
Piyasalarda görünüm genel olarak dengeli kalırken, endeksler arasında nispeten ayrışma izlendi. Petrol fiyatlarındaki sert düşüş ve tahvil getirilerindeki geri çekilme risk iştahını desteklese de, yapay zekâ yatırımlarının finansmanı ve yarı iletken sektörüne ilişkin artan soru işaretleri özellikle teknoloji hisseleri üzerinde baskı yarattı. Bu nedenle piyasa genelinde yükseliş eğilimi korunurken, endeks performansları daha çok sektör rotasyonu ve şirket bazlı gelişmeler tarafından şekillendi.
ABD hisse senedi piyasalarında Dow Jones %0,51 yükselerek 52.210 seviyesine çıktı. S&P 500 %0,02 ile yataya yakın kapanırken, Nasdaq %0,18 gerileyerek negatif ayrıştı. Endeks genelinde hisselerin yaklaşık üçte ikisi yükselse de teknoloji sektöründeki satışlar S&P 500’ün yukarı yönlü hareketini sınırladı. Sektörel dağılımda iletişim hizmetleri %1,46, tüketici temel ürünleri %1,58 ve finansallar %1,00 yükselerek endeksi destekledi. Sanayi, tüketiciye duyarlı sektörler ve sağlık tarafında da alımlar izlendi. Buna karşılık bilgi teknolojileri %0,97, enerji %2,01 ve utilities %1,32 geriledi. Bu görünüm, yatırımcıların yapay zekâ ve yarı iletken hisselerinden tamamen çıkmadığını ancak yüksek yatırım harcamaları ve değerlemeler nedeniyle daha seçici davranmaya başladığını gösteriyor.
VIX endeksi %0,48 yükselerek 18,67 seviyesine çıktı. Volatilite göstergesindeki artış sınırlı kalsa da teknoloji hisselerindeki pozisyon yoğunluğu ve yaklaşan Fed kararı öncesinde korunma talebinin devam ettiğine işaret ediyor. Piyasanın genelinde panik niteliğinde bir fiyatlama görülmezken, haber akışına duyarlılık yüksek kalıyor.
Avrupa piyasalarında ABD’ye kıyasla daha güçlü bir görünüm hâkimdi. DAX %1,04 yükselirken, FTSE 100 %0,42, CAC 40 %0,40 ve IBEX %0,80 prim yaptı. DAX’ta bilgi teknolojileri %3,27, iletişim hizmetleri %2,69 ve sağlık %1,83 yükselerek endeksi destekledi. Finansallar, tüketiciye duyarlı hisseler ve gayrimenkul tarafında da belirgin alımlar görüldü. Buna karşılık utilities %2,52 gerileyerek negatif ayrıştı. İngiltere tarafında iletişim hizmetleri %3,44, tüketiciye duyarlı sektörler %1,93 ve sağlık %1,85 yükseldi. Enerji ve utilities hisselerindeki zayıflık ise petrol fiyatlarındaki sert düşüşle uyumlu bir görünüm sergiledi.
Asya tarafında da pozitif seyir izlendi. Nikkei %0,50, Shanghai ise %1,15 yükseldi. Çin piyasalarındaki daha güçlü performans, yapay zekâ ve yarı iletken üretiminde yerli kapasite oluşturma temasına yönelik yatırımcı ilgisinin arttığını gösteriyor. Bununla birlikte küresel teknoloji hisselerindeki oynaklık nedeniyle Asya piyasalarındaki yükselişin de daha çok şirket ve sektör bazlı olduğu görülüyor.
Haber akışı tarafında piyasaların odağı iki ana başlıkta yoğunlaştı: yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliği ve ABD-İran hattındaki diplomatik gelişmeler. Yapay zekâ tarafında yeni açıklanan anlaşmaların toplam büyüklüğünün 750 milyar doların üzerine çıkması, sektörün finansman ihtiyacına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Özellikle Nvidia’nın borcunu temerrüde karşı koruma maliyetindeki yükseliş, yatırımcıların şirketlerin çok büyük ölçekli AI yatırımlarını nasıl finanse edeceğine ve bu yatırımların ne hızla nakit akışına dönüşeceğine daha fazla odaklandığını gösterdi.
Nvidia’nın SK Group ile açıkladığı ortaklığın şirketler arasında 500 milyar doların üzerinde iş hacmi yaratabileceği belirtilirken, Nvidia’nın OpenAI’ın veri merkezi kapasitesi kiralamasına destek olmak amacıyla 250 milyar dolara kadar finansman garantisi sağlamayı değerlendirdiği bildirildi. Şirket ayrıca Ilya Sutskever tarafından kurulan Safe Superintelligence’a 5 milyar dolar yatırım yapmayı taahhüt etti. Bu gelişmeler Nvidia’nın yalnızca çip tedarikçisi olarak değil, yapay zekâ ekosisteminin doğrudan finansörü ve stratejik yatırımcısı olarak da konumlandığını gösteriyor. Ancak yatırımcıların temel endişesi, bu kadar büyük çaplı ve birbirine bağlı yatırımların sermaye verimliliğini ne ölçüde artıracağı.
Yarı iletken sektöründe ASML’nin sert gerilemesi de dikkat çekti. Çin devlet destekli bir şirketin belirli çip üretim makinelerini yerel olarak üretmeye başladığına yönelik haberler, ASML’nin uzun vadeli satış görünümüne ilişkin endişeleri artırdı. Bu gelişme, Çin’in yarı iletken üretiminde dışa bağımlılığı azaltma çabasının hızlandığını ve Batılı ekipman üreticileri açısından rekabet riskinin yükseldiğini gösteriyor. Çin tarafında CXMT’nin Shanghai’daki ilk işlem gününde %466 yükselerek ülkenin en büyük yerel borsa şirketlerinden biri haline gelmesi de aynı temayı destekledi. Yatırımcıların Çin’in yapay zekâ ve bellek çipi kapasitesini stratejik bir büyüme alanı olarak gördüğü anlaşılıyor.
Medya sektöründe Paramount Skydance CEO’su David Ellison, Warner Bros. Discovery için planlanan 110 milyar dolarlık satın alma işleminin hukuki itirazlara rağmen tamamlanacağına güvendiğini açıkladı. Daha önce federal mahkemenin işlemi geçici olarak durdurması, birleşmenin rekabet hukuku açısından ciddi incelemeye tabi tutulacağını göstermişti. Şirket yönetiminin sürece ilişkin güvenli açıklamaları yatırımcı endişelerini azaltmayı amaçlasa da işlemin zamanlaması ve nihai şartları üzerindeki belirsizlik devam ediyor.
Halka arz piyasasında Jersey Mike’s Subs dikkat çekti. Şirketin halka arzında yatırımcı talebinin satışa sunulan hisselerin on katını aşması, güçlü şirket hikâyelerine yönelik risk iştahının devam ettiğini gösteriyor. Bu talep, piyasanın yüksek değerlemelere rağmen büyüme görünümü güçlü ve marka sadakati yüksek şirketlere sermaye sağlamaya istekli olduğunu ortaya koyuyor.
Sağlık sektöründe Sarepta Therapeutics, eski AbbVie yöneticisi Michael Severino’yu CEO olarak atadı. Şirket, ABD düzenleyici kurumlarıyla yaşadığı sorunların ardından operasyonel ve stratejik güveni yeniden oluşturmayı hedefliyor. Yeni yönetimin temel görevi, ürün geliştirme sürecini istikrara kavuşturmak ve düzenleyici ilişkileri iyileştirmek olacak.
Jeopolitik cephede ise ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşı sona erdirmek amacıyla diplomatik görüşmelerin sürdüğünü ancak anlaşmaya varılamaması halinde çatışmaların yeniden başlayacağını söyledi. ABD’nin üçüncü gün üst üste saldırı gerçekleştirmemesi piyasalar tarafından olumlu karşılanırken, açıklamaların sert tonu kalıcı bir çözümün henüz garanti olmadığını gösteriyor. Bu nedenle petroldeki sert düşüşe rağmen jeopolitik risk primi tamamen ortadan kalkmış değil.
Fed cephesinde ise piyasalar çarşamba günkü faiz kararına odaklanmış durumda. Ana beklenti faizlerin sabit bırakılması yönünde olsa da, petrol fiyatlarının önceki dönemde enflasyon baskısını artırması nedeniyle faiz artışı ihtimalinin geçmiş aylara kıyasla daha fazla konuşulduğu görülüyor. Petrol fiyatlarındaki son geri çekilme bu endişeyi bir miktar azaltmış olsa da Fed’in faiz indirimi konusunda aceleci davranması beklenmiyor. Bu nedenle karar metninde enflasyon, enerji fiyatları ve büyüme görünümüne ilişkin kullanılacak ifadeler piyasanın yönü açısından faiz kararının kendisinden daha belirleyici olabilir.

Döviz piyasasında hareketler sınırlı kaldı. Dolar endeksi %0,05 artışla 101,35 seviyesine yükselirken, EUR/USD 1,1396 seviyesinde yatay kaldı. Sterlin dolar karşısında %0,25 değer kaybederken, yen tarafındaki değişim sınırlı oldu. Doların güçlü seviyelerini koruması, Fed’in faiz görünümüne ilişkin belirsizlik ve küresel yatırımcıların temkinli pozisyonlanmasıyla açıklanabilir.
Emtia tarafında günün en dikkat çekici hareketi petrolde yaşandı. WTI kontratı %8,51 düşüşle 81,71 dolar seviyesine geriledi. Petrol fiyatlarındaki bu sert düşüşte ABD’nin İran’a yönelik askeri saldırılarını üçüncü gün üst üste durdurması ve diplomatik görüşmelerin devam ettiğine yönelik açıklamalar etkili oldu. Ayrıca İran ile Umman’ın Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini yeniden başlatmaya yönelik bir anlaşma üzerinde çalıştığına dair haberler, arz kesintisi riskinin azalabileceği beklentisini güçlendirdi. Petrolün sert geri çekilmesi, enflasyon baskılarının hafifleyebileceği beklentisi üzerinden tahvil ve hisse piyasalarına destek verdi.
Değerli metaller tarafında altın %0,3 yükselirken, gümüş %0,21 geriledi. Altındaki sınırlı yükseliş, petrolün düşmesine ve risk iştahının görece güçlü kalmasına rağmen jeopolitik belirsizliğin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Bakırın %0,69 yükselmesi ise büyüme beklentileri ve sanayi talebi açısından daha olumlu bir sinyal verdi.
Eurotahvil Piyasaları
Tahvil piyasasında alımlar öne çıktı. ABD 2 yıllık tahvil getirisi 1,4 baz puan düşerek %4,32’ye, 5 yıllık getiri 2,3 baz puan gerileyerek %4,40’a indi. 10 yıllık tahvil getirisi 3 baz puan düşüşle %4,65’e, 30 yıllık getiri ise 2,5 baz puan düşerek %5,13’e geriledi. Getirilerdeki düşüş, petrol fiyatlarındaki sert gerilemenin enflasyon beklentilerini bir miktar aşağı çekmesiyle uyumlu. Bununla birlikte 10 ve 30 yıllık faizlerin hâlâ yüksek seviyelerde bulunması, piyasaların uzun vadeli enflasyon ve kamu borçlanma dinamiklerine ilişkin temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor.
Gelişmekte olan ülke risk primlerinde genel olarak olumlu bir seyir izlendi. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 4 baz puan düşüşle 240 seviyesine gerilerken, Güney Afrika CDS’i de 4 baz puan daraldı. Brezilya CDS’i ise yatay kaldı. Petrol fiyatlarındaki sert düşüş ve ABD tahvil getirilerindeki gerileme gelişmekte olan ülke varlıklarına destek verirken, Türkiye CDS’indeki düşüş küresel risk iştahındaki iyileşmenin yerel risk primine de yansıdığını gösteriyor.




















