Küresel piyasalarda fiyatlamalar, Orta Doğu merkezli jeopolitik gelişmeler, ABD ile Çin arasındaki diplomatik temaslar ve ABD’de beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verilerinin etkisiyle yön bulmaya devam ediyor. Özellikle İran kaynaklı enerji arz riskleri ve kırılgan ateşkes süreci küresel risk iştahını baskılarken, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıların da güç kazandığı görülüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in, İran ile yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini belirtmesine rağmen, Washington yönetiminin İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin “kırmızı çizgilerini” koruması piyasalarda temkinli görünümün sürmesine neden oluyor. Vance, İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağını garanti altına alacak bir teklif sunması gerektiğini vurgularken, diplomatik temasların sürdüğünü ancak henüz istenilen noktaya ulaşılmadığını ifade etti. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti kapsamında Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmeler de piyasaların odağında yer aldı. Liderlerin görüşmesinde ticaret savaşları, İran savaşı ve Tayvan başlıkları öne çıkarken, tarafların ilişkilerde yeni bir sayfa açılması yönündeki mesajları küresel piyasalarda dikkatle takip edildi. Şi Cinping, ticaret savaşlarının kazananı olmayacağını vurgularken, Trump ise ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin gelecekte daha güçlü bir zemine oturacağını ifade etti. Makroekonomik tarafta ise ABD’de açıklanan üretici enflasyonu verileri piyasalar üzerinde önemli etki yarattı. ABD’de Nisan ayı üretici fiyat endeksi enerji maliyetlerindeki yükselişin etkisiyle aylık yüzde 1,4, yıllık bazda ise yüzde 6 artış gösterdi. Böylece aylık ÜFE artışı 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış oldu. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentileri aylık yüzde 0,5 ve yıllık yüzde 4,8 seviyesindeydi. Çekirdek üretici enflasyonu da aylık yüzde 1, yıllık yüzde 5,2 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, yıllık bazda son üç yılın en güçlü artışı kaydedildi. Enerji maliyetlerinin Nisan ayında yüzde 7,8 yükselmesi üretici fiyatları üzerindeki baskının temel nedeni olarak öne çıkarken, yüksek ulaştırma ve enerji maliyetlerinin önümüzdeki dönemde mal ve hizmet fiyatlarına daha geniş çaplı yansıyabileceği değerlendiriliyor. Dün açıklanan tüketici enflasyonu verilerinin ardından üretici fiyatlarında da görülen güçlü yükseliş, ABD’de enflasyonist baskıların yeniden hız kazandığına işaret etti. ABD Merkez Bankası tarafında ise fiyat baskıları ve iş gücü piyasasına ilişkin kaygılar yakından izleniyor. Fed’in yayımladığı “ABD Hanehalklarının Ekonomik Refahı” raporunda, fiyat artışlarının ABD’li yetişkinler arasında en yaygın finansal endişe olmaya devam ettiği belirtildi. Rapora göre yetişkinlerin yüzde 73’ü finansal açıdan iyi durumda olduğunu ifade ederken, bu oran pandemi sonrası görülen zirve seviyelerin altında kalmayı sürdürdü. Ayrıca iş bulma ve mevcut işi korumaya yönelik kaygıların geçen yıla kıyasla arttığına dikkat çekildi. Fed raporunda üretken yapay zekâ kullanımının iş hayatında yaygınlaşmaya başladığı belirtilirken, çalışanların büyük bölümünün bu teknolojinin kariyerlerine olumlu katkı sağlayacağını düşündüğü ifade edildi. Fed tarafındaki bir diğer önemli gelişme ise Kevin Warsh’un Fed başkanlığı için Senato’dan onay alması oldu. Warsh’un 54’e karşı 45 oyla aldığı onay, Fed tarihindeki en düşük farklardan biri olarak kaydedildi. Demokratların önemli bir bölümü, Warsh’un Donald Trump’ın düşük faiz politikalarına yakın bir çizgide hareket edebileceği endişesiyle adaylığa karşı çıktı. Söz konusu gelişme Fed’in siyasi bağımsızlığına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşırken, piyasalar Jerome Powell sonrası dönemde izlenecek para politikası patikasını daha yakından fiyatlamaya başladı. Asya tarafında ise Japonya Merkez Bankası üyelerinden Kazuyuki Masu’nun açıklamaları dikkat çekti. Masu, ekonomide belirgin bir yavaşlama görülmemesi halinde faiz oranlarının mümkün olan en kısa sürede artırılması gerektiğini ifade etti. Japonya Merkez Bankası’nın geçtiğimiz toplantıda politika faizini yüzde 0,75 seviyesinde sabit bırakmasına rağmen kurul üyeleri arasında faiz artırımı yönündeki görüşlerin güç kazandığı görülüyor. Özellikle İran savaşı sonrası yükselen enerji maliyetlerinin Japonya’da enflasyon baskılarını artırabileceği değerlendiriliyor. Dolar endeksi ise dün 98,30 ile başladığı günün ardından alımlarla günü 98,46 tamamladı. Bugün ise 98,48 seviyelerinde daha yatay negatif olarak işlem görmekte.
EURUSD paritesi ise üçüncü günde de satıcılı seyrine devam ediyor. Dün 1,1736 seviyesinden başlaması ardından, geri çekilerek 1,1714 seviyesinde tamamladı. Bugün benzer seviyelerden açılması ardından yatay negatif olarak 1,17 seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Teknik olarak 200 günlük hareketli ortalama olan 1,1684 destek sonrasında 100 günlük hareketli ortalama 1,1648 ikinci destek. Yukarıda ise 1,1750 ve 1,1785 direnç olarak takip edilebilir.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!



















