Küresel piyasalarda son dönemde fiyatlamalar; artan jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki sert hareketler ve merkez bankalarına yönelik beklentiler ekseninde şekilleniyor. Özellikle ABD ile İran arasında tırmanan tansiyon, yatırımcıların risk algısını belirleyen en kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Trump’ın, İran’ın nükleer programına ilişkin endişeler giderilene kadar deniz ablukasını sürdüreceklerini açıklaması, piyasalarda belirsizliğin kısa vadede devam edebileceğine işaret ediyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmasını içeren teklifinin reddedilmesi ve ablukanın petrol ihracatı üzerinde baskı yaratmaya devam etmesi, enerji arzına yönelik riskleri canlı tutuyor. Jeopolitik cephede İran’dan gelen “emsalsiz karşılık” açıklamaları, risklerin daha da artabileceğine işaret ederken, taraflar arasındaki müzakerelerin tıkanması kısa vadede çözüm ihtimalini zayıflatıyor. ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının sürmesi ve İran ekonomisi üzerindeki baskının artması, bölgedeki gerilimin daha geniş bir alana yayılabileceği endişelerini beraberinde getiriyor. Enerji piyasalarında ise yükseliş eğilimi güç kazanmış durumda. Brent petrolün 120 dolar seviyesi ve üzerini test etmesi arz tarafındaki sıkışıklığın derinleştiğini gösterirken, Hürmüz Boğazı’ndaki akışın ciddi şekilde kısıtlanması fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. ABD’nin İran’a yönelik ablukayı sürdürmesi ve müzakerelerin çıkmaza girmesi arz endişelerini artırırken, Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC+ sonrası üretim politikasına ilişkin belirsizlikler de piyasada oynaklığı destekliyor. Bu gelişmeler, küresel ölçekte enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü kalmasına neden oluyor. Fed, Nisan toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak %3,50–%3,75 bandında sabit tuttu. Ancak karar sürecinde Orta Doğu kaynaklı belirsizliklerin etkisiyle politika yapıcılar arasında görüş ayrılıklarının belirgin şekilde arttığı görüldü. Dört üyenin çekimser oy kullanması, 1992’den bu yana en yüksek muhalefet olarak kayda geçerken, bazı üyelerin faiz indirimi sinyallerine karşı çıkması dikkat çekti. Karar metninde jeopolitik gelişmelerin ekonomik görünüm üzerindeki belirsizliği artırdığı vurgulanırken, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisi öne çıktı. Fed Başkanı Powell ise mevcut para politikasının uygun olduğunu belirtirken, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyrettiğini ve enerji maliyetlerinin bu görünümde belirleyici olduğunu ifade etti. Öte yandan Fed’de başkanlık değişimi süreci de yakından izleniyor. Trump’ın aday gösterdiği Kevin Warsh’un Senato sürecinde ilerleme kaydetmesi, Powell sonrası döneme ilişkin beklentileri şekillendiriyor. Dolar endeksi, ablukanın devam edeceği açıklamaların etkisi ile 98,60 seviyelerden başlaması ardından %0,34 pozitiflik ile günü 98,90 seviyelerinde günü tamamladı. Bugün benzer seviyelerden güne başlaması ardından 99,05 seviyesinde yükselişini sürdürüyor.
EURUSD paritesi ise dolarda yükselişin etkisi ile 1,1713 seviyelerden başladığı günde satış baskısı ile 1,1675 seviyesinde günü tamamlamış oldu. Dolarda pozitifliğin etkisi ile 1,1670 seviyesinde satıcılı görünümü sürdürüyor. Teknik olarak 50 günlük hareketli ortalama seviyesi 1,1647 ilk destek, sonrasında 1,1564 seviyesi yer alıyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 200 günlük hareketli ortalama 1,1676 ilk direnç sonrasında 100 günlük hareketli ortalama seviyesi olan 1,1710 ikinci direnç olarak öne çıkıyor.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!


















