Küresel piyasalarda fiyatlamalar, Orta Doğu merkezli jeopolitik gelişmeler ve özellikle ABD–İran hattındaki diplomatik temasların etkisiyle yön bulmaya devam ediyor. Son dönemde diplomatik iyimserliğin öne çıkmasına rağmen, Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden artan askeri gerilim piyasalardaki risk algısını yükseltti. ABD ve İran güçleri arasında bölgede yaşanan karşılıklı saldırılar, taraflar arasında devam eden müzakerelerin seyrine ilişkin belirsizlikleri artırırken, enerji arz güvenliği konusundaki endişeleri de yeniden gündeme taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın saldırıların sonlandırılmasına yönelik ABD taslağına verdiği yanıtı “kabul edilemez” olarak değerlendirirken, İran tarafı ise arabulucular üzerinden ilettiği yanıtta önceliklerinin savaşın sona erdirilmesi olduğunu vurguladı. Trump ayrıca İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum tesislerinin ABD tarafından yakından izlendiğini belirterek, söz konusu tesislere yönelik herhangi bir hareketlilik durumunda askeri müdahalede bulunabilecekleri mesajını verdi. İran tarafında ise Mücteba Hamaney’in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda, Basra Körfezi’nde yeni bölgesel düzenin şekillendiği ve Hürmüz Boğazı gelirlerinin İran halkı için kullanılacağı yönündeki ifadeler dikkat çekti. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve enerji akışına ilişkin belirsizlikler, küresel enerji piyasalarında oynaklığın yüksek kalmasına neden oluyor. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında 13-15 Mayıs tarihlerinde Pekin’de gerçekleştirilecek zirve de piyasaların odağında yer alıyor. Zirve öncesinde ABD ve Çin heyetlerinin Güney Kore’de ekonomi ve ticaret müzakereleri kapsamında bir araya geleceği açıklanırken, tarafların ticaret tarifeleri, teknoloji kısıtlamaları ve nadir toprak elementleri gibi başlıklarda geçici uzlaşma sürecini sürdürdüğü görülüyor. Trump’ın Çin ziyareti öncesinde ABD Hazine Bakanı Bessent’in Japonya ve Güney Kore’de temaslarda bulunacak olması da küresel ekonomik ilişkiler açısından yakından takip ediliyor. Çin’in İran petrolüne olan bağımlılığı ve Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle, söz konusu temasların enerji piyasaları açısından kritik önemde olduğu değerlendiriliyor. Diğer taraftan ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nin, Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu bazı küresel tarifeleri hukuka aykırı bulması dikkat çekti. Mahkeme, 1974 Ticaret Yasası’nın 122. Bölümü kapsamında getirilen ek ithalat vergilerinin geçersiz olduğuna hükmederken, bazı eyaletler ve şirketler adına uygulamanın durdurulmasına karar verdi. Veri tarafında ise ABD’de tarım dışı istihdam verisi nisan ayında beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Tarım dışı istihdam 65 binlik beklentiye karşılık 115 bin artış gösterirken, işsizlik oranı yüzde 4,3 ile beklentilere paralel açıklandı. Ortalama saatlik kazançlar ise yıllık bazda yüzde 3,6 ile beklentilerin altında kalırken, aylık bazda yüzde 0,2 artış gösterdi. Veriler, iş gücü piyasasında istikrarın sürdüğüne işaret ederken, ücret artışlarındaki sınırlı seyir enflasyon baskılarının kısmen kontrol altında kalabileceği beklentisini destekledi. Fed vadelilerinde ise yıl geneline ilişkin faiz indirimi beklentilerinin zayıf kaldığı görülüyor. Dolar endeksi, cuma gününü 98,25 seviyelerden başlaması ardından satıcılı seyir ile günü 97,85 seviyesinde tamamlamış oldu. Bugün benzer seviyelerden başlaması ardından hafif pozitif olarak seyrini sürdürüyor.
EURUSD paritesi ise dolar endeksindeki hareketlere paralel olarak dalgalı seyrini sürdürüyor. Bugün ise satıcılı olarak 1,1750 seviyesinde başlaması ardından, alımlar olsa da 1,1762 seviyesinde hafif yatay negatif olarak işlem görüyor. Teknik olarak, günlük hareketli ortalama 1,1710, 200 günlük hareketli ortalama 1,1683 ve 50 günlük hareketli ortalama 1,1642 destek seviyeleri olarak izlenebilir.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!





















