22–26 Haziran haftasında küresel tahvil piyasalarının ana gündem maddesi, ABD–İran arasında devam eden diplomatik temaslar, enerji fiyatlarındaki sert geri çekilme ve ABD’de açıklanan makroekonomik verilerin Fed’in para politikası görünümüne etkisi oldu. Haftanın başlangıcında ABD ile İran arasında kalıcı bir anlaşmaya yönelik beklentilerin güçlenmesi ve Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi trafiğinin büyük ölçüde normalleşmesi, jeopolitik risk algısının azalmasına katkı sağladı. Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgedeki gerilimin yeniden tırmanabileceğine yönelik açıklamaları piyasalarda temkinli duruşun tamamen ortadan kalkmasını engelledi. Jeopolitik risk primindeki gerilemeyle birlikte Brent petrol fiyatı hafta boyunca kademeli olarak düşüşünü sürdürerek 72–74 dolar bandına kadar geriledi. Enerji fiyatlarındaki geri çekilme küresel enflasyon beklentilerini sınırlarken, özellikle tahvil piyasalarında alıcılı görünümü destekleyen en önemli unsur olarak öne çıktı.
Hafta boyunca yatırımcıların odağında Fed’in para politikası görünümü yer aldı. Piyasalar özellikle ABD kişisel tüketim harcamaları enflasyon verisini yakından takip ederken, hafta sonunda açıklanan verinin piyasa beklentilerinin hafif altında gerçekleşmesi Fed’in ilave faiz artırımı ihtimaline yönelik beklentilerin zayıflamasına neden oldu. Bununla birlikte güçlü ekonomik aktivitenin devam etmesi ve enflasyonda yukarı yönlü risklerin tamamen ortadan kalkmaması nedeniyle Fed’in “uzun süre yüksek faiz” yaklaşımını koruyabileceği beklentisi de fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam etti. PCE verisinin ardından ABD tahvil piyasasında alımlar hız kazanırken, kısa vadeli tahviller öncülüğünde getirilerde belirgin geri çekilme yaşandı. ABD tahvil piyasasında hafta başında %4,49 seviyesine kadar yükselen 10 yıllık tahvil faizi, petrol fiyatlarındaki düşüş ve beklentilerin altında kalan PCE enflasyon verisinin ardından haftayı %4,37 seviyesinde tamamladı. Benzer şekilde 2 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 4 baz puan gerileyerek %4,08 seviyesine indi. Getiri eğrisinde sınırlı dikleşme gözlenirken, piyasalar yıl sonuna ilişkin ilave Fed sıkılaştırması beklentilerini önemli ölçüde aşağı çekti. Avrupa tahvil piyasalarında ise hafta genelinde olumlu görünüm korundu. Düşen enerji fiyatlarının enflasyon baskılarını hafifletmesi ve büyüme görünümüne ilişkin temkinli beklentiler Avrupa tahvillerini destekledi. Avrupa Merkez Bankası üyelerinden gelen görece güvercin açıklamalar ile yaz ayları öncesinde azalan işlem hacimleri de alıcılı seyri destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Almanya 10 yıllık tahvil faizi hafta sonunda %2,85 seviyesine gerilerken, Fransa 10 yıllık tahvil faizi %3,64 seviyesinde işlem gördü. İngiltere tahvil piyasasında ise hafta içinde görülen güçlü performansın ardından sınırlı kâr realizasyonları etkili olurken, 10 yıllık tahvil faizi haftayı %4,73 seviyesinde tamamladı. Gelişmekte olan ülke eurobond piyasalarında hafta genelinde küresel tahvil faizlerindeki gerilemenin desteğiyle pozitif bir görünüm izlendi. Haftanın ilk bölümünde ABD faizlerindeki yükseliş nedeniyle sınırlı baskı görülse de, petrol fiyatlarındaki sert düşüş ve çekirdek tahvil getirilerindeki geri çekilme risk iştahını destekledi. CEEMEA bölgesi eurobondları haftanın ikinci yarısında alıcılı seyrederken, yüksek beta ülkelerde spread hareketleri sınırlı kaldı.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!














