ABD & Avrupa Hisse Senedi Piyasaları

Küresel hisse senedi piyasaları, Ağustos ayı ABD enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde gelmesine karşın, petrol fiyatlarındaki sert geri çekilmenin yarattığı rahatlama ortamında haftanın son işlem gününü yükselişle kapattı. Çekirdek TÜFE’nin aylık bazda %0,3 artarak konsensüs tahmini olan %0,2’nin üzerinde gerçekleşmesi, Fed’in 15-16 Eylül toplantısında faiz artırımına gideceğine dair piyasa beklentilerini yaklaşık %90 seviyesine taşıdı. JPMorgan, söz konusu veriyi takiben Eylül ve Aralık aylarında birer 25 baz puanlık faiz artırımı öngören tahminini revize ederken, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın sıkılaştırma yönünde artan baskıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Bununla birlikte, Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin çoğunluğu Fed’in faizi sabit tutacağını öngörmeye devam etti. Öte yandan, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler haftanın büyük bölümünde piyasalar üzerinde baskı oluşturdu; Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı bypass eden Doğu-Batı boru hattının saldırılar sonrasında kapatıldığı bildirildi. İran ile Körfez ülkeleri arasında Umman’da müzakere yapılacağına ilişkin haberler ise petrol fiyatlarının geri çekilmesine zemin hazırladı ve risk iştahını destekledi. VIX endeksinin %11,1 gibi sert bir düşüşle 15,86 seviyesine gerilemesi, yatırımcıların kısa vadeli kaygılarını bir ölçüde fiyatlamaktan çıktığına işaret etti.
S&P 500 dört günlük düşüş serisini sonlandırarak %0,92 yükselişle kapandı. Dow Jones %0,98 artarak, Nasdaq %0.96 artarak kapandı. Sektörel bazda en güçlü performans Bilgi Teknolojisi’nden geldi; bu sektör ortalama %2,50 artışla endeksin açık ara en iyi performans gösteren kalemi oldu. İletişim Hizmetleri %1,12, Sanayi %1,05 ve Gayrimenkul %0,89 ile öne çıkan diğer sektörler arasında yer aldı. Tüketici Temel Ürünleri %-0,04, Enerji %-0,07 ve Kamu Hizmetleri %-0,41 ile negatif kapanan sektörler oldu; bu görünüm, yatırımcıların savunmacı pozisyonlardan büyüme odaklı varlıklara geçiş yaptığını teyit etti. Dow Jones bileşenlerinde de benzer bir tablo gözlemlendi; teknoloji ve sanayi ağırlıklı isimler endekse en büyük katkıyı sağlarken, enerji ve hammadde hisseleri görece zayıf kaldı.
Oracle mali yılın ilk çeyreğinde analistlerin kar beklentilerini aşmasının ardından %1.74 geriledi. Finansal sonuçlar aynı zamanda yatırımcıların Oracle’ın OpenAI’a olan bağımlılığına ilişkin bazı endişelerini azaltmaya yardımcı oldu. Adobe %1.37 yükseldi. Web tasarım araçları geliştiren şirketin üçüncü çeyrek finansal sonuçları, yatırımcıların yapay zekanın Adobe üzerindeki potansiyel etkisine ilişkin endişelerine rağmen Wall Street beklentilerini aştı. RBC Capital Markets ise Dell için “Outperform” tavsiyesiyle 640 dolarlık hedef fiyat açıkladı.
Avrupa hisse senedi piyasaları, petrol fiyatlarının geri çekilmesi ve tahvil getirilerinin hafiflemesiyle birlikte toparlanarak haftayı yükselişle kapattı; ancak Euro Stoxx 600 haftalık bazda yaklaşık %1,7 değer kaybederek Temmuz’dan bu yana en kötü haftasını geride bıraktı. DAX %0,82 yükselişle 25.568,56 puana ulaştı; Birleşik Arap Emirlikleri’nin Almanya’ya 40 milyar Euro yatırım taahhüdünde bulunması endekse destek sağladı. Sektörel bazda Sanayi %7,84 ve Teknoloji %4,30 ile öne çıkarken, Malzemeler %-5,29 ve Sağlık Hizmetleri %-2,34 ile en zayıf performansı sergileyen sektörler oldu; Infineon Technologies %5,0 artışla DAX’ın en iyi performans gösteren hissesi konumuna geldi. FTSE 100 %0,39 yükselişle 10.650,44 puandan kapandı; Temmuz ayında aylık bazda %0,4 büyüyen İngiltere ekonomisine ilişkin beklentilerin üzerinde gelen GSYİH verisi endekse destek sağladı. FTSE 100’de Finansallar %13,20 ile en güçlü sektör olurken, HSBC %1,5 ve NatWest %2,3 artışla öne çıktı; Sağlık Hizmetleri %-3,31 ve Tüketici Temel Ürünleri %-3,20 ile en zayıf sektörler oldu. CAC 40 %0,78 yükselişle 8.179,77 puandan kapanırken, IBEX 35 %0,91 artışla 19.838,50 puana ulaştı. Barclays ve Citi stratejistleri, yükselen enerji fiyatları ve ECB sıkılaştırma beklentilerinin Avrupa hisseleri üzerindeki baskısının sürebileceği uyarısında bulundu.
Emtia & FX Vadeli Kontratları (Futures)

Ham petrol, haftanın son işlem gününde sert bir geri çekilme yaşadı; WTI %1,80 düşüşle 100,64 dolar, Brent ise yaklaşık %2,8 gerileyerek 104,61 dolar seviyesinden kapandı. Bununla birlikte, Orta Doğu’daki arz kesintisi endişeleri nedeniyle her iki benchmark da haftalık bazda güçlü kazanımlar elde etti; Brent haftalık bazda yaklaşık %8,7 yükselerek Temmuz’dan bu yana en büyük haftalık artışını kaydetti. Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı bypass eden Doğu-Batı boru hattının saldırılar sonrasında kapatıldığı bildirilmesi arz kaygılarını canlı tutarken, İran ile Körfez ülkeleri arasında Umman’da müzakere yapılacağına dair haberler günlük satış baskısını tetikledi. IEA, İran savaşının sürmesi ve tüketici uyumunun etkisiyle bu yılki küresel petrol talebini 2,5 milyon varil/gün düşüreceğini öngördü. Altın, beklenenden yüksek gelen çekirdek TÜFE verisinin ardından kısa süreli bir düşüş yaşasa da hızla toparlanarak %0,58 artışla 4.343,12 dolar seviyesinden kapandı; bu hareket, yatırımcıların Fed’in enflasyonla mücadele kararlılığına olan güvenini yansıtır nitelikte değerlendirildi. ETF’lerin altın varlıklarını üç ardışık seansta artırdığı görüldü. LME bakır ise %0,05 gibi sınırlı bir değişimle 14.240 dolar seviyesinde kapandı; hedge fonların Comex bakır net uzun pozisyonlarını beş yılın en yüksek seviyesine taşıdığı bildirildi. Döviz cephesinde, DXY Dolar Endeksi çekirdek TÜFE’nin ardından kısa süreliğine yükseldi; ancak petrol fiyatlarının gerilemesi ve uzun vadeli tahvil getirilerinin düşmesiyle birlikte kazanımlarını büyük ölçüde geri verdi. EURUSD %0,15 değer kaybederek 1,1595 seviyesine gerilerken, GBPUSD beklentilerin üzerinde gelen İngiltere GSYİH verisiyle desteklenerek %0,10 artışla 1,3525 seviyesinde kapandı. Japon yeni ise dolar karşısında güçlenmeye devam etti; USDJPY %0,45 gerileyerek 153,73 seviyesine indi ve teknik göstergeler paritede aşırı satım bölgesinin sürdüğüne işaret etti.
Eurotahvil Piyasaları
ABD Hazine tahvil piyasası, Ağustos ayı çekirdek TÜFE verisinin beklentilerin üzerinde gelmesinin ardından karmaşık bir seyir izledi. Kısa vadeli tahviller, Fed’in 15-16 Eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gideceğine dair beklentilerin %90’a yaklaşmasıyla satış baskısıyla karşılaştı; 2 yıllık getiri yaklaşık 4 baz puan yükselerek %4,63 seviyesine ulaştı. Uzun vadeli tahviller ise görece daha iyi performans sergiledi; 30 yıllık getiri yaklaşık 1,5 baz puan gerileyerek %5,35 seviyesinde kapandı. Bu hareket, getiri eğrisinin belirgin biçimde düzleşmesine yol açtı ve piyasanın Fed’in sıkılaştırma adımlarının enflasyonu kontrol altına alacağına olan inancını yansıttı. Tahvil piyasasındaki bu toparlanma, Fed’in enflasyonla mücadele güvenilirliğine duyulan güveni yansıtır nitelikte değerlendirildi; nominal, reel ve başabaş getirilerin tamamı CPI açıklamasının ardından geriledi. JPMorgan, Eylül ve Aralık aylarında birer 25 baz puanlık artırım öngörürken, BEA’nın 30 Eylül’de açıklayacağı yıllık PCE revizyonlarının mevcut Fed fiyatlamasını değiştirebileceği belirtildi. Piyasalar, Fed’in tek bir artırım mı yoksa çok adımlı bir sıkılaştırma döngüsü mü uygulayacağını tartışmaya devam ederken, analistler 10 yıllık getirinin %5 eşiğini kalıcı olarak aşması halinde hisse senedi piyasaları üzerinde ciddi bir baskı oluşabileceğine dikkat çekti.
















