahvil faizi ise %4.07 seviyesine çıkarak Şubat 2025’ten bu yana zirveyi gördü.
Avrupa tarafında satış baskısı daha da belirgindi. Almanya 10 yıllık tahvil faizi yaklaşık 12 baz puan yükselirken, İngiltere 10 yıllık tahvil faizleri siyasi belirsizliklerin etkisiyle yaklaşık 18 baz puan artarak son 28 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Japonya’da 30 yıllık tahvil faizi ise %4 seviyesini aşarak 1999’dan bu yana ilk kez bu seviyeyi gördü.
Gelişmekte olan ülke CDS’lerinde küresel tahvil faizlerindeki yükseliş, güçlenen dolar ve petrol fiyatlarındaki sert artış nedeniyle risk primleri genel olarak yukarı yönlü hareket etti. Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi yaklaşık 7 baz puan artışla 241 seviyesine yükselerek benzer ülkelere kıyasla negatif ayrışırken, Romanya ve Arjantin’de de belirgin bozulma izlendi.


















