4–10 Mart CFTC raporlama haftasında, veri akışı yoğun olmasına rağmen piyasalarda ana gündem maddesi ABD-İran savaşı ve bunun tetiklediği enerji krizi oldu. Veri takviminde ilk olarak ADP özel sektör istihdamı öne çıktı. ABD’de özel sektör istihdamı Şubat ayında 63 bin artarak 50 binlik beklentiyi aştı. Ocak ayı verisi ise 22 binden 11 bine revize edildi. Veriler iş gücü piyasasında sınırlı bir toparlanmaya işaret ederken, Fed’in faiz politikasında değişikliğe gitmeyerek enflasyona odaklanmayı sürdürdüğü görülüyor. Hizmet PMI verisi Şubat ayında 2,3 puan artarak 56,1’e yükseldi ve 53,5 beklentisini aşarak Ağustos 2022’den bu yana en güçlü büyümeye işaret etti. İş faaliyeti ve yeni siparişlerde artış görülürken, istihdamda sınırlı bir yükseliş yaşandı ve fiyat baskılarında gerileme gözlendi. Haftanın dikkat çeken bir diğer verisi haftalık işsizlik başvuruları oldu. 213 bin olan beklentiye karşılık veri 215 bin olarak açıklanarak beklentinin bir miktar üzerinde gerçekleşti. 6 Mart’ta açıklanan tarım dışı istihdam verisi ise beklentilerin altında kaldı. Şubat ayında istihdam 55 bin artış beklentisine karşılık 92 bin azaldı, işsizlik oranı ise %4,03’ten %4,4’e yükseldi. Saatlik ortalama kazançlar aylık %0,4 ve yıllık %3,8 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam kayıplarının özellikle sağlık hizmetleri, üretim, inşaat ve ulaşım sektörlerinde yoğunlaştığı; bazı sektörlerde grevler ve olumsuz çalışma koşullarının istihdamı aşağı çektiği belirtildi. Bu veriler ABD iş gücü piyasasında yavaşlama sinyalleri verirken, cuma günü Fed vadeli işlemlerinde temmuz ayında faiz indirimi beklentisi %87’ye kadar yükseldi Sonrasında Trump’ın tam teslimiyet açıklamaları ile tekrardan, beklenti %70’in altına geriledi. Bunun başlıca nedeni, jeopolitik gerilimlerin etkisiyle 110 doların üzerine çıkan petrol fiyatlarının enflasyonist baskı yaratabileceği ve bu durumun faiz indirim beklentilerini sınırlayabileceği düşüncesi oldu. Haftanın son önemli verisi ABD TÜFE oldu. TÜFE aylık %0,3 ve yıllık %2,4 ile beklentilere paralel gerçekleşti ve piyasalarda sınırlı etki yarattı. Jeopolitik gelişmeler tarafında ise ABD-İran savaşı piyasaların ana odağı olmaya devam etti. Raporlama haftası boyunca Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması ve çatışmaların sürmesi piyasalar üzerinde baskı yarattı. Boğazın kapalı olması yalnızca tanker geçişlerini sınırlamakla kalmadı; aynı zamanda Irak gibi bazı ülkelerde petrol stoklarının dolmasına ve üretimin geçici olarak durdurulmasına da neden oldu. Haftanın sonuna doğru ise savaşın sona yaklaşabileceği ve diplomatik görüşmelere açık olunabileceğine yönelik açıklamalar piyasalarda kısmen olumlu bir hava yarattı. Bu gelişmeler petrol fiyatlarında geri çekilmeye neden olsa da piyasalarda genel görüş, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker trafiği savaş öncesi seviyelere dönmedikçe risklerin devam edeceği yönünde. Boğazın fiilen kapanması veya sevkiyatın ciddi şekilde aksaması durumunda arz tarafında kısıtlamaların artabileceği ve enerji fiyatlarının yüksek kalabileceği değerlendiriliyor. ABD’li yetkililer boğazdaki gelişmelere ilişkin farklı mesajlar verirken, Trump İran’a olası mayınları kaldırma çağrısında bulundu ve bazı mayın döşeme botlarının hedef alındığını iddia etti. Yoğun veri akışına rağmen piyasalar genel olarak ABD-İran savaşındaki gelişmelere odaklanmış durumda. Son açıklamalarda görece olumlu ifadeler yer alsa da savaşın ne zaman ve nasıl sona ereceği ile enerji krizinin etkilerinin boyutu konusundaki belirsizlikler devam ediyor. Döviz piyasasında Dolar Endeksi haftaya 99,05 seviyesinden başladı. Hafta boyunca dalgalı bir seyir izleyen endeks, %0,11 düşüşle 98,94 seviyesinde haftayı tamamladı. CFTC verilerine göre raporlama haftasında EUR, AUD, CAD ve XAU kontratlarında alıcılı seyir görülürken, diğer kontratlarda satış baskısı hakim oldu.
EUR/USD paritesi haftaya 1,1613 seviyesinden başladı. Dolar tarafındaki dalgalanmaların etkisiyle hafta içinde 1,1508 seviyesine kadar gerilese de haftayı %0,02 düşüşle 1,1611 seviyesinde tamamladı. Net EUR kontratlarında önceki haftaya kıyasla satışların sürdüğü görülürken, piyasa genelinde yön eğilimi %64 ile uzun pozisyon tarafında kaldı.
Ons altın ise haftaya 5089 dolar seviyesinden başladı. Jeopolitik gelişmeler ve yükselen petrol fiyatlarının enflasyon baskısı yaratabileceği beklentisiyle güçlenen dolar nedeniyle 5014 seviyesine kadar geri çekildi. Ancak Trump’ın daha ılımlı açıklamalarının da etkisiyle artan risk algısı ve güvenli liman talebiyle 5240 seviyesine kadar yükseldi. Altın haftayı %2,03 artışla 5200 doların hemen altında tamamladı. Piyasa genelinde %80 ile uzun pozisyon eğilimi öne çıktı.
PDF linkine ulaşmak için tıklayınız.
Üye ve Müşterilere Özel İçerik
Yazının devamını okumak için hemen giriş yapın!

















