Küresel piyasalarda fiyatlamalar, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, ABD-Çin görüşmeleri ve yükselen enerji fiyatlarının etkisiyle yön bulmaya devam ediyor. Özellikle İran merkezli gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin riskler küresel risk iştahı üzerinde baskı yaratırken, enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyon beklentilerini de yukarı çekiyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD ve İsrail’in İran’ın askeri altyapısına yönelik saldırıları sonucunda Tahran’ın füze, İHA ve denizcilik kapasitesinin büyük ölçüde zayıfladığını belirtirken, İran’ın buna rağmen Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sürdürdüğünü ifade etti. Cooper, İran’ın ticaret yollarını tamamen kapatma kapasitesinin önemli ölçüde azaldığını ancak tehditlerinin küresel ticaret ve sigorta sektörü açısından hâlen dikkate alındığını söyledi. Ayrıca ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açabilecek askeri kapasiteye sahip olduğunu ancak bu konuda kararın siyasi otoritelere ait olduğunu vurguladı. Jeopolitik tarafta dikkat çeken bir diğer gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Pekin’de gerçekleştirilen görüşmeler oldu. Görüşmelerde enerji ticareti, İran konusu ve ekonomik ilişkiler ön plana çıkarken, taraflardan verilen mesajlar piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Trump, Çin’in ABD’den petrol satın almayı kabul ettiğini belirtirken, ayrıca Çin’in İran müzakerelerinde yardımcı olacağını ve Tahran’a askeri ekipman sağlamamayı kabul ettiğini öne sürdü. Bununla birlikte bu açıklamalara ilişkin Çin tarafından resmi bir doğrulama gelmedi. Şi Cinping ise ticari ilişkilerde daha yapıcı ve istikrarlı bir döneme vurgu yaptı. Piyasalarda görüşmelerin ekonomik iş birliği açısından olumlu değerlendirilmesine rağmen, İran konusunda kısa vadede nasıl bir çözüm yolu izleneceğine dair net mesajların verilmemesi güçlü bir rahatlama yaratmadı. Özellikle enerji arzına ilişkin risklerin sürmesi ve Hürmüz Boğazı’na yönelik belirsizlikler tahvil faizlerinde yükselişi beraberinde getirdi. Makroekonomik tarafta ise yükselen enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları artırabileceği beklentisi fiyatlamalarda etkili olmaya devam ediyor. Brent petrol fiyatları haftalık bazda yüzde 5’in üzerinde yükselerek varil başına 107 dolar seviyelerinin üzerine çıkarken, bu durum merkez bankalarının faiz indirim sürecine yönelik beklentileri zayıflatıyor. Dolar endeksi de güçlenmesini sürdürerek son iki günde yaklaşık yüzde 1 yükseliş kaydetti. Dün 98,85 seviyesinde kapanan endeks bugün 99,20 seviyelerinde pozitif işlem görüyor.
EURUSD ise dört gündür satıcılı seyrini sürdürerek 1,1643 seviyesinde işlem görüyor. Teknik olarak 1,16 ve 1,550 seviyeleri destek. Yukarı yönlü hareketlerde ise 200 günlük hareketli ortalama 1,1684 ve 100 günlük hareketli ortalama 1,17 direnç olarak izlenebilir.
Değerli metaller tarafında ise altın fiyatları baskı altında kalmaya devam ediyor. Güçlü dolar, yükselen tahvil faizleri ve faiz indirim beklentilerinin ötelenmesi altın üzerinde satış baskısı oluşturuyor. Spot altın son olarak 4.575 dolar seviyelerinde işlem görürken, teknik görünümde 4.550 ve 4.500 dolar seviyeleri kısa vadeli destek olarak takip ediliyor. Mart ayından bu yana 4.500 dolar seviyesinin altına kalıcı bir sarkma görülmezken, bu seviyenin kırılması halinde 200 günlük hareketli ortalama olan 4.342 dolar bir sonraki önemli destek seviyesi olarak öne çıkıyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4664 ve 50 günlük hareketli ortalama 4729 direnç olarak izlenebilir. Hafta sonu riski ve İran kaynaklı belirsizlikler nedeniyle altın fiyatlarında satış baskısının kısa vadede devam edebileceği değerlendiriliyor.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!



















