Pink Floyd’un en iyi albümü hangisiydi sorusu tartışmaya oldukça açık bir konu. Wish You Were Here diyen de olabilir Dark Side of the Moon da. Ben Shine on You Crazy Diamond’ı çok sevdiğim için Wish You Were Here diyen ekipteyim sanırım ama Moonshot AI kurucusu Yang Zhilin için konu tartışmaya kapalı. Kimi modelinin yaratıcısı Moonshot AI şirketinin ismi, Dark Side of the Moon albümünden geliyor. Aslında bu durum çok önemli bir jeokültür tartışmasını da beraberinde getiriyor fakat bu sefer ABD için pek iyimser değil, Habermas yakın zamanda vefat ettiği için, jeokültür değil, piyasa tarafını konuşacağız.
Yang Zhilin, ABD’de üniversite okuduktan sonra ABD’deki büyük model şirketlerinden önemli teklifler almış bir genç araştırmacıydı ancak ülkesine dönmek istedi ve Moonshot AI’ı kurdu. Neden döndüğü konusunda gördüğümüz kadarıyla en önemli argüman göçmen vizesinin girişimciler için değil, çalışanlar için daha fazla olanak sunması ile alakalı. Fakat konu bundan daha detaylı olabilir. İki ülke arasındaki AI modellerinin üretim aşamaları ve çalışma prensipleri birbirinden çok farklı.
Açık kaynak modeller birkaç senedir ABD için gösterdiğimiz en önemli tehdit unsuru konumunda ve artık start up şirketlerin açık kaynak model kullanım rakamlarının ciddi yükselişte olduğu herkesin bildiği bir konu. Önceki günlerde Bessent’in de bu konuda tweet attığını gördük ancak kamu otoriteleri bu konuda çok sığ paylaşımlar yapıyorlar. Çin’in bu alandaki başarısını tamamen distillation kapsamına indirgemenin kimseye bir faydası yok. Aslında detaylarında görüyoruz ki iki ülke arasında üretim hatlarında gördüğümüz farklar ve kollektif bakış açısı, Çin için burada da kendisini gösteriyor.
ABD’de şu ana kadar geçmiş ilk göçmen karşıtı yasa, ABD yeni kurulduğunda her yerden göç alırken ABD’nin batısına gelmiş ve burada her işi ucuza yapan, birbirlerini destekleyen ve bireysel menfaatten çok grup olarak hareket etmeye çalışan Çinliler için geçirilmiştir. Enteresan bir tesadüf ki aslında bugün de iki ülkenin tam olarak bu konudan birbirine girdiğini görüyoruz. Çin’e gezi düzenleyen bazı araştırmacıların raporlarında görüyoruz ki öncelikle Çin’de çalışanların çok büyük konular hakkında nutuk atmak ya da çok deniş bir zincir üzerinden değerlendirme yapmak gibi bir yaklaşımları yok, yalnızca model daha iyi olsun diye uğraşılıyor. Bir şirketin yaptığı inovasyon hızlı bir şekilde diğer şirket tarafından benimseniyor ve aynı süreçlerin içeride yapılması için ciddi bir çaba harcanıyor. Bu tarz kültür farkları önemli ancak esas önemli ayrım, üniversite seviyesinde Çin’de başlayan model eğitimleri ve stajyerlere verilen rol olarak görünüyor. Çin’de, henüz giriş seviyesindeki çalışalar modeli geliştirilmesi için kritik veriler ile çalışabiliyor ve üzerinden geliştirmeler yapabiliyor, zaten açık kaynak üzerinden çalışılıyor olması da bu konuda bir rahatlık getiriyor. Bu sayede ABD’de yaşanan iş gücü kalitesi ve eksiği, aslında Çin’de sürekli olarak spesifik alanlarda kendisini üniversite seviyesinde geliştirmeye başlayan çalışanlar sayesinde yaşanmıyor ve buradaki gruplar kolaylıkla start up açabiliyorlar. ABD’de eğitim görmüş olan birçok Çinli öğrenci de hem eleman bulma hem de rekabet koşullarındaki esneklik nedeniyle Çin’e dönme eğiliminde.
Peki Çin neden açık kaynak tarafında kendini geliştiriyor ve bu Anthropic ve Open AI için ne ölçüde tehdit? Açık kaynak geliştirme konusunda aslında farklı görüşler var, bunlardan daha ekonomi temelli olan görüş çip tarafındaki mevcut eksiklik nedeniyle Çin’in ABD start up şirketlerine bir virüs yayarcasına bu açık kaynakları yayması ve görünenden çok daha büyük bir de facto capex harcaması yapıyor olması. Diğer görüş ise biraz daha farklı, Çin’in AGI’a inanmıyor olması.
Modellerin bilinç konusunda bir nöron ağı kurma konusunda çok ilerlenmiş olduğunu ancak bir sinaps sistemi kurma konusunda eksikler olduğunu daha önce bazı akademik tartışmalar ile anlatmaya çalışmıştım. Hala bir bilinç tartışmasından uzak olmamız aslında fenomenolojik bir konu, dışarıyı algılamak ve içeride kavramsallaştırmak tarafındaki algı konusu hala dışarıdan verilen bir olgu, bu da context yaratma tarafında becerilen farklılaşmasını engelliyor. Husserl, burada çokça referans verilen bir felsefeci ve aslında fenomenolojinin de kurucularından bir tanesi. Ancak bu konuda da çalışmalar artarak devam ediyor. Çin, modellerin becerilerinin her zaman bir üst katmanda ekonomikleşeceğine inanıyor ve bu nedenle model katmanının zaten commodity haline geleceğini düşünüyor olabilir. Tam burada ABD model üreticileri üzerindeki etkisine odaklanalım.
Anthropic ve Open AI, artık neredeyse ikili bir yarış içerisindeler ve API tarafındaki kar marjları %70’leri buluyor, ServiceNow, son finansallarında %70 civarında brüt kar marjı ile çalışıyor ve Palantir de en az bu kadar yüksek bir rakam ile çalışıyor. Bu durum aslında Çin’in bakış açısına uygun fakat Çin’in bu şirketleri öldürdüğü gerçeği eksik. Open AI ve Anthropic, artık veri üzerinde daha çok hakimiyet kurarak Saas benzeri yapılara dönüşüyor. Çin’in buradaki kendi içerisindeki en büyük eksiklerinden bir tanesi bu. Çin’den bir Anthropic çıkması kolay değil çünkü bu kadar yüksek ölçek ile veri hizmeti veren bir yapı orada yok, onların avantajı Cloud adaptasyonunun çok yüksek olmasında ve yazılımcı bolluğu içerisinde çalışıyor olmaları. Fakat bunlar ABD’de mevcut değil. Her ne kadar Huawei, Cambricon, Biren gibi şirketleri tartışıyor olsak da Çin’de de hala model eğitimi Nvidia ile yapılıyor, Nvidia ile en direkt teması kurabilen şirketler ise ABD’li model üreticileri ve Nvidia zaten Kimi ve Qwen’e rakip olmaya çalışıyor. Veri tarafını da eklersek şu anda Anthropic ve Open AI’ın karlılığı tarafındaki tartışmalar bence pek doğru değil, hala token ekonomisi çok güçlü seyretmeye devam ediyor.
Peki Kimi kimi vurabilir? Kötü bir kelime şakası ancak tartışılmaya değer bir konu. Öncelikle zaten Fable, GPT 5-6 Sol ile birlikte bazı indirimlere gitmişti ve önümüzdeki dönemde göreceğimiz yapı, en güçlü yani Frontier model’in API ile ücretlendirilip kullanım başına para alındığı, onun altındaki modellerin ise normal üyelik planları içerisinde yer alması olacak. Tabi ki üyelik planları üzerinde veya Frontier modellerden sağlanacak nakit üzerinde Kimi benzeri modeller (Qwen de yolda) bir baskı oluşturacak ancak bu tartışma Kimi ile başlamış bir tartışma değil ve Saas benzeri yapılara evrildikçe aslında open source modellerden daha farklı avantajlar da sunabiliyorlar. Daha ekonomik kullanım bunların başlıcası konumunda, Kimi büyük bir model ve aslında model ağırlıkları nedeniyle çok ciddi bir hafıza harcıyor, yan etkilerine baktığımızda bir Fable- GPT5.6 Sol değil.
Ancak senaryonun diğer model üreticileri için bu kadar sağlıklı süreceğini sanmıyorum. Meta, API hizmetine başlıyor fakat bu alanda gerekli yan katkıları sağlayacak bir yapı tecrübesi yok, frontier modeli de yok. İyi bir model olmadan Meta’nın buradan bir avantaj devşireceğini görmemiz zor. Maliyet tarafında ise Meta fiyat kırmak istese dahi, zaten open source’lar nedeniyle Anthropic ve Open AI burada gerekli indirimleri yapıyor. Burada Meta’nın hala kanıtlaması gereken bir frontier seviyesinde model olduğunu düşünüyorum ve kısaca Google’a değiniyorum.
Google tarafında ise bir durgunluk var. Bunun güvenlik açığı yaratmamak niyeti ile olduğunu düşünsek de sorun, son bilanço açıklamasında kısaca değinilmiş olan TPU’lar olabilir. Google, Anthropic’e verdiği TPU’ları geri çağıramıyor ve bu nedenle yeni model üretimi için kapasite eksiği yaşıyor diyen büyük bir kitle var. Özellikle ekonomik model ve veri, ekosistem etkisi dendiğinde Google oldukça güçlü bir yapıya sahip, fakat hardware tarafında istedi ölçeği yakalayamaz ise ve third party kurumlardan çip desteği almayı sürdürmek zorunda kalırsa, anlatı tersine dönecektir. Dün açıklanan Gemini güncellemesi de yalnızca eskinin daha ekonomik bir versiyonu ve Sundar, kodlama alanında yeni bir modele ihtiyaçları olduğunu beyan etti.
Son bir detay, son dönemde AI üzerinden video yapıp paylaşan portallar çok popüler olmaya başladı ve ücretli dizi çeken, ruh halinize göre dizi film üreten platformların kullanıcı sayısı önemli ölçüde artıyor. Content üretimi için giriş bariyerinin hızlıca düştüğünden Netflix konuşurken çok bahsetmiştim. Bunu şimdi anime kültürü ile bağlarsak, artık animasyon yapımların hem yeniden üretim olarak hem de uzunluk ve maliyet olarak çok daha esnek olması nedeniyle oyuncak sektörünün dahi buraya dönüş yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Bir Bojack Horseman dizisi çekmek, Netflix’ten çok bu platformlara kayıyor. Youtube çok daha dayanıklı olacaktır ve dağıtım kanalı rolüne bürünecektir, hatta üretim hatlarını destekleyecektir ancak şunu unutmayalım, bu platformların kullanıcı ve üreticilerinin çoğu Çinli. Pink Floyd ile dünyaya hükmeden batı kültürü, Çinli üreticilerin content’lerine bir kayış yaşayacak mı merakla izliyor olacağız.
Utku Oktay Acundeğer




















