Son dönemde ana tema, yüksek enflasyon baskısı, yükselen tahvil faizleri ve enerji kaynaklı jeopolitik risklerin yeniden fiyatlanması olmaya devam ediyor. Özellikle Orta Doğu’da ABD–İran hattındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizliklerin sürmesi, petrol fiyatlarını yukarı taşırken küresel tahvil piyasalarında sert satış baskısı yarattı. Brent petrolün yeniden 108–109 dolar bandına yükselmesi, piyasaların enerji fiyatlarındaki artışı artık geçici bir şoktan ziyade daha kalıcı bir enflasyon riski olarak değerlendirmeye başladığını gösteriyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirim sürecini öteleme ihtimalini güçlendirirken tahvil piyasasında yeniden “higher for longer” fiyatlamasını ön plana çıkardı.
ABD tahvil piyasasında son bir haftada dikkat çekici bir satış dalgası izlendi. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,35 seviyelerinden hızla yükselerek %4,54’e kadar çıktı. Benzer şekilde 30 yıllık tahvil faizi %5’in üzerine yerleşirken, getiri eğrisinin uzun tarafında belirgin baskı oluştu. ABD 2 yıllık tahvil faizi de %4,20 seviyesinde seyrediyor. Tahvil faizlerindeki bu yukarı hareket yalnızca Fed beklentilerinden değil, aynı zamanda petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon görünümünü bozmasından kaynaklanıyor. Piyasa artık Fed’in beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğini, hatta bazı senaryolarda yeniden faiz artırımı tartışmalarının gündeme gelebileceğini fiyatlamaya başladı.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!






















