Küresel piyasalarda fiyatlamalar, Orta Doğu merkezli jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yön bulmaya devam ediyor. Özellikle ABD–İran hattında yeniden yükselen tansiyon ve Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik, küresel risk iştahını baskılarken enerji arz güvenliğine yönelik endişeleri de artırıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın ateşkes teklifine verdiği yanıtı “kabul edilemez” olarak değerlendirmesi ve mevcut süreci “yoğun bakımda” şeklinde nitelendirmesi, diplomatik çözüm beklentilerinin zayıflamasına neden oldu. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yönelik eskort operasyonunun yeniden devreye alınabileceğini belirtirken, İran tarafı ise yaptırımların hafifletilmesi ve deniz ablukasının kaldırılması taleplerini ön plana çıkarıyor. Taraflardan gelen karşılıklı sert açıklamalar, bölgede tansiyonun kısa vadede yüksek kalabileceğine işaret ediyor. ABD’nin İran’ın petrol ticaretine yönelik yaptırımlarını genişletmesi ve bazı Çinli şirketleri de yaptırım listesine eklemesi, Washington–Pekin hattındaki gerilimi artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Çin yönetimi tek taraflı yaptırımlara karşı olduklarını belirtirken, İran konusunda önceliğin yeniden çatışma ortamına dönülmesini önlemek olduğunu vurguladı. Çin’in İran petrolüne olan bağımlılığı ve bölgedeki enerji akışına ilişkin riskler nedeniyle, ABD–Çin ilişkilerinde enerji güvenliği başlığının önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor. Öte yandan Suudi Arabistan’ın Çin’e yönelik petrol ihracatında düşüş beklentileri de dikkat çekiyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların enerji sevkiyatlarını zorlaştırması, küresel enerji piyasalarında oynaklığın yüksek kalmasına neden oluyor. Makroekonomik tarafta ise yükselen enerji maliyetlerinin enflasyon görünümü üzerindeki etkileri yakından takip ediliyor. Petrol fiyatlarında son dönemde görülen yükselişin küresel enflasyonist baskıları artırabileceği beklentisi, başta Fed olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz indirimi sürecine ilişkin beklentileri zayıflatıyor. ABD’de açıklanacak enflasyon verileri piyasaların odağında yer alırken, yatırımcılar Fed’in yılın geri kalanında nasıl bir politika izleyeceğine ilişkin sinyalleri fiyatlamaya devam ediyor. ABD Merkez Bankası tarafında ise Trump’ın Fed Başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh’ın Senato’daki kritik usul oylamasını geçmesi dikkat çekti. Warsh’ın önümüzdeki günlerde yapılacak oylamalarda da onay almasına kesin gözüyle bakılırken, söz konusu gelişme Fed’in gelecekteki politika yönüne ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesine neden oluyor. Özellikle Trump yönetiminin daha büyüme odaklı ve faiz indirimlerine yakın bir Fed yapısı oluşturma isteği piyasalarda yakından izleniyor. Dolar endeksi ise mevcut koşulların, iyimserlik ortamının kısmen devam etmesi ile satıcılı olarak 97,90 seviyesinde günü tamamladı. Güvenli liman talebi ile de bugün bir miktar alış ile 98,17 alıcılı işlem görüyor.
EURUSD paritesi ise 1,1745 seviyelerinden başladığı günde alımlarla 1,1787 seviyelerini test ettiği görüldü. Kapanışı ise benzer seviyelerden tamamladı. Bugün doların güçlü başlaması ile satıcılı olarak 1,1755 işlem görüyor. Teknik görünümde, 100 günlük hareketli ortalama 1,1710 seviyesi ilk destek olarak öne çıkarken, aşağı yönlü hareketlerin devamında sırasıyla 200 günlük hareketli ortalama 1,1684 ve 50 günlük hareketli ortalama 1,1645 seviyeleri destek bölgesi olarak takip edilebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 1,1810 direnç olarak izlenebilir.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!





















