ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları

ABD hisse senedi piyasalarında, ABD ile İran arasında yaklaşık bir ayın ardından yeniden başlayan karşılıklı saldırıların jeopolitik riskleri artırması ve enflasyona ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşımasıyla satıcılı bir görünüm izlendi. ABD güçlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki bir İran adasına yönelik saldırısının ardından İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün’deki hedeflere karşılık vermesi, bölgede tansiyonun yeniden yükselebileceğine ilişkin endişeleri artırırken yatırımcıların risk iştahını zayıflattı. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole toplantısında enflasyonu kontrol altına alma konusundaki kararlılığını yinelemesinin ardından para piyasalarında eylül toplantısında faiz artırımı ihtimalinin %60’ın üzerine çıkması da hisse senetleri üzerindeki baskıyı artıran bir diğer unsur oldu. Piyasalar açısından bu hafta açıklanacak ABD istihdam raporu ve 11 Eylül’de gelecek tüketici enflasyonu verileri, Fed’in eylül toplantısına yönelik beklentilerin şekillenmesi açısından kritik önem taşıyor. Özellikle iş gücü piyasasının güçlü kalmaya devam etmesi ve enflasyonun yüksek seyrini koruması durumunda Fed’in yeniden faiz artırımına yönelme ihtimalinin güçlenebileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte ağustos ayının genelinde endekslerin pozitif performansını koruması ve yapay zeka temasına yönelik yatırımcı ilgisinin devam etmesi, satışların şimdilik daha geniş çaplı bir riskten kaçış hareketine dönüşmesini sınırladı. Piyasaların önünde ayrıca tarihsel olarak hisse senetleri açısından zayıf geçen eylül ayı bulunuyor. S&P 500’ün son 30 yılda eylül aylarında ortalama %0,8 gerilemiş olması, jeopolitik belirsizlik ve Fed’e ilişkin sıkılaşma beklentilerinin arttığı mevcut ortamda sezonluk risklerin de yatırımcılar tarafından daha yakından takip edilmesine neden oluyor.
Şirket haberleri tarafında Nvidia, Tayvanlı çip üreticisi MediaTek’e 3,5 milyar dolar yatırım yapacağını açıklayarak şirketle mevcut iş birliğini genişletme kararı aldı. Yatırımın Nvidia’nın NVLink Fusion teknolojisinin daha geniş bir üretici ağı tarafından kullanılmasını sağlaması ve şirketin veri merkezi ekosistemindeki hakimiyetini güçlendirmesi bekleniyor. California’da eyaletin orman yangınlarına yönelik düzenlemelerini değiştiren yeni yasa tasarısının, elektrik dağıtım şirketlerini sigorta şirketlerinden gelebilecek tazminat taleplerine karşı koruyacak düzenlemeleri içermemesi ise kamu hizmeti şirketlerinde sert satışlara neden oldu. PG&E hisseleri yaklaşık %18 gerilerken Edison International’daki kayıp %20’nin üzerine çıktı ve düzenlemenin şirketlerin gelecekteki olası yangın yükümlülüklerine ilişkin finansal risklerini artırabileceğine yönelik endişeler öne çıktı. Intercontinental Exchange ve Cboe Global Markets hisseleri ise Hyperliquid Labs’in Kraken’in ana şirketi Payward aracılığıyla perpetual futures ürünlerini ABD’li yatırımcılara sunmak üzere ileri düzey görüşmeler yürüttüğüne ilişkin haberin ardından baskı altında kaldı. Söz konusu girişimin geleneksel borsa ve türev işlem platformları açısından rekabeti artırabileceğine yönelik beklentiler her iki şirketin hisselerine negatif yansıdı. SLB tarafında ise şirket, Alman soğutma sistemleri üreticisi Kelvion’u 3,4 milyar dolar nakit bedel ve yaklaşık 700 milyon dolarlık borcun üstlenilmesini içeren toplam 4,1 milyar dolarlık işlemle satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıkladı. Veri merkezi soğutma altyapısındaki faaliyetlerini hızla genişleten SLB, satın alma sonrasında veri merkezi çözümleri tarafında 2028 yılına kadar 4,5-5 milyar dolar gelir hedeflerken, işlemin yapay zeka yatırımlarından kaynaklanan altyapı talebinden daha fazla pay alınmasını sağlaması bekleniyor.
Kapanış itibarıyla ABD hisse senedi piyasalarında satıcılı bir görünüm izlendi. Dow Jones endeksi %0,70 düşüşle 53.186 seviyesinde kapanırken, S&P 500 endeksi %0,33 kayıpla 7.686 seviyesine geriledi. Nasdaq endeksi ise %0,12 düşüşle 26.371 seviyesinde kapanarak teknoloji ağırlıklı hisselerdeki kayıpların diğer ana endekslere kıyasla daha sınırlı kaldığını gösterdi. ABD endekslerinde Dow Jones tarafındaki daha belirgin satış baskısı dikkat çekerken, Nasdaq’ın görece dirençli performansı teknoloji hisselerindeki sınırlı pozitif ayrışmanın endeks üzerindeki etkisini ortaya koydu. Sektörel görünümde enerji sektörü %2,11 yükselişle günün en iyi performansını sergilerken, bilgi teknolojileri sektörü %0,30 artışla pozitif ayrışan diğer sektör oldu. Buna karşılık iletişim hizmetleri sektörü %1,63 düşüşle günün en zayıf performansını gösterirken, kamu hizmetleri sektörü %1,18 ve sanayi sektörü %1,16 kayıpla negatif ayrıştı. Avrupa hisse senedi piyasalarında ise ağırlıklı olarak satıcılı bir görünüm izlendi. Euro Stoxx 50 endeksi %1,01 düşüşle 6.420 seviyesinde kapanırken, İngiltere FTSE 100 endeksi %0,29 yükselişle 10.824 seviyesine çıktı. Fransa CAC 40 endeksi %0,79 kayıpla 8.335 seviyesine gerilerken, Almanya DAX endeksi %1,17 düşüşle 26.258 seviyesinde günü tamamladı.
Yarın ABD tarafında ISM imalat ve JOLTS açık iş verileri takip edilecek; Avrupa tarafında ise Euro Bölgesi ve İtalya TÜFE ve İtalya, Fransa ve Almanya S&P Global imalat PMI verileri takip edilecek.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)

Döviz piyasalarında dolar endeksi (DXU6) %0,28 düşüşle 99,38 seviyesine gerilerken, majör para birimlerinde genel olarak pozitif bir görünüm izlendi. EUR/USD paritesi (ECU6) %0,31 yükselişle 1,1623 seviyesine çıkarken, GBP/USD (BPU6) %0,13 primle 135,48 seviyesinde fiyatlandı. JPY/USD (JYU6) ise %0,24 yükselişle 62,67 seviyesinde işlem gördü. Dolar endeksindeki geri çekilme majör para birimlerine destek sağlarken, değerli metaller tarafında karışık ancak vadeli kontratlarda satıcılı bir seyir izlendi. Spot altın %0,36 düşüşle 4.438,88 dolar seviyesine gerilerken, vadeli işlemler tarafında altın kontratı (GCZ6) %0,93 kayıpla 4.487,60 seviyesinde fiyatlandı. Gümüş tarafında spot fiyat %0,08 yükselişle 66,43 seviyesine çıkarken, gümüş kontratı (SIZ6) %1,03 düşüşle 67,09 seviyesinde işlem gördü. Enerji piyasasında ise belirgin şekilde alıcılı bir görünüm öne çıktı. WTI ham petrol %2,79 yükselişle 85,73 dolar seviyesine çıkarken, petrol kontratı (CLV6) da %2,79 primle 85,73 seviyesinde işlem gördü. Brent petrol %2,49 yükselişle 90,29 dolar seviyesine ulaşırken, petrol ürünleri tarafında da güçlü fiyat artışları izlendi. Doğal gaz tarafında ABD doğal gazı %1,18 yükselişle 2,92 seviyesine çıkarken, Avrupa TTF doğal gaz kontratı %4,94 artışla 70,29 seviyesinde işlem gördü. Endüstriyel metaller tarafında ise yataya yakın ve karışık bir görünüm izlendi. LME bakır %0,08 yükselişle 14.294,00 dolar seviyesinde fiyatlanırken, vadeli bakır kontratı (HGZ6) %0,34 primle 668,15 seviyesine çıktı. LME alüminyum %0,23 yükselişle 3.242,00 dolar seviyesinde işlem görürken, LME nikel %0,10 düşüşle 16.861,00 seviyesine geriledi. Demir cevheri %0,83 kayıpla 719,50 seviyesine inerken, çelik kontratı da %0,83 düşüşle 3.109,00 seviyesinde fiyatlandı. Genel olarak dolar endeksindeki gerilemeye paralel olarak majör para birimlerinde pozitif fiyatlama öne çıkarken, değerli metallerde özellikle vadeli kontratlar üzerinde satış baskısı izlendi. Günün en belirgin hareketi ise petrol ve doğal gaz öncülüğünde enerji piyasasında gerçekleşirken, endüstriyel metaller tarafında daha sınırlı ve karışık bir seyir hakim oldu.
Eurotahvil Piyasaları
ABD tahvil piyasasında satıcılı bir seyir izlendi. Getiriler eğrinin kısa ucunda yataya yakın kalırken, orta ve uzun vadelerde yükseliş daha belirgin oldu. ABD 2 yıllık tahvil getirisi 0,4 baz puan düşüşle %4,339 seviyesine gerilerken, 3 yıllık getiri değişim göstermeyerek %4,400 seviyesinde kaldı. 5 yıllık tahvil getirisi 1,8 baz puan yükselişle %4,497 seviyesine çıkarken, 7 yıllık getiri 2,6 baz puan artarak %4,616 seviyesinde gerçekleşti. ABD 10 yıllık tahvil getirisi ise 3,2 baz puan yükselişle %4,750 seviyesine çıktı. Uzun vadeli getirilerdeki yükselişin kısa vadeli tahvillere kıyasla daha güçlü olması, tahvil eğrisinde dikleşme eğilimine işaret etti. Gelişmiş ülke tahvil piyasalarında da genel olarak satıcılı bir görünüm izlendi. Kanada 10 yıllık tahvil getirisi 1,9 baz puan yükselişle %3,739 seviyesinde oluşurken, İngiltere 10 yıllık tahvil getirisi %5,138 seviyesinde gerçekleşti. Fransa 10 yıllık tahvil getirisi 5,0 baz puan yükselişle %4,175 seviyesine çıkarken, Almanya 10 yıllık tahvil getirisi 4,6 baz puan artarak %3,322 seviyesinde gerçekleşti. İtalya 10 yıllık tahvil getirisi 5,3 baz puan yükselişle %4,150 seviyesine, İspanya 10 yıllık getirisi 4,9 baz puan artarak %3,775 seviyesine çıktı. Portekiz 10 yıllık tahvil getirisi de 4,6 baz puan yükselişle %3,670 seviyesinde oluştu. Avrupa tahvil piyasalarında satış baskısı genele yayılırken, getiri artışının en belirgin olduğu ülke İtalya oldu. Gelişmekte olan ülke USD tahvil piyasalarında da ağırlıklı olarak satıcılı bir görünüm izlendi. Katar 10 yıllık USD tahvil getirisi 2,4 baz puan yükselişle %4,934 seviyesine çıkarken, Suudi Arabistan getirisi 4,6 baz puan artarak %5,358 seviyesinde gerçekleşti. Şili 10 yıllık USD tahvil getirisi 5,1 baz puan yükselişle %5,368 seviyesine çıkarken, Filipinler getirisi 2,6 baz puan artarak %5,537 seviyesinde oluştu. Endonezya 10 yıllık USD tahvil getirisi 2,5 baz puan yükselişle %5,638 seviyesine, Panama getirisi ise 3,1 baz puan artarak %5,951 seviyesine çıktı. Latin Amerika tarafında Brezilya 10 yıllık USD tahvil getirisi 1,3 baz puan yükselişle %6,417 seviyesinde gerçekleşirken, Meksika getirisi 2,8 baz puan artarak %6,438 seviyesine çıktı. Kolombiya 10 yıllık USD tahvil getirisi 6,7 baz puan yükselişle %6,825 seviyesine çıkarak bölge içerisinde belirgin negatif ayrışma gösterdi. Arjantin 10 yıllık USD tahvil getirisi ise 5,1 baz puan artışla %9,941 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye 10 yıllık USD tahvil getirisi 3,3 baz puan yükselişle %7,201 seviyesine çıkarken, tahvilde bid-ask fiyatlaması 96,583-97,131 aralığında gerçekleşti. Türkiye 5 yıllık CDS primi ise 0,202 baz puan düşüşle 217,348 seviyesine gerileyerek ülke risk priminde sınırlı bir iyileşmeye işaret etti.















